Hatırlayacaksınız; 1982 Anayasası, 1995''te kısmen ta''dil edilmişti. Geçen Yasama Dönemi''nde, partilerarasında meydana getirilen uyum komisyonu, siyasi partiler kanununa esas teşkil edecek ve tadil edilen Anayasa''ya uygunluk kesbedecek bir taslak hazırlamıştı.
Bütün partilerin liderleri ve milletvekilleri, bu taslak metninde mutabakat halinde olmasına rağmen, kanun, 18 Nisan seçimlerinden önce çıkarılamadı.
Oysa, bir an önce çıkarılmalıydı; çünkü Anayasa''ya uygunluk arzetmiyordu.
21. Dönemi oluşturan yeni Meclis''imiz, gece-gündüz demeden çalışıyor. Belli ki, bir sürü eksik gedik bırakılmış; eski hatalarını telafiye uğraşıyor.
Meclis''ten de beklenen budur zaten. Düne kadar bu Meclis, maalesef toplumun gerisinde kalmıştı. Çağın, süratle gelişen şartlarına ve milletin beklentilerine cevap veremiyordu. Bundan dolayı da siyaset ve siyasetçi, millet nezdinde itibar kaybediyordu.
Meclis, yoğun mazisi arasında, geçen dönem, görüşülemeyip kadük kalan Siyasi Partiler Kanununu ittifakla çıkardı.
Bu durum, bir kısım basın ve yine bir kısım siyasi gözlemciler tarafından, Erbakan''ın siyasi kurtuluşuna hamledildi! Halbuki, herkes gibi bu tipler de çok iyi biliyor ki; kanunlar fertler için çıkmaz, millet için çıkar. Yani umuma şamildir. Umumun içinde bir ve birkaç fert veya bir grup veya topyekun millet, çıkan kanundan elbette istifade edecektir. O kanunu yaşamaması suç olur.
Yeni kanuna göre: Seçmen yaşı 21''den 18''e düşürüldü. Partilere üye olamayacaklar; hakimler-savcılar, Sayıştay dahil, yüksek yargı organları mensupları, memurlar, ordu mensupları ve yüksek öğretim öncesi öğrenciler olarak belirlendi.
Ayrıca yeni kanuna göre, parti kapatmak zorlaştı. Kapatılma sebebi sayılan "Yasak eylemlerin odağı olma" halinin tanımı yapıldı ve şu ifade eklendi: Parti, "yasak eylemlerin odağı" haline; "partinin büyük kongre, merkez karar ve yönetim kurulu veya TBMM grup yönetim ve genel kurulunca zımnen veya açıkça benimsenmesi ve parti organlarınca kararlılık içinde işlenmesi durumunda" gelmiş sayılacak.
Ve ayrıca; partilerin kapatılmasına sebep olanların 10 sene olan siyasi yasak süresi, Anayasa''ya uyum sağlanarak 5 seneye düşürüldü. Yasaklıların bu süre içinde bir başka partinin kurucusu, üyesi, denetçisi, yöneticisi olamayacakları hükmünün korunduğu maddedeki "Milletvekilliği için aday olamazlar"
hükmü "Siyasi partiler bu kişileri hiçbir suretle seçimlerde aday gösteremezler" hükmü ile değiştirildi.
İşte, Erbakan''a; bir partiden değil ama, bağımsız milletvekilliği için adaylık yolunu açan madde!..
Bir kısım yorumcular böyle söylüyor. Diğer bir kısım ise; hayır, Erbakan 5 sene süre ile siyasi yasaklıdır. Ne, herhangi bir partiden ve ne de bağımsız olarak milletvekilliği için aday olabilir diyor.
Bunun kararını da, önümüzdeki günlerde Yüksek Seçim Kurulu verecektir.
Belirsizliğe (!) yeni bir belirsizlik eklemenin manası var mıydı?
Kanunlarımız neden, ayrı ayrı yorumlanabilecek şekilde çıkarılıyor? Kanunu; açık, anlaşılır ve yorumlara açık olmayacak şekilde çıkarmak çok mu zor?
Doğrusu, yoğun tempoda çalışan ve takdir toplayan Meclis''e yakışmayan bir durum...

