Kaydet
a- | +A

ADAM, profesörmüş. Adı. Bakır Çağlar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''nde altı yıl Türkiye''yi savunmuş.

Sonra ne olmuş?

Arkadaşları "Sen orada 200 dâvâya girdin. Bir tekini bile kazanamadın. Çekil artık" demişler.

O da öyle yapmış.

Şimdi İstanbul Siyasal''da hoca imiş.

* * *

19 Temmuz tarihli Radikal Gazetesi''nde bir röportajı yayımlandı. Neşe Düzel''in sorularına verdiği cevaplar şöyle:

"Türkiye''nin avukatlığını yaptığım için pişmanım."

İnsan düşünmeden edemiyor. Acaba hiçbir dâvâyı kazanamayan birini oralara gönderen ve altı yıl sabreden Türkiye kendisinden hiç mi pişman değildir?

Adam telden tele atlıyor:

"Ben Türkiye''nin Kıbrıs''ta haklı olduğunu hiçbir zaman savunmadım."

İyi ki savunmamış.

Yoksa Kıbrıs konusunu da eline yüzüne bulaştırırdı. Herkese geçmiş olsun.

* * *

Belli ki, adam Türkiye''yi sevmiyor. Açık açık diyor ki: "Türkiye''nin kirli denizlerinden oltama balık geleceğini sanmıştım. Olmadı."

Ne demek şimdi bu?

Ülkenin maddî ve mânevî havasını inkâr.

Cümle, baştan aşağı küçümseme ve itham yüklü.

Devam ediyor: "Güneydoğu''da 20 yıldır olağanüstü hal yaşanıyor. Oradaki insanlar nasıl yurttaş olabilir?"

* * *

Adam profesör olmuş ama, sebep-sonuç ilişkilerinden habersiz?

Ne bölücülüğe kafa yormuş, ne de dış dünyanın körükleyip alevlendirdiği "Türkiye''yi yorma" siyâsetini anlamış.

Ama, adam profesör.

Genç beyinlere yön veriyor.

Vah benim üniversiteme ve vah benim Bakır Çağlar gibi denge fukaralarına muhtaç olan devletime.

* * *

Neşe Düzel soruyor:

"Bundan sonra ne yapacaksınız?"

Cevap:

"Kıbrıs''a gidip siyâsete atılacağım ve Ada''da balık tutacağım."

İyi olur sayın profesör.

Kıbrıs yana yakıla sizi bekliyordur. Onların da haklarını Avrupa''da, Afrika''da, Japonya''da, Hotanto''da bir güzel korursunuz.

Yolculuğu biraz erkene alın, hemen yarın gidin.

Türkiye''ye yaptığınız bunca iyilik yeter. Sizden, azıcık ta Kıbrıslılar yararlansın.

* * *

Hazır olun Kıbrıslılar, hemşehriniz geliyor.

"Ben Türkiye''nin Kıbrıs''ta haklı olduğunu hiçbir zaman savunmadım" diyen bu yiğidi sakın ola Güney''e göndermeyin. Veya iner inmez gönderin. Belki o tarafa daha çok yakışır.

Güney''deki denizler daha kirsiz olabilir.