SİZE bir soru: Sırplar mı daha câni, Yunanlılar mı?.. Sırplar mı daha insafsız, Yunanlılar mı?.. Hangisi daha canavar?..
Bize kalırsa ikisi de birbirinden beterdir.
Sırpların Bosna ve Kosova''daki akıl almaz zulümlerini, mahvedilmiş kadınları, spor olsun diye öldürülen 7-8 yaşındaki çocukları televizyonlarda ve gazete sayfalarında defalarca gördünüz. Elbette yürekleriniz sızladı.
* * *
Şimdi, 1922 yılında Anadolu''yu gezmiş İngiliz kadın gazeteci Grace M. Ellison''u dinleyin:
"Yunanlılar, Türk kadın ve çocuklarını camilere tıkmış, kaçmasınlar diye etrafını makineli tüfeklerle çevirip, camiyi ateşe vermişler..."
Devam ediyor:
"Alaşehir''de 4 bin 800 evden sadece 100''ü kalmış, hepsi yakılmış..."
Devam ediyor:
"Salihli''de yakılmadık yalnızca dört ev kalmış..."
"Manisa''da 14 bin evden 13 bini yakılmış..."
* * *
Şimdi de gaddarlığın, alçaklığın, namussuzluğun, dünya tarihine utanç ile geçmesi gereken sefil ve rezil bir örneğini veriyor. Kim? Aynı gazeteci, bayan Ellison:
"Yunanlılar Türk Ordusu önünden kaçarken köylülerin atlarını ve katırlarını da sürüler halinde zaptedip İzmir''e taşımış. İzmir''de tanesini 4 ile 6 Peniye satmışlar. Aceleyle satamadıklarının gözlerini yakmışlar. Ya da bacaklarını baltalarla parçalayıp yol kenarlarına bırakmışlar..."
* * *
Bunları çoğumuz bilmiyoruz, ama bilmeliyiz.
Dünya bilmiyor, ama bilmeli.
Bu iğrenç ve insanlık dışı çirkinlikler tekrar ve tekrar dünyanın gözüne sokulmalı.
* * *
Sırplar mı vahşi, Yunanlılar mı?
Sırplar mı daha hain, Yunanlılar mı?
Bu konuda üstüste kitaplar yazılmalı. Sırp ve Yunan işkenceciliği birkaç dilde yayımlanıp durmalı.
Bu nasıl Batılılık, ne tür bir Avrupalılık?
Avrupa''nın suratına çarpılmalı.
* * *
Kavganın ve savaşın da bir haysiyeti vardır. Ama; kızları, kadınları camilerde yakan; at ve katırların gözlerini yakıp kör ederek veya dizlerini baltayla kırıp yol kenarlarına bırakarak kaçan Yunanlı ile küçücük çocukları kurşuna dizen Sırplı, bu haysiyetin dışındadır.
İki vahşet bu yüzyılda alçaklığı bile başını öne eğdirip utandırmıştır.
Namussuzluğun yüzünü kızartmış, hainliği ağlatmıştır.
* * *
Ne bir eksik, ne bir fazla.
Sırp''ın Yunan''dan, Yunan''ın Sırp''tan farkı yok.
İkisi yüzünden bu asır, yeni bir yüzyıla üstü başı kan içinde giriyor. Ve yüzü utanç içinde kırmızılaşarak.
Yunan mezalimini unutamayız.
Ve Sırp kalleşliğini, asla!

