NEYMİŞ neymiş? Elektrik kesintileri yakında başlayacakmış.
Sebep?... Enerji yetmezliği.
Kim diyor bunu?... Ankara.
***
Sonra da ekliyorlar:
"Bulgaristan ve Ermenistan''dan rica edeceğiz de... İran''dan doğalgaz artırımı isteyeceğiz de... Azerbaycan ile yılbaşına kadar gene doğalgaz anlaşması yapacağız da..."
Buyurun.
Cumhuriyetin 78''inci yılında Türkiye, ele-güne muhtaçtır. Dört bir yana "Aman bize enerji" diye ricacılar salınmaktadır.
Vay benim arkasız memleketim!
***
Tamam.
Cumhuriyete, demokrasiye billah inanmaktayız. Bize yakışan budur demekte, sıradışı bağırtılara ve lüzumsuz cayırtılara kaya misali karşı durmaktayız.
Gel gelelim şu enerji konusunu bir türlü halledemeyen sorumlulara iki çift lâfın zamanıdır demekte ve de sormaktayız:
A kardeşim!
Şu memleketi susuz bırakabilir misin?
Ekmeksiz, tuzsuz, şekersiz, okulsuz?
Elbette hayır.
Tıpkı onun gibi, enerjisiz de koyamazsın. Elektrik; aynen ekmek, su, tuz, şeker gibi hatta daha da önde "Olmazsa olmaz" bir mecburiyettir.
Anlayın artık.
***
Enerji yoksa ne aş ne iş vardır. Ne atölye açılabilir, ne bebelerin sütü ısınabilir. Babalar her akşam eve mahcub döner.
Barışın, kavgasızlığın bile temelinde elektrik yatıyor.
Bu işin bahanesi olamaz.
Yıllardır yazıp çizmekte, bağırmaktayız: "Dışa bağımlı enerji bizim değildir. Dertlere derman değildir. Nükleer teknolojiyi ihmal ettikçe yokluklar ve yoksulluklar büyür. Çağdaş uygarlığa erişemezsiniz!"
Ama, duyan nerede?
Bir de kalkıp, "Bütün komşularımızdan daha ileriyiz" diye nutuklar atar, kürsüler yumruklarız.
Sonra da, sonra da...
O komşulardan enerji dileniriz.
Buyurun, şurada perhiz, burada lâhana turşusu.
***
Olmuyor. Türkiye''yi bu hallere taşıyanların uyumaya hakkı yok. Konuşmaya, el içine çıkmaya, televizyonlarda gülücük dağıtmaya da hakkı yok.
Türkiye kötü yırtılıyor.
21''inci Yüzyıl''a işsiz, üşümüş ve ümitsiz girmekteyiz. Kömür ve petrol kartellerinin, yeşil barışçı maşaların kaş çatmalarından ürken zihniyetler bir de kalkıp ülke yönetiyoruz zannediyor.
Komik.
...........
GÜNÜN KİTAPLARI: "Zamanı Değerlendirmek"... Yazan Dr. Muhsin Abay... "Muhterem Müşterimiz".. Yazan Prof. Dr. İsmail Kaya. İlk eser en büyük sermayemiz olan zamanı, daha doğrusu ömrü ustaca kullanmayı, ikinci eser ise pazarlamanın ne müthiş bir hüner olduğunu öğretiyor. Gençler, bu iki çalışma büyük kaynaktır... Bâbıâli Kültür Yayıncılığı, Tel: (0212) 511 95 22

