SAYIN bakan Osman Durmuş''un son kararıyle ferahladık. Bu çok cesur ve medenî tavır, kimselerin görüp bilip de söyleyemediği bu sevindirici müjde için kendilerini kutluyorum.
Bakan bey büyük bir ciddiyetle dedi ki: "Hastahânelerimiz mîmâri açıdan güzelleşecek. Bize has tarz ve üslûplar ile sımsıcak görünümler kazanacak."
Ha şöyle Sayın Durmuş.
İlk defa bir bakana saygılar sunuyorum.
* * *
Bakanımız haklıdır.
Hastahâneler, oradan buradan aşırma mîmâri gayret ürünü asık suratlı ve ürkütücü bir manzara arzeder. Âdeta hapishâneleri andırır.
İnanın, bendeniz devlet ve sigorta hastahânelerini her ziyaretimde hafakanlar içinde kalır, boğulur, öfkeli ve itici yapısından ötürü oralardan bunalarak çıkarım.
Hastahâneler bundan böyle iklim ve estetik zevkimize denk, bol çiçekli bahçeleri ve aydınlığıyle hepimize sımsıcak gülümsemeli.
Hastahâneler adamı hasta etmemeli.
* * *
Dilerim; Millî Eğitim Bakanlığımız okullar, Adalet Bakanlığı da adliye binaları üstüne aynı ağrıları duyar, tıpkı Sağlık Bakanımız gibi: "Suratından düşen bin parça binalara son" diyebilirler.
Gerçekten de:
İlköğretim ile lise yapıları, adliye binaları her şehrin ve ilçenin en hantal örnekleridir, ya da mahalle aralarına sıkışmış iğreti, sığıntılı garipler gibi oturakalmıştır.
* * *
Filmlerde çokça görüyorsunuz. Dış ülkelerde hastahâne, okul ve adliye sarayları, bulundukları yere saygı ekleyen, güven verici, aynı zamanda ülke kültüründen nasipli birer başeser gibi, başı dik bir samimiyet ve ihtişam anıtıdır.
Bizde de böyle olmalı.
Hastahâne daha ilk bakışta insana gülümsemeli, cümle kapısından girerken cana yakınlığıyle şifâlar sunmalı.
Okullarımız çocuklar için; özlenen, çağırıcı, kucaklayıcı içtenlikte olmalı. Ya adliye sarayları? Onlar da öz mîmârîmizle rüzgârlanıp, tütün deposu görümünü değil; adaleti, hakkı, güveni sergileyebilmeli. Bahçeleri, ferah koridorları, geniş salonlarıyle ortalığa sımsıcak bakabilmeli.
* * *
Dahası; hastahânelerin, adliye binalarının, camilerin etrafı çepeçevre yeşillikle donanmalı.
Kara bakışlı hastahânelerden bıktık.
Sığıntı adliye yapıları kimseye güven sunmuyor. Okul adı verilen sağır ve soğuk çimentolar ise ürkütücü.
Çatık kaşlı, itici ve yaban inatlardan artık kurtulmak gerek. Sağolasın Osman Durmuş bey. Elli yıldır bu ayıplı manzaraya kimse "Yeter, yanlıştır" diyemiyordu.

