Geçen haftayı durgun iki seans sonunda, yalnızca 7 puanlık bir çıkışla, 5 bin 603 puanla kapatan borsada işlem hacmi de 47 trilyon liraya kadar geriledi. Önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi, meclis gündeminde bulunan sosyal güvenlik ve tahkim konularında var olan belirsizlik, piyasanın yerinde saymasına neden oluyor. Az sayıda yatırımcının bulunduğu ve taze paranın girmediği piyasada var olan puan düzeyleri korunmaya çalışılıyor. Bu arada, hisse senedine vergi konulmasını da içeren vergi yasası da tedirginliği artıran etkenler arasında yer alıyor. Bu hafta, piyasa meclis gündemindeki konularla ilgili gelişmelere endeksli seyrini sürdürecektir. Piyasalarda ciddi bir hareketlenme olması için olumlu beklentiler ortaya koyacak haberlerin ve gelişmelerin olması gerekiyor. Diğer yandan, gündemdeki konuların, bir biçimde somut sonuçlara ulaşması, piyasaların kendi iç dinamiklerine dönmesini sağlayacaktır. İşlem hacmindeki bu düşük düzey endeksin sert düşüşler yaşamayacağının bir göstergesi sayılabilir. Endeks, somut bir gelişme olmaması durumunda 5 bin 500 ile 5 bin 700 puan dolayındaki dalgalanmasını sürdürecektir.
Geçen haftanın son günü, Merkez Bankası piyasalara beklentilerin üzerinde para verdi. Bu nedenle repo faiz oranları yüzde 65 düzeylerinde kaldı. Repo faizlerindeki bu düşüşe karşılık bono piyasasında durgunluk egemendi. Bazı vadelerde 1 puan kadar düşüş görülürken bazı vadelerde de yine o kadar yükselişler vardı. Faiz piyasasındaki bu sıkışıklığın nedeni de gündemdeki konularda var olan belirsizliklerdir. Bu nedenle, gündem konularında somut adımlar atılana kadar sıkışıklığın sürmesini beklemeliyiz.
Döviz piyasasında geçen haftanın son günü de satış ağırlıklı bir seyir vardı. Beklentilerimize uygun olan bu satış ağırlıklı seyir karşısında Merkez Bankası, kapanışa yakın alım yönünde müdahale etti. Önümüzdeki günler için döviz piyasasında önemli bir hareket beklemiyoruz. Piyasa pariteye göre hareket edecektir.

