DAHA düne kadar ağlamak; analardan, ninelerden kalma bir alışkanlıktı. Şimdiki nesil bu şaşılası gerçeğin uzağındadır. Bilhassa kadınlarımız tıpkı çamaşır bulaşık işlerine harcadığı zaman gibi ağlamaya da vakit ayırırdı.
Ağlamak hayatın bir parçasıydı.
Türkiye''nin geçmişi bir bakıma gözyaşına batıktır.
* * *
İyi hatırlıyorum, Fatih''te oturuyordum. Üst katımızdaki zabıta komseri Ethem Bey''in eşi Fatmânım zaman zaman ev çıkışlarında beni yakalar, "Gürbüz Bey" derdi... "Karagümrük Sineması''na acıklı film gelmiş, ne olur beni oraya bir atıver."
Arabanın arka koltuğuna oturur, ilk işi çantasını açıp bakmak olurdu. Dikiz aynasından görürdüm ki, Fatmânım, kenarları dantelli küçücük mendillerini kontrol ediyor.
Fatmânım aslında sinemaya değil ağlamaya giderdi.
* * *
Çocukluğumda da ninemle komşu kadınların sohbetleri hep gözyaşıyla devam ederdi. Kimbilir kaç kere Ümmü ve Hörü Hala''ların "Ah bir düğün olsa, gırnatacı Ali''ye acıklı türküler çaldırsak da bir güzel ağlasak" dediklerini duymuşumdur.
Eğlence ve ağlayışlar...
Düğünler ve gözyaşları...
Birbirine zıt gibi görünseler de ayrılmaz parçalar halindeydiler.
Türkiye daha düne kadar ağlıyordu.
* * *
Peki niye?
İşte bu sorunun cevabını bulmadan Türkiye''yi anlayamaz, Türkiye''yi duyamaz ve erken bunalmış kadınlarımızın zor ve zahmetli geçen ömürlerini çözemezsiniz.
O sebeple bendeniz uluorta yazıp çizenlere, karşı çıkmaktayım. O yüzden milleti aşağılayanlarla kavgalaşmaktayım.
Onlar, kendi insanımızın yakın zamana kadar ne çektiğini bilmiyor. Kahrolmaların, çâresizliklerin, yoklukların, kıtı kıtına yaşamaların; insanı ufalayan, eli böğründe gezdiren yılların, hastalıkların kara hışmından habersiz entel takımı bir de kalkıyor, halkını küçümsüyor.
Ona cahil ve aptal yaftasını yapıştırıyor.
Hazindir.
* * *
Dikkat!
Bir nesil önceye kadar söylenmiş, yakılmış on türküden dokuzu gözyaşını çağırır.
On hikâyeden dokuzu ıstırap yüklüdür.
On destandan dokuzu dram örgülüdür.
Ve tamamı acı gerçekleri anlatır.
* * *
İnanır mısınız, bizler 1950''lerden sonra gülmeyi akıl edebildik. Bu millete nice zamandır unuttuğu tebessümü iade eden ilk öncü Atatürk, ilk kadro Demokrat Parti, ilk lider Adnan Menderes''tir.
Sakın unutmayın!
Demokrat Parti''yi silip süpürenlerin, mâlûm 68''lilerin ağa-babaları olduğunu da sıkça hatırlayın.

