BİZLER, hepimiz, berbat bir yarışın birincileriyiz. Hiç ikinci gelmedik. Yıka-devire, bağıra-çağıra hep birincilik kürsülerine çıkıyoruz.
Ne bize bir yetişen var, ne önümüze geçen.
Bizler, hepimiz, berbat bir yarışın birincileriyiz.
* * *
Adı: Kötüleme yarışı...
Bu yarışta bütün kurumlar, daireler, yönetimler nasibini alıyor. Şu komik manzaraya bakınız:
"Ecevit''li hükûmet bir depreme ezildi"
Ondan önce?
"Mesut Yılmaz memleketi perîşan etti"
Ondan önce?
"Tansu Çiller ekonomiyi batırdı"
Ondan önce?
"Turgut Özal devleti mahvetti"
Ondan önce?
"12 Eylül''le kepazeliği yaşadık"
Ondan önce?
"Demirel ülkeyi 70 Cent''e muhtâc etti"
Ondan önce?
"Adnan Menderes ortalığı enkaza çevirdi"
Ondan önce?
"İsmet Paşa hepimizi aç-susuz bıraktı"
Ondan önce?
"Mustafa Kemal millete kulak asmadı"
Ondan önce?
"Vahideddin İngiliz ajanı ve haindi"
Ondan önce?
"İttihat ve Terakki, İmparatorluğu yıktı"
Ondan önce?
"Zaten Sultan Reşat uykucunun biriydi"
Ondan önce?
"Abdülhamit zalimin tekiydi."
Ondan önce?
"Beşinci Murat kafadan sakattı"
Ondan önce?
"Sultan Aziz eğlence meraklısı hoppa bir garibandı"
* * *
Buyurun... 150 yıllık bir Türk tarihi... Yani utanmazlığımızın kronolojisi.
Bizler niye böyleyiz?.. Ne diye her yanımızı, her kişimizi yer diplerine batırırız? Bu kötüleme yarışından niye bıkmayız ve hangi sebeple kötüleyiciler bizden alkış ve âferin toplar?
Bir gün olsun güzellikleri görmek bize niçin ıstırap verir?
Biz bu kadar mı vefâsız, hayırsız, teşekkürsüz ve nankörüz?.. Hayret.
* * *
Kişi başına 200 Dolarlık gelirimiz 5000 Dolara çıkmış, 210 ülke içinde ilk 16''ya girmiş, 70 milyonluk bir nüfusa ulaşmış, 70 üniversiteye kavuşmuş, iftihar getirici müthiş bir askerî güce erişmiş, ihracatı 40 yılda yüz kerre büyütmüş iken...
Hâlâ neyi kötülüyoruz?
Yıkılmaktan, bitmekten, batmaktan bunca zevk almak niye?
* * *
Bizler, hepimiz, berbat bir yarışın birincileriyiz. Ellerimiz ve yüzlerimiz çamur içinde.
Kirletirken kirlenmişiz, haberimiz yok.

