AZ gelirli, fazla göç veren, bazılarımızın üzüle-acıya, "Öteki Türkiye" adını taktığı bölgeler ve illerimiz var. Senelerdir, "Bu şehirler, ilçeler nasıl ohh diyebilir?" makâmında hüzünlenmekteyiz. Geçimini sadece kuru tarım, hayvancılık ve ucuz el zenaatleriyle sağlamaya çalışan insanlar, nesiller boyu aynı yokluklara ve yoksulluklara âdeta mecbur gibidir... Niye?
"Acaba?" diyorum, hepimiz "Acaba?" deyip duruyoruz... "Bunlar nasıl kalkınır?"
***
Size bir soru:
"Devlete bağlı kaç genel müdürlük var?"
Diyelim ki, 200.
Bu 200 genel müdürlüğün 100''ü, "zorluklara mecbur" şehirlere nakledilse, 20 vilâyete 5''er genel müdürlük götürülse sonuç nereye varır? Şuraya:
Şehir başına 5 genel müdürlük, personel olarak en az bin, aile hesabıyle 3000 kişi demektir. Yiyen, içen, pazara giden, giyinen, sinema tiyatro takip eden, gazete okuyan, çocuk okutan, parka bahçeye ihtiyaç duyan bu 3000 insan, bulunduğu her vilâyete bereket ve bolluk getirecek, trilyonlarca liralık inanılmaz bir para akışı sağlayacaktır.
***
Az gelirli illerimiz böylece ve bundan öte:
1) Artık Batı''ya doğru göç vermeyecek,
2) Sanâyi, ticâret, turizm ağırlıklı Batı şehirleri; varoş yığılmalarından, geçimsizlikten, polisiye olaylardan, kâğıt mendil satan çocuklardan, anarşiden arınacak,
3) Yoksul yöreler; yeşile, bakımlı evlere, temiz yollara, kültür ve sanat faaliyetlerine kavuşacak,
4) Oralarda marketler, fırınlar, manavlar, eczâneler, doktorlar, hastâneler çoğalacak; yerli halk bu vesileyle; korumacılık, memurluk, bahçevanlık, boyacılık, badanacılık, tesisatçılık, kırtasiyecilik, taşımacılık, tâmircilik, bekçilik gibi işler bulacak, yeni istihdam alanları doğacaktır.
5) Okullarda eğitim seviyelenecek,
6) Medeniyetin, tekniğin, elektroniğin, güzel sanatların nîmetlerine kavuşulacaktır.
***
Dikkat ederseniz, askeriyenin ve bürokrasinin nefes aldığı her coğrafya maddeten gelişiyor. Kerpiç evli, yolları çamurlu Ankara''yı otuz yılda önemli metropoller arasına sokan tek sebep, oranın bir memur şehri olmasıdır.
Örnek ortada.
Bir ân evvel genel müdürlükleri az gelişmiş yörelere nakletmek gerekiyor.
İnanın, büyük kazanırız. Var olan dertlerimiz en aza iner. İnsanlarımız arasında önemli kaynaşmalar yaşanır.
***
Şu bilgisayar ve iletişim çağında artık her yer Ankara''ya üç adım ötede.
İstatistik Genel Müdürlüğü''nün; Halk Eğitimi, Kütüphaneler, Karayolları Genel Müdürlüğü''nün, hatta Kızılay''ın Ankara''da işi ne?
Dağıtın lütfen.
Ankara''da genel müdürlük kalmasın.
Eğer bir başarabilir, bu cesâreti gösterebilirseniz, Türkiye süt-liman iklimlere, varlığa, hatta her alanda seviyelenmeğe koşar. Beş yıl sonra ummadığımız verimlere, hasretini çektiğimiz güzelliklere erişiriz.

