Kaydet
a- | +A

EVET, öyle oldu. Herkesin herkesi selâmladığı dükkânlardan, kimsenin kimseyi tanımadığı marketlere eriştik. Dünya hızla değişti.

Giderek yalnızlığa koşuyoruz.

* * *

Çâre yok, katlanacağız. Yeni devirler, olanca kolaycılığı, akıl durduran çabukluğu, inanılmaz kaliteleri gülümseyerek sunarken; sessiz yabancılıkları da beraberinde getiriyor.

Artık mahalle bakkalları yok.

"Sabah şerifleri hayrolsun"lu selâmlar kayıp.

Komşular, kapı komşularından şehirlerarası mesafelerce uzakta.

Giderek yalnızlığa mı koşuyoruz sâhi, kayıpta mıyız?

* * *

Bir bakıma öyle de, bu defa başka cins beraberlikler oluşuyor. Dernekler, cemiyetler, kulüpler, sendikalar, kültür evleri, sanat mekânları, meslek odaları, birlikler ard arda kuruluyor.

Panel, sergi, seminer, açık oturum, konferans, spor, konser için yepyeni mekânlara kavuşuyoruz.

Ve giderek yalnızlığa koşanlar kategorileşiyor. Aynı ayardaki beyinler, fikirdaşlar yahut meslektaşlar, mahalle yalnızlığından hemşehri birlikteliğine uzanıyorlar.

Dert etmeyelim.

Hemşehri omuzdaşlığı, değişen dünyanın emirleri arasında.

Katlanacağız. Hayır, alışacağız.

* * *

Manzara o kadar da ümit kırıcı değil.

Gördüğü fakire yardım etme alışkınları şimdi, hiç gitmediği şehirlerin âfetzedeleri için çırpınıyor.

Tanımadığı üniversiteli kıza el uzatan, bilmediği bir kasabanın ilköğretim okuluna para yollayan, baş ağrısı için uğradığı hastaneye elektronik cihazlar bağışlayan nice insan var.

Yeni dönemler hep eğrilikler getirmiyor.

Güzellikleri, mertlikleri, ışıltıları da kucak kucak önümüze koyuyor.

* * *

Herkesin herkesi selâmladığı sokaklardan, kimsenin kimseyi tanımadığı meydanlara ulaştık.

Ama, fedâkârlıklarımız da bir o kadar irileşti.

Belki de nefes nefese eriştiğimiz yalnızlıklar, gelmemiz gereken adreslerdi.

Şimdi; gazeteler arkadaşımız, televizyonlar dostumuz, bilgisayarlar sırdaşımız. Sabah akşam onlarla selâmlaşıyoruz.

İnsanlar artık mahalleye sığmıyor.

Şehre, işine, mesleğine sığmıyor.

İnsan büyüyor.

* * *

Varsın, dertler de büyüsün. İnsan büyüyor ya.

* * *

Dahası, tıpkı hayat gibi; hayaller, hedefler, sevdâlar; hacim hacim, sür''at sür''at kabarıp genişliyor.

İnsanlar mahallelere sığmıyor.

Yapayalnızlıklardan; bol bereketli yanyanalıklara koşuyoruz. Kapı komşular, artık beş-on kilometre uzaktaki aydınlık salonlarda merhabalaşıyor.

Fena da olmuyor. Galiba kaybımız yok.