Türkiye''de siyasetin sağlıklı olduğunu kimse iddia edemez. Üç partili, mevcut koalisyon hükümetinin hangi şartlarda ve ne zorluklarla kurulduğunu hepimiz biliyoruz!
Ancak; bu zoraki iktidarın, kendine göre en büyük şansı, muhalefetsiz oluşu ve hatta kendisini alternatifsiz görmesidir. Bu hal ise, zaten ağır, aksak işleyen demokrasimizin büsbütün tıkanmasına sebep olmuş ve meydan yeri, sorumsuzluğa terkedilmiştir!
Bir iktidar düşününüz ki, parlamento içinden denetlenemiyor. Zira, ana muhalefet partisi kendi derdine düşmüştür. Anayasa Mahkemesi''ndeki davanın çok uzun sürmesi, parlamentodaki muhalefetin sesini ister istemez kısmıştır.
İktidar, alışılageldiği şekliyle, ülkedeki bütün olumsuzlukları, güllük gülistanlık gösterme gayretinde, ancak; milletin feryadını sahiplenip dile getirecek ve şehir şehir, kasaba kasaba bu feryatları organize edip Meclis''e taşıyacak ve iktidara dur diyecek muhalefetten eser yok!
Muhalifi de olsanız, gelin de Süleyman Demirel''i aramayın! Hatta, Meclis''te güçlü bir grubu bulunan Deniz Baykal''ı aramayın! Zira, işçi yürüyor, memur yürüyor, çiftçi yürüyor; milletin ta kendisi olan bu kalabalıklara sahip çıkan yok!
Bunca sıkıntıların, olumsuzlukların ve başarısızlıkların yaşandığı bir Türkiye''de; nerede, yeri göğü inleten, milleti peşine takıp, milletin hakkını haykıran siyasiler?
Demokrasilerde güçlü muhalefetler, iktidarlara yol gösterir, onların kötü gidişlerine imkan vermez. Yanlışlıkları önler.
Muhalefetsiz iktidarlar ise, meydanı boş bulduklarından keyfiliğe dalarlar!
Bu keyfiliği millet, bir seçim dönemi bekleyemez. O zamana kadar tahammül edemez zira.
Muhalefetsiz yönetimlerde, ben yaptım oldu mantıksızlığı ve sorumsuzluğu hakimdir.
Türkiye''de siyaset paramparça olup, taşlar yerli yerinde değildir. Bunda da ana etken, siyasi liderlerimizin kifayetsizliğidir. En güvenilen lider ve parti, ancak yüzde 20 dolayında, milletten güven alabiliyor. Diğer bir ifade ile, milletin yüzde 80''i hiçbir lidere ve partiye güvenmiyor!
Türk siyaseti artık, yeni oluşumlara gebedir. Millet, kendi haklarını arayıp savunacak lider ve kadrolarını bekliyor!
Öyle ki, bu saatten ve bu yaşından sonra bile, Süleyman Demirel''i siyaset sahnesine davet edenler var! Sadece bu hal bile, siyaset dünyamızın ne denli kısır ve yetersiz olduğuna işarettir.
Sadece Fazilet''in sınırları içinde kalmayacak, Özal gibi dört eğilimi de kucaklayabilecek Tayyip Erdoğan''ın ümit olmaması için hiçbir sebep yok! Kafa yapısı itibariyle Özal gibi olmasının ve onun politikalarını sahiplenmesinin altını çizerek söylüyorum bunu.
Bir İlhan Kesici''nin, bir Hasan Celal Güzel''in, bir Yıldırım Aktürk''ün, bir Burhan Özfatura''nın, bir Rasim Cinisli''nin aktif siyasette bulunmaması, Türkiyemiz için büyük kayıptır.
Sular, bulanmadan durulmaz. Erken veya zamanında yapılacak önümüzdeki seçimler, çıkış arayan Türk siyasetinin dönüm noktası olacaktır. Görelim Mevlam neyler; neylerse güzel eyler.

