Cumhurbaşkanımız, Meclis''in yeni dönem açılışını yaparken, vedâ niteliği taşıyan; teşekkür, tavsiye, îkaz yüklü sözleriyle gene gündemlere oturacağını elbette biliyordu.
Kendilerini haklı buluruz.
O makam; susma, kabullenme ve asla tasdik mercii değildir.
Bize öyle alıştırdılar ama, bundan böyle Cumhurbaşkanlarından daha çok yetki, prestij, sorumluluk bekleme durumundayız.
Gidişat o yöne.
Yani Türkiye, "Başkanlık Sistemine" geçmek üzere.
***
Değişimler yeni gelişmeleri, gelişmeler de köklü değişmeleri getiriyor.
Ne dedi Demirel?
"Milletvekili seçimleri, dar bölge ve iki turlu esasa göre yapılmalı. Gene Cumhurbaşkanları halk tarafından iki turlu seçimler sonucu belirlenmeli"
***
Biz, yıllardan beri bu uygulamayı savunduk. Ve bu sistemin; geleneklerimize, coğrafyamıza, beklentilerimize uygun düşeceğini yazıp durduk.
Şimdi memnunuz.
Türkiye''nin nice siyâsî çıkmazlardan, geç kalışlardan kurtulacağı ümidimiz pekişiyor. Düşünülen sistemin yepyeni simaları, hizmet için her türlü gayrete uzanacak dürüst karakterleri Meclis''e taşıyacağından emîniz.
***
Dar bölge ve iki tur şu demek: Bir il on milletvekili çıkaracaksa 10 bölgeye ayrılıyor. Her bölgede çok sayıda aday seçime giriyor. Bölgelerinde en fazla oy alan iki adayı 15 gün sonra yeni bir seçim bekliyor. Sonuçta 10 milletvekili de yüzde ellinin üzerinde bir oy potansiyeliyle Meclis''e giriyor. Yüzde ellinin üzerinde "Evet" almış kişilerin ise gücü fazla oluyor. Dahası bu kişiler kendi bölgelerinde sevilen, güvenilen, ailece bilinen şahıslar oluyorlar.
Meclis''e seviye geliyor.
Yepyeni, çalışkan, genç, arkasında çoğunluğun oyu bulunan simalar, partiye değil şahıslara gösterilen itimat sonucu önemli saygınlıklara erişiyorlar.
***
Devlet Başkanlığı için de ilk turda 8-10 aday seçime giriyor. Gene en çok oyu alan iki lider 15 gün sonra yeniden millet karşısında tercihe uğruyorlar. Yüzde ellinin yukarısında tasvip ve tasdik gören şahıs Çankaya''ya çıkıyor.
Ve... Alışılmış nükteler değişiyor.
Güc, Başbakan''dan Başkan''a geçiyor. Başkan isterse bütün Bakanları Meclis dışından tayin edebiliyor.
Eğer Fransa''daki gibi "Yarı Başkanlık" sistemi benimsenirse, Başbakan kendi bakanlarını Meclis içinden kendisi atıyor.
Ama ağırlık gene Başkan''da kalıyor.
***
Bu sistem yorgunlukları ve gecikmeleri önler. Devlet çoğu yükü üzerinden atar, nefes alır ve kuvvetlenir.
Haydi hayırlısı...
Türkiye için fırsattır. Yeni bir yüzyıla "Ben de varım" diyerek girmenin arefesindeyiz.
Çabuk olalım. Varılacak menziller ve adresler hayli kabarık.

