Kimse bu ülkenin tek başına sahibi değil. Ama demokrasinin temel prensibi açık; en çok oyu alan iktidar olur.
sürecinin bir parçası olduğu, Anayasa çalışmalarında Türkiye
vatandaşlığı gibi noktalarda en çok uzlaşmayı CHP yerine AK Parti ile
yaptığı
dikkate alınırsa, "Türkiye Türklerindir" sloganını hâlâ kaldırmamış bir gazetenin yazarına, onlarla kendini hangi "ortak payda"da gördüğünü sormak gerek. Üstelik HDP binalarına MHP'lilerin ve CHP'lilerin saldırdığı ortadayken, "öteki yüzde 50" içinde nasıl bir uzlaşma sağlandığı da ayrı bir soru.Türkiye'nin demokrat ve sol güçleriyle, Türkiye'deki etnik yapılarla
MHP'nin mi yoksa AK Parti'nin mi daha çok uzlaşmaya yakın olduğunu da
soralım bir de. Örneğin, daha üç gün önce Agos gazetesinin önüne "Yaşasın Ogün Samast"
yazılı pankartı bırakanlarla nasıl bir araya gelinebileceğini pop
sosyolog izah edebilmeli. Ama kendinden yola çıkarak değil. Çünkü O Hrant Dink'in öldürülmesinden sonra "Ogün Samast'ı anlamak gerek" diye yazabilmişti. Peki MHP din, gelenekler ve milliyetçilik ekseninde kimle anlaşabilir? CHP ve diğerleriyle mi?
Tabanında güçlü bir ulusalcı damar ve darbeci iştah bulunan bir parti.
MHP tabanının dindarlık olgusu ve darbe karşıtlığı temelinde mesafeli
durduğu CHP'yle MHP nerede yan yana durabilir?
de var. Yüzdesi meçhul. Çözüm süreci karşıtı, Türkçülüğünü
ideolojileştirmiş, dış odaklarla ilişkisi açığa çıkmış, şantajcı ve uzak
durulan şaibeli bir yapı.
Şahin iki çocuk sahibi bir baba. Eski eşinin psikolojik sorunları
nedeniyle çocukları için yurda başvuruyor. Yurt ve kurum yetkilileri
çocukları alıyor ama daha sonra babaya vermiyor. Habip Şahin mahkemeye
gidiyor. Kurumdan bilirkişi tayin ediliyor. Mahkeme sonunda karar
veriyor.
gösteriyor ve onları şımartıyor. Onlara baba gibi değil arkadaş, ağabey
gibi davranıyor. Bu yüzden çocukların uzman koruyucu aileye verilmesi..."
Bey, gazetenizde 'kazalara davetiye' başlıklı yazınızı okumuştum. Ben
de size kamyonlar ile yaptığım bir tespiti aktarmak istiyorum.
İstanbul'dan Şile istikametine hafriyat taşıyan kamyonlar, o yönde
kantar olmadığı için aşırı derecede yüklenmiş halde ve çok hızlı gitmekteler. Garip ama ağırlık kontrolü
Şile'den İstanbul istikametine yükünü boşaltmış bir şekilde dönüş
yaparken yapılmaktadır. Bu araçlar hafriyat yüklü giderken neden
kantar'dan geçmemektedirler?"

