Gören yahut işitenler, bunca kerli ferli adamın aylar boyu süren toplantılarında birşey yaptıklarını zannetti. Asgari Ücret Tespit Komisyonu''ndan bahsediyoruz. Sonunda baklayı ağızlarından çıkardılar ve 18 yaşından büyükler için asgari üretin 109 milyon 500 bin TL. olduğunu açıkladılar. Bu rakam, her ne kadar Başbakan''ın içine sinmediyse de, gazetecilerin; (bu ücret sizce yeterli mi?) sorusuna; ama o, ilk altı aylık ücret diyerek savunmaya geçiyor. Yeni bir soruya muhatap olmamak için, ikinci 6 aylık dönemle alakalı ücreti açıklamıyor! Biz söyleyelim 118 milyon TL. Bu rakamlar brüt olup, çalışanın eline geçecek para 80 milyon TL civarındadır. Prof. Dr. Fehim Üçışık''ı kutluyorum. İlk defa, hükümet tasarruflarına karşı, sivil kesimden, bir bilim adamından ciddi bir tepki geldi. Sn. Üçışık, belirlenen asgari ücretin, insan haysiyetini rencide ettiğini ve Türkiye''nin altına imza koyduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi''ne aykırı bulunduğunu dile getirerek, iptali için hukuk yoluna başvurdu. Önce iç hukuk, sonuç alamazsa konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''ne götürecek. Bu medeni davranışından dolayı, Üçışık Hoca''yı kutluyorum ve bütün kalbimle destekliyorum. Şimdiye kadar hep biz yaptık oldu, mantıksızlığıyla hareket ettik ve bugünlere geldik. Öyle ya; eğer devlet kendi kurumunu (Devlet İstatistik Enstitüsü), kabul ediyor ve onun verilerini baz alıyorsa, pahalılık bellidir, bir insanın bir ayda asgari geçim şartlarının parasal karşılığı da bellidir. Devletin aylar süren toplantılar sonucu açıkladığı rakam da ortada!.. Hatta işi, daha da genişletip büyütmek lazım. Şöyle ki: Başta işçi emeklileri olmak üzere, mağdur olduğunu gören herkes adli yola başvurmalı. Bakınız; devlet, özel sigorta kurumu imkanı sağlamıyor. Çalışan kesimi, kendine prim ödemeye mecbur ediyor. Asgariden 25 sene çalıştırdıktan sonra, eline gülünç bir parayı emekli maaşı (!) olarak veriyor. Tasarruf fonu altında işçiden, memurdan para kesiyor; sonunda üzerine yatıyor. Hükümet yetkililerinin sığındıkları bahane ise, bizden önceki dönemde bu paralar başka yerlere aktarılmış... Hani devletin devamlılığı vardı? İktidarı ele geçirmek için kıyasıya yaptığınız yarışta, millete böyle vaatte bulunmuyordunuz. Herşey günlük gülistanlık olacaktı; yeter ki sizi iktidara taşıyalım istiyordunuz. Ülkeyi AB''nin eşiğine getirmenin onurunu kimselere bırakmıyorsunuz! Kopenhag Kriterlerinden dem vuruyor ve başta Anayasa olmak üzere kanunlarımızı Avrupa''ya entegre için uğraşıyorsunuz... İnsan hakları, insan hakları deyip yırtınıyorsunuz... Haklısınız da... İyi de bu asgari ücretin (109 milyon TL) ve 35 sene hizmet etmiş ve tıkır tıkır primini, vergisini ödemiş işçi emeklisine reva gördüğünüz 100 milyon TL. maaşın neresi insan haklarına sığar? Kemer sıkılacaksa, sıkıntı çekilecekse hep beraber; var mısınız?
Ey parlamentodakiler! Kendinize, vekil olduğunuz halde 1.5-2 milyar liralık maaşı az görüp, asgari ücretli ve işçi emeklisi olan milletin asiline 100 milyon lirayı reva görüyorsunuz! Millet sizin hakkınızdan gelemedi ama, şu AB denen kurum birşeyler yapacak galiba! O vakit, hep beraber ayaklarımız yere değecek!..

