Kaydet
a- | +A

NİYE sık sık siyâsetten söz etmiyormuşum. Bazı okuyucular öyle istermiş. İstekleri başlar üstüne de...

Sebebi var.

Bir kere, çoğu yazarın ilgilendiği günlük politika, zor olmayan bir yoldur, istenirse daniskası yapılır. Bendeniz ise; ayın, yılın, dönemlerin; iri, hacimli çetrefilli meseleleriyle uğraşmayı severim.

Güç olanlarla yani.

Herkesin at oynatamadığı meydanları aramak ve oralarda yorulmak hoşuma gider.

Sebebi budur.

* * *

Partilerle didişmek, Ankara üstüne her gün ahkâmlar döşenmek tab''ıma uymaz.

Vakti gelince evet de; her gün, "Ben bilirimci" siyâset kılavuzları gibi ona buna köpürmek özüme göre değildir. Uluortalığı, sıradanlığı içime sindiremem.

Köşe yazarı da bir çeşit öğretmen.

Ve her köşe bu yüzden bir okul olmak zorundadır.

* * *

Kaldı ki,

Bu sütunu onaltı yıldır arayan, okuyan, yazdıklarıma sabır gösteren büyük bir çoğunluk var.

Niye?

Üç kişi istiyor diye yön ve üslûp mu değiştirmeliyim? Hayır. Benden herhangi biri olmamı istemeyiniz. Kabul edemem.

Her sabah yepyeni pencereler açamıyor, yazılmamışları yazamıyor, şaşırtamıyor, sevindiremiyorsam, kimselere benzemezliğim bitmişse, bu kalemi derhal bırakırım.

* * *

Zaten günlük politikayla yeterince ilgilenen yazarlarımız var. Bütün köşelerden siyâsi yorumlar beklemek niçin?

Farklılık bir çeşnidir efendiler, zenginliktir.

Ve gazeteler, aynı telden çalmayan yazarlarla güzelleşir.

Neden her gün siyâsetten söz etmiyormuşum. O kadar meraklı iseniz başka sütunlar ne güne duruyor? Onları okuyun, onlarla mutlu olun, rahatlayın.

Geçenlerde bir okuyucum telefon etti. Dedikleri şu: "Varlıklı biri sayılmam. Çocuklarıma bırakacağım en büyük mirâs, onaltı yıldır kesip biriktirdiğim Dürbün yazılarıdır. Sizde eksikler varsa söyleyin, hemen getireyim"

Bundan âlâ iltifat mı olur?

Bir yazara bundan öte heyecan mı vardır?

* * *

Israrcıyım ve bu konuda inatçıyım.

Her gün; duyulmayanı, sezilmeyeni, ama duyulup bilinmesi gerekenleri yazacağım. Kimselere benzemezliğim sürecek.

Herhangi bir meraklı olmaya râzı değilim.

Sabun köpüğü mevzûlara tahammül gösteremem.

Beni böyle kabul ediniz.

* * *

Anayasamı öğrenmek ister misiniz? Buyurun: "Ne yazdığın önemli değil, aslolan nasıl yazdığındır"

Bu cümleyi anlamayanlar bu sütunda verilenleri çözemez.

Ve onların aklı sadece siyâsete erer.

Beni daima başka iklimlerde ve süvari görmemiş meydanlarda arayınız.

* * *

Dostlar merhaba. Bu yazı sizler için yazılmadı.

.....................

GÜNÜN KİTABI: "Deprem Çiçekleri"... Yazan: Şaban Döğen. Eserde, geçen yıl uğradığımız deprem felâketi çok yönlü ele alınmış. Depremden sağ çıkanların anlattıkları fevkalâde ibretli. Yazar tebriki hakediyor. Cep Tel: 0532 447 73 66. Gençlik Yayınları.