Kaydet
a- | +A

İNSAN eğlenmeli, sevinmeli, vakit varken gülmeli. Kâfi değil. İnsan ağlamalı da. * * * Gözlere görmek yetmiyor. Bakmalar, seyretmeler, dalıp gitmeler yetmiyor. Dikkat ettiniz mi bilmem, ağlamak herkese yakışıyor. Emekliydi, seksen yaşında bir ihtiyardı. Her hafta Perşembe ikindileri atölyeme uğrar, bir köşeye çöker, süzüm süzüm ağlardı. Bir seferinde sordum: -Niye? Gözlerime acılı bir yalnızlıkla baktı: -Hiç akrânım kalmadı ki. * * * Dün epeyce düşündüm. Bütün öğretmenlerim göçmüş. Ve sıvaları dökük sınıfları, harap sıraları paylaştığım; tek zıbınlı, bol üşümeli arkadaşlarım bir bir gitmişler. Demek, bizim de gözyaşı mevsimimiz geldi. Giderek yalnızlaşıyoruz. * * * Hayran olduğum, filmlerine koştuğum onca babayiğit aktör; güzeller güzeli, gül bakışlı, dünyanın vurulduğu aktrisler şimdi yok. Raj Capoor bir filmde, en dökük, en hasta ve en çâresiz haller içinde, elindeki son bozuk paraları bir akşamüstü at arabacısına bükük boyunla uzatıp, Reşit Gürzap''ın o kavuran sesinden: "Beni Reva''ya götürür müsün?" demişti. Yol fazla uzundu ama, Reva''ya tam vaktinde geldi Capoor.

Fakir bir kaldırıma uzandı kaldı. Son nefesini veriyorken sevdiği kız Nargis, gelin arabasıyla önde, ardında yığınla atlı insan, yarı karanlıkta "lak lak lak", az ötesinden geçip gittiler. * * * Bîçare ve yıkılmış âşığı kimseler farketmedi. Ama Raj Capoor son nefesini o yoksul kaldırımlarda yapayalnız verirken öylesine mutluydu ki. "Seni sevdim" diyemediği kadını, çiçeklere ve bembeyazlıklara bürülü kalabalıklar arasından iki saniye de olsa görebilmiş, gözleri yaş içinde usulca ölmüştü. * * * "Beni Reva''ya götürür müsün?"

Bu dokunaklı cümleyi senelerdir yüreğimde taşırım. Ne zaman yalnız kalsam, vakit geceyse; bir görünmez, halden anlar arabacıya usulca seslenirim: "Beni Reva''ya götürür müsün?"

Götürür... Ve Reva''da aynı kaldırımlarda aynı tükenmişlikle kalakalırım. * * * Önüm sıra sevdiklerim geçer. Varlığımı bilmeden... Öylecene. Ölmelerden beter olurum. * * * Reva, Hindistan''da bir fukara şehir. Hayır, içimizde bol sızılı hasret, minicik bir ümit, ya da sevmelerin en tenha durağı. Reva''larda ağlaya ağlaya ölünüyor. Ama, dünya da dönüyor. * * * Dönedursun dünya. Ağlamak herkese yakışıyor ya.