Kaydet
a- | +A

KİM ne derse desin, dürüstçe bakıldığında Türkiye''mizin iyiliklere ve güzelliklere taraf yol aldığı görülür. Hangimiz yirmi, otuz yıl evveline dönme hevesinde söyler misiniz? İster aklınıza, ister gönlünüze danışın hep aynı karşılık alınacaktır: Ülke yerinde saymıyor. Dahası, yeni nesil olanca azmi, gayreti, fedakârlığı ve sağduyusu ile yaman geliyor. Sonuçlar bu aydınlığı işaretlemekte. * * * Ne demişti Mimar Sinan''ımız? Şunu: "Herkesin içinde doğru olana eğri bakan bir göz vardır." O göze inanmayınız. O göze esir olmayınız. O göze îtibar etmeyiniz. Sinan''ımızın demek istediği açıktır: "O gözden uzak durunuz." * * * "Ülke batacak, tökezliyecek." Niye? "Herkes, her yer, her şey kötü." Niye? "Siyasî partiler menfaat grubu." Nerden biliyorsun? "Milletvekilleri kese doldurma peşinde." Her dakika yanlarında mısınız? Böyle hükümler kıytırık ve fazla sığ kahvehane ağızlılara yakışır. Yazık ki çoğu aydın nice zamandır kahvehane cazgırıdır ve "Her yana eğri bakan" gözleriyle; bulandırıcılık, bezdiricilik, küçültücülük peşindedirler. Hayret! * * * Her sektör süt-liman mı, değil. Dertsiz, tasasız bir memleket miyiz, hayır. 70 milyona dayanmış bir ülkenin karşısına yeni yeni gaileler, meseleler elbette çıkacaktır. Bunlar büyümelerin taşıdığı problem. Mesele "eğri bakan gözlere" dur diyebilmekte. O gözler yanıltır ve halkı bunaltır. Ve o gözlerin sahipleri de elbette bulanık kimselerdir. Bütün umutların önüne durmadan Çin Seddi çeken bulanıklar Türkiye''nin dostu olamaz. * * * Marcus Aurelius ikibin yıl önceden sesleniyor:

"Düşünceleriniz neyse, hayatınız da odur." Mevlânâ şöyle demiş: "Her insanı fena bilip kötülemeyin." Söz Frank Crane''ın: "Hiç güvenmezseniz hayatınız azapla geçer." Bizdeki çoğu aydın bu üç cümleyi kılavuz eylemeli. Çünki kötülemek ve güvensizlik sâde onları değil etrafı da azaba, tedirginliğe sürükler. * * * 70 üniversiteli, otoyollu, süper ordulu, gelişmiş ekonomili, gepegenç bir Türkiye''ye çullanıp durmak yurtseverlikle de, milliyetçilikle de, solculukla da bağdaşmaz. Eksiklik yok mu, var. Geç kalmışlık yok mu, var. Ama, baltalı kazmalı yıkım ekipliğine soyunmak yerine; çare bulucu, uyarıcı, dikkat çekici olmalıyız. Örfümüz böyle karakterlere hasret. * * * Ama anlayan kim?... Gelsin öldük bittikçilik, gitsin her yere düşmanlık.