ALIŞKANLIK değil, katı ve kötü bir âdetimiz var. Şu hanımı, bu beyi bazı makamlara omuzlarda taşıyor, sonra arabasına tenekeler bağlayıp da gönderiyoruz. Bu nasıl velveleli karşılama? Bu nasıl patırtılı uğurlama? Gelin de hayret etmeyin. * * * Bilhassa futbol kulüplerimiz, sözünü ettiğim tuhaflığın öncelikli örnekleridir. Çoğu kulüp; eğile büküle, binbir rica ile, yalvar yakar çağırdığı teknik direktörlerini acep ne diye: Kalb kırarak, itekleyerek,
Arkasından demediğini komayarak, Yer diplerine batıra çıkara gönderir? Sebebini bilen var mı? Siz bu tür kepâze gösterilerden memnun musunuz? * * * Şahsen bizler üzüntüdeyiz efendim. Önemli usta ve uzmanların şen şakrak, el etek öperek karşılanıp sonra da getirildiği o mevkîden öfkeli-ithamlı indirilmesi, iz''an ve irfân zenginliğimize ters düşüyor. Yapılanlar yanlıştır. Çirkindir. Edep dışı bir ilkelliktir. * * * Spor tarihimiz kadar, siyâsî ve sosyal mâceramız da son fasikülünde bu tip ayıplı davranışlara bulaşık. Nice eğitimcilerimiz, bürokratlarımız, yöneticilerimiz alkışlarla geldikleri yerden âdeta itile kakıla gönderiliyor. Diyelim ki, kendi adamlarımıza gösterdiğimiz kabalık, "kol kırılır yen içinde" hesabı, küllenmeye bırakılabilir. Ama, yabancılara uygulanan aynı şaşırtıcı muamele Türkiye''nin imajını kemirmeyecek midir? Nitekim, bizden ayrılan teknik direktörler, "Türkiye mi, sakın ha!" îkazlarıyla Batı spor câmiasını aleyhimize döndürmekte, "Türkiye''de çalışılamaz" demeğe hazır mûsibetleri çoğaltmaktadır. Yapmayın. Edep ile çağırdığınızı gene edeplice gönderin. Çünki olan ülkemize oluyor. Zedeleniyoruz. * * * Avrupalı mütefekkirlerin hakkımızda birleştiği hüküm şudur: "Türkler üzüntülerini de, sevinçlerini de belli etmezler" Şimdi öyle mi ya? Sevinirken havalara uçuyoruz. Sevindirirken göklere çıkarıyoruz. Üzülürken uğultumuz dünyaları tutuyor. Üzerken ortalığı toza buluyoruz. * * * Lütfen biraz daha seviyeli olalım. "Affedersiniz, özür dilerim, tebrik ederim, teşekkür ederim" kelimeleri yeniden sözlüklerimize, dillerimize girsin. Bizlere yakışan serinkanlılıktır. Efendiliktir, hatırnazlıktır, çelebîliktir. Nereden çıktı bu paldır küldürlük? * * * Güzel insanlar güzel huylar ile süslenmeli. Sâhi, nereden geldi bu utanılası huy? .............. GÜNÜN KİTABI: "Osmanlı İmparatorluğu, Askerlik Sanatı, Örf ve Adetleri"... Yazan: M.J.M. Jouannin. Bir yabancı gözüyle tarihimiz ve padişahların tek tek incelenişi. Önemli bir eser. AND Yayınları, Tel: (0212) 522 45 08

