Kaydet
a- | +A

Rus halkı aç ve ülke yönetimi çetelerin elinde... Yönetim şaşkın ve çaresizlik içinde... Canından bezen halk, eski Komünist idareyi özler hale gelmiştir.

Moskova, Petersburg gibi metropollerde halk, ömrünü kuyruklarda tüketiyor. Dondurucu soğukta saatlerce bekliyor; ya mal, ya mesai bitiyor; insanlar, elleri boş olarak evlerine dönüyor.

Maaşlar ödenemiyor...

Bankalar bile mafyanın kontrolünde...

Kendi içinde tutarsız böyle bir Rusya, Orta Asya''daki ve Kafkaslar''daki nüfuzunu hızla kaybediyor. Başta ABD olmak üzere Batılı devletlerin ve Türkiye''nin, Kafkasya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile olan yakınlıkları Rusya''yı rahatsız ediyor.

Ve tabii, Rusya bölgede huzur ve istikrar istemiyor!

ABD''nin arabuluculuğu, Türkiye''nin yardım ve telkinleri ile Azeri-Ermeni barışı an meselesi idi. Bu amaçla ABD Başkanı Clinton''ın özel temsilcisi Strobe Talbott, Aliyev ile Koçeryan arasında mekik diplomasisi yürütmüş; bilgi vermek üzere Ankara''ya hareket etmişti ki, Ermenistan parlamentosu silahlı kişiler tarafından basıldı.

Başta Başbakan Sarkisyan olmak üzere, Meclis Başkanı ve çok sayıda milletvekili katledildi.

Azerbaycan''la oluşturacağı barış sürecinde, Ermenistan''ın karıştırılması tesadüf olmasa gerektir!

Daha önce de Gürcistan, Rusya''nın nüfuz sahasından çıkıp, tam bağımsızlık için önemli adımlar atarken, devlet başkanına suikast düzenlenmişti.

Bilindiği gibi, Bakü-Ceyhan boru hattı projesi, uzun zamandır sürüncemede idi. Rusya, bu projeye muvafakat etmiyor ve Hazar petrolünün Novorosisk limanına bağlanması için yoğun çaba sarfediyordu.

Rusya, içerdeki istikrarsızlığı örtbas etmek için halkının dikkatlerini Çeçenistan üzerine çekiyor. Ve bu amaçla gizli servise yaptırdığı bir dizi bombalama eyleminden Çeçenler''i sorumlu tutarak, daha önce Çeçenistan''la imzaladığı antlaşmayı rafa kaldırarak, bu ülkeye savaş açtı.

Rusya''nın içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi bunalım hali, onu, karanlık ilişkilere zorluyor!

Aksi halde bölgede meydana gelecek barış, Rusya''nın nüfuzunu kıracaktır. Kendi başlarına kalacak Orta-Asya ve Kafkasya ülkelerinin, Batı ile ekonomik ve siyasi ittifaklara girmesi kaçınılmazdır.

Zira, bölge; önümüzdeki yüzyılda dünyanın siyasetini belirleyecek yeraltı zenginliklerine sahiptir.

Hem Batı, bu denli zenginliği Rusya''ya kaptırmayacak ve hem de Rusya, eski hinterlandı olan bu zengin topraklardan kolay kolay vazgeçmeyecektir.

Direkt müdahale gücü olmuyorsa, değişik usûl ve metotlarla bölgeyi karıştırmaya devam edecektir.

Kısaca Rusya, kendini tehlikeli oynamak zorunda hissediyor ve oynuyor.

İşin bundan da vahimi ise, Rusya''nın Çeçen milletine reva görüp, tatbik mevkiine koyduğu soykırımın, Türkiye dahil, bütün dünya ülkeleri tarafından görmezlikten gelinmesidir. Dünya jandarmalığına oynayan ABD''nin bu vurdumduymaz tavrı ise, anlaşılır gibi değildir.

Acaba ne karşlığı, Rusya''nın bu vahşetine göz yumulmaktadır?

Gözler, Ecevit''in Moskova ziyareti ile, 18-19 Kasım''da İstanbul''da yapılacak olan AGİT zirvesindedir!