YALANI yok!.. Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkemiz; harap, parasız ve çâresizdi. Ne bir ülke ile rekabete hâlimiz kalmıştı, ne dişe diş çatışmalara. Neyimiz var neyimiz yok yitirmiştik. Dikkat! 18 yaş ile 60 arası erkek nüfusumuz yüzde 6''larda idi. Eğri oturup doğru konuşalım: Tükenmiştik. * * * Yukarımızda Rusya gibi (Sosyalist) bir dev, Batımızda Avrupa gibi varlıklı ve bizi durmadan kurcalama meraklısı bir kuvvet bulunuyordu. Çâre tek idi: İkisiyle de dost yaşamak. İkisine de "size yakınız" demek. 1920''ler ve sonrasındaki politikaların özeti budur. Kınayalım mı?.. Hayır... Utanalım mı?.. Hayır. Her dönemi kendi şartlarıyle; kendi imkânları, tuzakları, plânlarıyle, birlikte düşünmek gerek. * * * Bakın ne yaptık? CHP adıyle bir parti kurduk. "Altı ok" diye adlandırılan altı umdeyi bu partinin sloganları olarak ilân ettik. Bu altı umdenin üçü Rusya''ya selâmdan ibarettir: "Halkçıyız, Devrimciyiz, Devletçiyiz..." Kalan üçü ise, Avrupa''ya kaş-göz işâretidir: "Milliyetçiyiz, Cumhuriyetçiyiz, Lâikiz..." Mesele bundan ibarettir. Böylece hem Rusya''yla, hem Avrupa''yla dostâne beraberlikler özlediğimizi gösteriyor; belki kızı vermiyor ama, dünürleri de küstürmüyorduk. * * * Gelelim günümüze:
Rusya darmadağın olmuş, "Kuzey''de bir öcü" bilinmekten çıkmıştır. Avrupa ise siyâsî saldırganlığı bir yana koymuş, Avrupa Birliği''ni yegâne barış plânı diye benimsemiştir. Dahası; Amerika, Avrasya, Japonya, Çin ve Uzakdoğu gibi yeni güç merkezleri olmuştur. Yani Türkiye, bol iştihalı iki azgınlık karşısında 1920''lerden daha uzaktadır. İşte o yüzden, bazılarının Atatürk ilkeleri zannettiği, aslında devlet partisi CHP''nin makyajı olan "Altı ok"lu sloganların bazısı eskimiş, pörsümüş ve ihtiyarlamıştır. Ne demek istiyorum?.. Şunu: CHP görevini bitirmiştir. Bu gerçeği CHP''liler de kabullenmeli. Yeni devirler yepyeni işaretleri ve istikametleri bekler. * * * Artık görünmez kavgalar içindeyiz. Kavgalar siyâsî değil ekonomiktir. Ülkeler coğrafî sınırlarıyle anılmıyor. Şimdi: Doların at oynattığı memleketler, Mark''ın egemen olduğu yerler, Yen''in nüfuz alanı bölgeler, Euro''nun başpehlivan bilindiği topluluklar var. Asıl mücâdele; Dolar, Mark, Yen, Euro arasındadır.
Veee... Daha sert ve merhametsizdir. * * * Öyleyse ne yapılmalı? Biz, görünüşe bakılırsa Dolar ile Euro kulüplerine üye olma gayretindeyiz. Altı okun altı umdesi yeni haliyle ikiye inmiş gibi. Apaçık söylemesek de bilenler biliyor: "Biz; Dolar ile kardeş, Euro ile dostuz." Sakın ola burun kıvırmayın, olmazlanmayın... Her dönemin farklı gerçekleri var. Kaçamazsınız... Hele böyle zalim ama güzel bir coğrafyada. * * * Kızı gene vermeyelim, fakat dünürleri de küstürmeyelim.

