Kaydet
a- | +A

Zannetmeyin ki, G.Saray''ın galibiyetiyle yalnızca Türkiye''deki 65 milyon sevindi.

Beş kıtadaki yüzmilyonlarca Türk sevindi. Dünyanın dört bir yanındaki mazlumlar, İngiliz sömürgesiyken inim inim inlemiş milyarlar ''oh'' çekti, G.Saray''a alkış tuttu.

300 yıldır yüzü gülmeyen, Batı karşısında devamlı boynu bükük duran milyarlarca Müslüman, G.Saray''ın galibiyeti için dua etti, maç sonrası, Arsenal''in şahsında İngilizler kahrolunca, şükür secdesine gitti. Bu sözlerimle, "vatan millet, en büyük Cimbom" edebiyatı yaptığımı zannetmeyin. Medyadan izlediklerimi ve dinlediklerimi aktarmaya çalışıyorum.

Batı Avrupa ülkelerinde ekmek kavgası veren, buralarını vatan tutan, ama yıllardır Türk olmanın ezikliğini her an hisseden milyonlar, Türkiye''dekilerden çok daha fazla sevindi. Çünkü en iyi onlar bilir; G.Saray''ın kupayı almasının, hem de Batı''nın babası İngilizler''i yenerek almasının ne demek olduğunu. Popescu''nun penaltıyı gole çevirmesiyle, Türkiye''deki milyonlarla birlikte, Rotterdam''ın Hofpein, Brüksel''in Grand Place meydanına, Berlin, Düsseldorf, Hamburg, Franfurt, Dortmund ve Paris''in geniş meydanlarına onbinlerce Türk koştu, sevincin, coşkunun en güzelini, en anlamlısını yaşadı.

Yalnızca onlar mı?

Hayır. Türk''ün yaşadığı her yer bayram yerine döndü G.Saray''ın zaferiyle. Sofya''da, Kıcaali''de, Gümülcine''de, İskeçe''de, Avustralya''da, Amerika''da, onbinler sevindiler, Türk olduklarını haykırarak, hem de göğüslerini gere gere... Yalnızca onlar mı? Hayır. Yüzlerce yıl, İngilizin sömürgesi olarak yaşamış, Batı''nın her alandaki ezici üstünlüğünün dayanılmaz ağırlığı altında ezilmiş milyarlar da sevindi, G.Saray''ın zaferiyle. Malezya''da yayınlanan The Star Gazetesi, G.Saray''ın Müslüman bir ülkenin takımı olduğunu vurgulayarak, "Artık İslam ülkeleri de futbolda söz sahibi" yorumunu yaptı.

Nijerya basını, G.Saray''ın zaferine geniş yer verdi. "Futbolda, Batı hegemonyasının kırıldığını" yazdı. Srilanka''da yayınlanann "The Straits Times" gazetesinin yorumunda G.Saraylı futbolculardan "kahramanlar" diye söz edildi ve "G.Saray''ın bir peri masalını hayata geçirdiği" yazıldı. İslam aleminde Türkiye''ye en fazla muhalif olan İran''da dahi gazeteler, Türkçe, "Yaşasın G.Saray" diye başlık attı. Hem de İran''ın, Türkiye tarafından teröre destek vermekle suçlandığı günlerde.

Yalnızca onlar mı sevindi? Hayır. Hristiyanlar dahi G.Saray''ın zaferi için, dua etti. Rumen Devlet Televizyonu spikeri, "Tanrım Türkler''e yardım et" diye yalvardı, tıpkı Osmanlılar zamanında, Polonyalılar''ın ve nice mazlum Hristiyanların "Türkler gelsin de bizi kurtarsın" diye dua etmeleri gibi.

Belçikalı ve Almanyalılar, Türklerle birlikte sevindi, burnundan kıl aldırmayan, kibirli İngilizler yenildi diye. Maçı anlatan Cezayirli spiker, Popescu''nun penaltıyı atmasıyla birlikte çılgınlar gibi, "Kazandık, kazandık" diye bağırdı. Yüzlerce yıl Osmanlıy''la sevinmiş, Osmanlı''yla üzülmüş milletlerin torunları, G.Saray''la sevindiler. Brezilya, nice defalar Dünya Şampiyonu oldu. Oldu ancak, o da üçüncü kuşaktan Batı''nın bir parçası. Bunun için de, Brezilya''nın şampiyonlukları, G.Saray''ın zaferi gibi yankı bulmadı. G.Saray, Avrupa''nın Batı diye anılmasına sebep Osmanlı''nın torunlarını temsil ettiği için, onun zaferine bambaşka anlamlar yüklendi.

Bayrakların rüzgâr beklediği gibi, yüzyıllardır Batı''nın karşısında boynu ezik duran milyonlarca Türk, milyarlarca Müslüman ve milyarlarca insan, Fatihler bekliyor, bilimde, sanatta, ekonomide, siyasette... Milyarlar, Fatihleri bekliyor, demirden Batı kapılarını sonuna kadar açacak, Batı''yı kendi silahıyla geçecek, binbir bahane arkasına saklanmayacak, çalışacak, çok çalışacak ve sonunda başaracak Fatihleri...