SON deprem fâciâsı sebebiyle 8-10 ülke birkaç bin çadır gönderdi diye kimi çevreler ağızları kulakta, el çırpa çırpa sevinmeye başladı. Daha da ileri gidip: "Hani dostumuz yoktu, hani herkes Türk Milleti''nin karşısındaydı?" hükmüyle cümle yelkenleri suya indirdi.
"Bakın, ne kadar da sevenimiz var?"
"Yok yere düşman üretiyoruz."
"Türk''ün Türk''ten başka dostu yoktur diyenler artık yanıldığını anlamalı."
Yazılanlar bunlardı ve ekranlarda çok bilmişlerin erken kutlanan bayramı vardı.
* * *
Aman ne güzel.
Kim 500 battaniye göndermişse bize hayran. Kim 20 doktor yollamışsa ebedî müttefik... Kim geçmiş olsun telgrafı çekmişse düğünümüze sağdıç... Öyle mi?
* * *
Bu acele hükümler sağlıklı değildir.
Bir kere, beklenmeyen âfet ve yıkımlarda gösterilen olağan ilgiler ayrı, devletlerin millî ve vazgeçilmez politikaları ayrı gerçeklerdir.
Yardımlar bir insanlık borcu,
Millî politikalar ise vazgeçilmez hedeflerdir. İki koli ilaçla yüz kutu konserve, yahut bir milyon Dolarlık çek, millî politikalardan artık ve tamamen cayıldığı anlamına gelmez.
Bırakın bu çocukça sevinmeleri.
* * *
Bölücülere onbinlerce mayını kim verdi? 500 çadır yollayanlar. PKK''ya yüzmilyonlarca Mark''ı, Dolar''ı, Liret''i kimler verdi?
300 battaniye yollayanlar.
Yüzbinlerce çocuğumuzun eğitimine engel olanlara, okul yakanlara kimler arka çıkıyor, kaatillere kimler omuz verip onları "Ha gayret" diye yüreklendiriyordu?
20 doktor yollayanlar.
* * *
Eğri oturup doğru konuşalım: Hâlâ, bundan sonra ve gelecekte; Türkiye''ye karşı hasmâne tavırlar vardır, olacaktır, devam edecektir.
Niye?
Çünki "Büyük Türkiye" idealinden rahatsızlık sürecek. Yaşadığımız coğrafyaya ve milletimize karşı tetik durmak, bizleri frenlemek hatta siyasî ve ekonomik alanda kösteklemek ihtiyacı eksilmeyecektir.
* * *
Bazılarının gösterdiği yakınlık bir nezaket gereği. Bunu; barış, iyi niyet, dostluk diye tercüme etmek ancak yanar-döner akıllılara yakışır.
Çözülmeyelim.
Teşekkür edelim, şükran duyalım ama, bir deprem sonrasındaki alelâde gösterilere de "Aman ne çok sevenimiz var!" hoplayışıyle karşılık vermeyelim.
* * *
Kimse üç günde üç asırlık rakibine dost olmaz. Hele bu rakip Türkiye ise... Zil çalıp oynamanın âlemi yok. Gülünç oluyorsunuz.

