Kaydet
a- | +A

ORADA burada delik deşik ve fevkalâde hafif lâflar ediliyor. Bir üç beş derken, bu tür çürüklükler gerçek sanılıyor. Alın size bir misâl: "Sanatkâr topluma örnek olmalı" imiş. Ne yandan baksanız süpürülesi bir hüküm. Ne aslı var ne astarı. *** Beyler, hanımlar! Sanatkâr; giyimi kuşamı, saçı sakalı, uyuması gezmesiyle kimseye örneklik edemez.. O ancak eserleriyle dikkate değerdir. Sanatkâr olmadığınız için sap yeyip saman îmal ediyorsunuz. Gerçeğin rengi öyle değil. Bir kere: Sanatkârın zamanı sizinkinden bizimkinden çok daha kıymetlidir. O, günlerini süslenmek ve cetvel gibi yaşamak için harcayamaz. Ona buna örnek olayım diye vakit öldüremez. Niye? *** Çünki sanatkârın hedefi de hayatı da çileye dönüktür. Gün gelir bir hafta tıraş olamaz; yemek yemeyi, dostlarını, hatta hastalığını bile unutabilir. Onun derdi ütülü pantalon, biçimli döpiyes değildir. Çıtkırıldım endamla dolaşmak, dâvetlerde görünmek de değildir. Her bestekâr, şair, ressam, mîmar, modacı; inanılmaz yarışlar, en dayanılmaz hafakanlar içinde; daha güzeli, daha yeniyi, daha mükemmeli yakalama, zaptetme ihtiyacıyla, kahırlı ve fazla zor bir ömrün tâlibidir. Ondan örneklik bekleyemezsiniz. Ki, örnek olma kaygısına düşen bir sanatkâr o saat kaybetmeğe (hem de) düşmeğe başlar. Örnek bilinme virüsü sanatkârı yok eder. Sanat dışı kuruntular onu erken ufalar. Susunuz! *** ''Sanatkâr topluma örnek olmalı''

Nereden çıkarıyorsunuz böyle saçmalıkları? Kaldı ki, sanat ehlinin bir günü ötekine uymayabilir, bir dediği ötekini tutmayabilir. Suçlayamazsınız. Sıradan kafaların buna hakkı olamaz.

Onun, çıkılası yokuşları vardır, varılası ufukları. Hem kendisi, hem öncekilerle inanılmaz kapışmalar ve yarışlar içine girmiş bir adam, onca bunalım ve boğuşmalardan vakit bulup da sokaktaki adamın saatli zemberekli dünyasına giremez. Kimseye örnek olamaz. Sanatkâr; dediği, yediği, giydiği ile değil; ortaya koyduğu cehd ve sancı ürünü eserleriyle değerlendirilir. *** Sanatkârımsı bir bey, sanatkârımtrak bir hanım, topluma örnek olma vehmine kapılmışsa eğer, diyeceğimiz yok. Çünki sanatkâr değildir. Bırakın bu cahilâne lâfları. Bu işlerden anlamadığınız ortaya çıkıyor. Küçük düşüyorsunuz. Dahası: Gerçek sanatkârı şaşırtıp; vaktini, aklını, güzelim heyecanlarını çalıyorsunuz.