Kaydet
a- | +A

Yetkililerimiz, vaktiyle memuru enflasyona ezdirmeyeceğiz diyorlardı. Şimdi de aynı şeyi söylüyorlar. Yani, memuru enflasyona ezdirmedik diyorlar.

Neye göre, böyle bir tesbit yapıyorlar?

Memurun yılbaşı itibariyle aldığı zam oranı yüzde 27, Temmuz itibariyle de aldığı zam oranı yüzde 20. Bunların toplamı 47 eder. Yüzde 45-50 oranındaki bir enflasyona memur ezdirilmemiş olur.

Şimdi gelin, çeşitli oda ve kuruluşlar tarafından açıklanan, istatistiki rakamlara falan bakmadan; halkın, her gün yaşadığı pahalılık gerçeğini ortaya koyalım: Ondan sonra, yetkililer de, oda ve kuruluşlar da serbestçe görüş serdetsinler. Biz hepsine saygılıyız!

Yalnız, önce halkın yaşadığı gerçeği vurgulayalım:

Burada dikkate alacağımız tek bir kalem maldır. Petrol ve ürünleri olan bu malın hayatımızdaki etkinliği malum.

Evet... Petrole son bir ay içinde 4. kez zam yapıldı ve fiyatları yüzde 27 oranında arttı. Yılın ilk altı ayında petrole yapılan zam oranı ise yüzde 75...

Bunun açıkça ifadesi şudur: Yılın ilk yarısında alınan yüzde 27''lik zamma karşı, yüzde 75''lik hayat pahalılığı.

Yılın ikinci yarısında verilen yüzde 20''lik zammı da, yıl sonundaki petrol fiyatlarına göre kıyaslamak mümkün!

Yorumsuz olarak sunduğumuz bu rakamlar karşısında, memurun enflasyona ezdirilip ezdirilmediğine siz karar verin sevgili okuyucularım!

Yine bakınız; serbest piyasa ekonomisi deniyor ama, Sosyal Güvenlik Sistemlerinde katı bir devletçilik zihniyeti hâlâ ve ısrarla sürdürülüyor.

Yetkililer, bu tedbirleri almasaydık (Emeklilik yaş oranlarını yükseltmeseydik), devleti çökertirdik diyorlar.

Yerden göğe kadar haklılar!

Onlar haklılar da, yıllar yılı primlerini aksatmadan ödeyen işçi ve memurlar mı haksız?

Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Sn. Besim Tibuk''un belirttiği gibi; "Sosyal güvenlik sorununun temelinde, devletin ekonomik bir girişime soyunması yatmaktadır. Her kamu iktisadi teşebbüsünde olduğu gibi, rekabet yokluğundan dolayı, elbette pahalı ve kalitesiz hizmet verilecekter. Elbette paralar çar-çur edilecek; günlük siyasi kaygılarla, amaç dışı kullanılacaktır. Elbette er ya da geç iflasa gidilecektir. Bu iş, Amerika''da da böyledir; bizde de böyle olacaktır.

Çözüm; temelden yanlış bir sistemin reforma edilmesinde değildir; temelin değiştirilmesindedir. Devlet tekelinin ortadan kaldırılarak, "Sosyal Güvenlik" sisteminin tam rekabete açılması, gerçek bir çözüm olacaktır. İşçilerin kendilerinin tercih edecekleri ve değiştirebilecekleri özel emeklilik sigorta şirketlerinin kurulmasını mümkün kılmak, bunların reasüransını mecburi kılmak ve bu mekanizmanın çalışmasını devletçe denetlemek, bugün şikayetçi olunan sorunları temelden halledecektir.

Böylece; vatandaşlar önceden belirlenmiş esaslar dahilinde, kaç yaşında emekli olacaklarına, ne kadar emekli aylığı alacaklarına ve bunun için her ay ne kadar para yatıracaklarına kendileri karar vereceklerdir..."

Sistemi elinde bulunduran devletin, emeklisine ödediği maaşları, yine yorumsuz olarak veriyorum..

Enflasyon bunun neresinde; siz karar verin!..

Memur emeklisi: 100-175 milyon TL.

İşçi emeklisi 50-100 milyon TL.

Bağ-Kur emeklisi 35-65 milyon TL