"ADIM Tatyana Karameli. Söylediklerim tamamen doğrudur. 8 Ağustos 1917''de Bayburt''a geldim. Görevim, yetim Türk çocuklarına bakmak. Bir ara köy köy dolaşmaya başladım." "Ermeniler Türk evlerini abluka ederek para, eşya, erzak ne varsa alıyordu ve zavallı kadınları, ihtiyar ve gençleri dövüyorlardı. Güzel kız ve kadınların namuslarına taarruz ettiler. Üç köyde bunlar oldu. Çoruh ve Ersinek tarafındaki dördüncü köyde de aynı mezalim yaşandı. Ermeniler Türkleri yollarda da öldürüyordu. Yollar Ermenilerce tutulmuştu. Bahtsız Türkler; kadınlara, çocuklara varıncaya kadar kesiliyordu. Türk köyleri her gece baskına uğruyor, soyuluyor ve gençler imha olunuyordu." "Oysa Türklere karşı yaptıkları hıyanetten dolayı harbin ilk devirlerinde Rusya''ya hicret eden ve Âlî-cenâb Türkler tarafından tehcir esnasında himaye olunan Ermeni erkek, kadın ve kızları tamamen yerlerine dönmüştü. Bu nankörler de yazık ki çirkin mezalime iştirak ettiler." "Türk köylüler çağrılıp mahzenlere dolduruldu. Onlardan bir daha haber alınamadı... 15 Şubat gecesi korkunç çığlıklar işittim. Benim yetimhâneden çocuk feryatları geliyordu. Hemen giyinip oraya koştum. Çocuklar hançerlenerek öldürülmüştü. Bir kısmı yaralı olarak sokaklara fırlatılmıştı. Etraftan devamlı silâh sesleri geliyordu. Sabah olduğunda her tarafta Türk kadın, çocuk ve erkek na''şları gördüm. Ermeniler Bayburt''tan çekilirken 150 kadar Türk çocuğunu daha götürdü ve vahşice öldürdüler." (Arşiv Belgelerine Göre Kafkaslar''da ve Anadolu''da Ermeni Mezâlimi; Cilt:1) ¥¥¥ Muş''lu, Mevlüd oğlu Mahmut anlatıyor:
"Müfreze kumandanlığına posta götürüyordum. Ermeni çetecilerine esir düştüm. Aralarında; Kinyaz, Gazar, Bedo ile Vano gibi tanıdıklarım vardı. Hemen öldüreceklerdi ama, asker olduğum için bir Rus neferi bırakmadı. Beni Molladâvut karyesine götürüp hapsettiler. Gece oldu mu, Ermeniler köylere gidip Müslüman gelin ve kızları toplayıp getirirler ve her türlü kepazeliği icra ederlerdi. Bir ara Kazanan karyesine gittik. Orada Türkleri toplayıp kadın ve erkekleri ayrı binalarda topladılar. Hapis tutulduğum odanın penceresinden görüyordum. Rus ve Ermeniler tek tek çağırıp Türk erkeklerinin paralarını alıp işkenceyle öldürdüler. Bir kısmının gözlerini oydular, bir kısmının derisini yüzdüler, kollarını kestiler. Sonra kadınlara sıra geldi. Güzel olanlarını ayırıp ötekileri ateşe verdiler. Ayırdıkları kadınlara her türlü rezilliği yapıp sonra da ağaçlara asarak parça parça doğradılar... Birkaç gün sonra bir gece ahşap odamdaki tahtaları söküp kaçmayı başardım. Bugün Muş ve civarından kaçamayan Müslümanlara yapılan muameleye dağlar taşlar ağlamaktadır." (Adı geçen eser cilt: 2) ¥¥¥ Okuduğunuz bu dayanılmaz olayları onbinle çarpın. Türk''ün uğradığı alçaklıkları ancak o zaman ve tam olarak kavrayabilirsiniz. Bu vahşet her fırsatta dünyanın başına kakılmalı. Uyandırana kadar. Yetmez... Utandırana kadar!

