Kaydet
a- | +A

KELİMELERİN anlamı yoktur, onları mânâlı kılan cümledir. Sözgelimi gece... Bu kelime kimine göre karanlık, uyku, korku; gene bazılarına göre de; eğlence, bol ışık, hareket demektir. Su denince; deniz, boğulma... sağlık, şifâ... ya da sınır, ulaşım çağrışımları çıkagelir. Su, kurulacak cümleye göre yüz-ikiyüz anlama bürünür. Bütün kelimeler anlamsız. Onları giydirip makyajlayan, seviye ve estetik kazandıran cümledir. * * * Cümle, ille de anlaşılır olmalı. Ne var ki bizler umumiyetle soyuta kaçarız. Ev hanımından bürokrata, sanatkârdan yazara kadar anlaşılmazlığımız ondan. "Efendim, şu bahçe çok güzel... Şu ev çok güzel... Şu meydan çok güzel." Yani? İşte bu "Yani"ye ihtiyaç duyuluyorsa onca "güzellik" havada kalır. Anlatamamış, anlayamamışızdır. * * * Peki, nasıl denmeliydi? "Şu bahçe; çiçekleri, değişik yeşilleri, çevreye uyumu ile pek sevimli." "Şu evin mîmârisi, ferahlığı, iç döşemesi fevkalâde." "Bu meydan huzur verici, havadar ve dâvetkâr." Bu cümleler "yani"lerin cevabını içinde barındırıyor. İnsanı dinlerken yormuyor ve aklı çatallaştırmıyor. * * * Okul kitabı gibi yazıları, öğretmen edâlı sözleri hiç sevmem ama çoğu defa mecbur kalıyor, doğrusu budur demeye ihtiyaç duyuyorsunuz.

"Bir af çıkarsa iyi olur." Hayır... "Milleti rencîde etmeyen, barış getirici bir af çıkarsa iyi olur." "Vergi reformu şart." Hayır... "Esnafı, sanayiciyi, yatırımcıyı, çalışanı yormayan, güne uygun bir vergi reformu şart." "Futbolu sevmek zorundayız." Hayır... "Gençleri mücadele azmine, dostluğa, beraberliğe taşıyan bir spor dalı olarak futbolu sevmek zorundayız." * * * Derdimi anlatabildim mi ki? Yani; yazarken, konuşurken çok açık, berrak olmak gerekir. Biraz mârifet ister ama güç değildir. "Efendim, Marmaris çok güzel." İllet oluyorum. Kardeşim, havası-suyu mu, manzarası mı; denizi, tekne turları, gün batımları mı?.. Onu anlatsana. Olmaz... O sebeple, söze böyle girenleri kat''iyyen dinlemem. Ve hükmümü veririm: İşte bir yavan insan daha, bir fukara daha. * * * Tavırlarımız kadar cümlelerimiz de net olacak. Şöyle diyeceğiz: "Marmaris çok güzel. Begonvilleri, deniz suyu sıcaklığı, sürpriz akşamüstleri, insanı dinlendiren havası ve yeni edinilen dostlarla Marmaris unutulur gibi değil." Lütfen dinleyeni yormayalım. Güzel konuşmak, önce anlaşılır olmaktır. Ve mümkünse; tazelik, yenilik, sevimlilik sunmaktır. ............ HÜSEYİN ÜSTÜN-GEMLİK, yazarın bir görevi de, umuda yönelik kapılar aralamaktır. Kötümserlerden bıktık. Görüşlerinizin çoğuna katılıyorum. Gözlerinizden öperim.