Kaydet
a- | +A

Ülkemiz insanı, herhangi bir sosyal güvenlik sistemine mensup olsun veya olmasın, feryad ediyor...

Sosyal güvenlik sistemlerimiz de iflasın içinde olup, mensupları ile beraber feryat etmektedir!

Bu hal, sistemleri kurup işletmedeki becerimizin (!) tipik bir göstergesidir.

Merhum Özal, sosyal güvenlik sistemlerindeki çöküntüyü gördü ve büyük ölçüde tedbirini almıştı. Ne var ki, ondan sonra gelen popülist politika üstadları, Özal''ın tatbik mevkiine koyduklarını silerek, bugünkü içinden çıkılmaz tabloyu hazırladılar.

Aynı zihniyet şimdi IMF''nin dayatması ile Özal''lı günlerin arayışına girdi. Hem de ahkâmlar keserek: "Uganda''da bile bu yaşta emeklilik yok!.." diyerek!..

İşin temeline inildiğinde görülen en büyük yanlışlık, sosyal güvenlik sistemlerinde devletçi bir anlayışı benimseyişimiz yatmaktadır. Vaktiyle bütün iş kollarını devlete havale ettiğimiz gibi, sosyal güvenlik sistemlerini de en hurda teferruatına kadar devletçi bir yapıyla ördük.

Kendi insanımıza ve hür teşebbüsümüze güvenip, sosyal güvenliği kısmen olsun emanet edemedik.

Bugün, SSK''lı olup da, SSK hastanelerinden memnun olan bir Allah''ın kulu gösterilebilir mi?

Devlete 30-35 sene hizmet etmiş bir işçi emekli maaşının 50-90 milyon lira arasında olduğunu söylemek, bu ülkenin insanı olarak bize, utançlıktan başka ne veriyor?

Kendi emeklisini insanca yaşatamayan devlet, sosyal devlet olabilir mi?

Almanya''da ve Batı devletlerinde emekli yaşının 60-65 olduğu vurgulanıyor ve misal gösteriliyor.

Almanya''da veya Batı''lı devletlerde emekli maaşının ne kadar olduğunu niye söylemiyorlar? Ya sosyal hakları?

Biz söyleyelim: Ortalama 2 bin mark, yani 440 milyon TL.

Peki; Almanya''da ve Batı''lı devletlerde, ortalama insan ömrü kaç senedir, bizde bu durum nasıldır?

Türkiye''de emeklilik yaşını 65''e çıkardığınız takdirde, korkarım maaş ödemek için emekli bulamayacaksınız!

Adalet arıyorsanız, Özal''ın çıkarmış olduğu kanuna harfiyen dönünüz!

Almanya ve Avrupa ülkeleriyle aşık atabilmemiz için, onların sosyal seviyelerine gelmemiz lazım! Eğer, sizin ülkenizdeki insanların vefat yaşı ortalaması 63-65 ise, Avrupa''yı baz alamazsınız!

Avrupa''ya bu denli meyletmek isteyen yöneticilerimiz, Avrupa''nın özel sosyal güvenlik sistemlerini neden görmezlikten geliyor?

Merhum Hoca''nın oğlu evlerine giren hırsızı, kaçarken bahçede yakalamış.

-Baba! Hırsız kaçıyordu yakaladım!..

-Getir köftehoru buraya bakayım!

-Gelmiyor baba!

-O halde bırak, gitsin!

-Gitmiyor, baba!..

-...

Bizde devlet, bütün tavşanların peşinde, aynı anda koşan ve tabii hiç birisini yakalayamayan bir şahin konumunda!

Devlet, bir türlü aslî fonksiyonlarına çekilip nazım rol oynayamıyor. Öylesine hurda teferruatın içine burnunu sokuyor ki; devlet içindeki çeteleşmeden tutun, dışarıdaki çetelerin cirit attığı bir arenayı andırıyor! Tabii, böyle olunca da devlet, kendini kemiren oluşumlarla boğuşmak zorunda kalıyor. Zaafa düşüyor..

SSK hastanesinde doktor ya da ilaç kuyruğunda vefat eden emekli de sosyal devletinden ilgi bekliyor!

Yerli yerinde oturtulamayan devlet, hangi bir meselenin altından kalkabilir?

Onun kalkamadığı belli de, yönetici diye seçtiklerimizin, Uganda''yı misal göstermeleri manidar değil mi?

Sayenizde Uganda''ya da imrenir olduk...

Tebrikler doğrusu!...