Spordan Sorumlu Devlet Bakanım! Yağlı güreş, minder güreşine bağlandıktan sonraki gelişmeleri takip ediyor musunuz? Haziran ayında sizinle görüşmemizde, "Bekleyelim, görelim" demiştiniz.
Yağlı güreşin minder güreşine bağlanmasını 18 Mayıs 1999''da onaylamıştınız. O günden bugüne 6 ay geçti. Yağlı güreşle ilgili hiç bir hareket yok. Yalnızca bir defa Kırkpınar Ağası''nı tarihi kıyafetleriyle Edirne''nin kurtuluşunda gördük. 2000 ağası sevgili Doğansoy, eski ağalar gibi pek ortalıkta gözükmeyi sevmiyor. Bence doğru yapmıyor. Ağa, her fırsatta tarihi kıyafetleriyle kamuoyu önüne çıkmalı. Sayın Doğansoy hiç endişelenmesin, bu onun değil Kırkpınar''ın reklamıdır. Sayın Bakanım. ''Mindere yağ bulaşması''nın üzerinden 6 ay geçti. İkili görüşmemizde, bizim, "Senelerdir yağlı güreş minder güreşine bağlıydı, bu zaman içinde yağlı güreş için bir çivi dahi çakılmadı. Yağlıdan mindere güreşçi alınmak isteyip de kim mani olmuş, Ahmet Taşçı ve Cengiz Elbeye mindere çıkmak istediklerinde az kalsın idam edileceklerdi. Yağlının ayrı bir federasyon olması isteniyor" sözümüz üzerine, "Yağlıdan minder güreşine yeni şampiyonların yetişmesi için böyle bir karar aldık. Uygulamayı bir müddet görmek istiyoruz. Daha sonra tekrar değerlendirme yapılır. Bekleyelim, görelim" demiştiniz. ''Sayın Bakanım, beklediğiniz kesin. Ancak ne derece gördüğünüz konusunda merak içindeyim.'' Bu satırları, 6 aydır ne gördüğünüzü öğrenmek için yazıyorum. ''6 aydır neler gördünüz, bizi bilgilendirirseniz, biz de okuyucularımıza iletiriz.'' Sportmen Bakanımızın güreşçi arkadaşı sevgili Ahmet Ayık ağabey. Sizinle ilk karşılaşmamızda, "Ahmet ağabey, bir şampiyon olarak sizi çok seviyorum. Minderde çok şeyler yapmak için çalışmanızı da saygıyla karşılıyorum. Ama yağlıyı mindere bağlamanızı hiç bir zaman tasvip etmiyorum. Şahsınızla hiçbir zorum yok. Minderin yükü yeterince ağır, ne olur bu yükün üstüne bir de yağlıyı eklemeyin. Yağlıdan mindere güreşçi almak istediniz de mani mi oldular?" diye endişelerimi dile getirmiştim. Zaman, hem minder, hem de yağlı güreş konusundaki endişelerimde beni haklı çıkardı. Keşke haklı çıkmasaydım. Minderde gelinen son durum ortada. Şampiyonlar saman alevi gibi, bir parlayıp bir sönüyorlar, bir kısmıysa isyanlarda.
Nice şampiyonu bağrında barındıran grekoromen takımımız Atina''daki Dünya Şampiyonası''nda ancak beşinci oldu. Efsane şampiyonumuz Hamza Yerlikaya, olimpiyat vizesi alamadı. Ülkemizde yapılan Dünya Serbest Şamiyonası''ndaysa ancak bir şampiyon çıkarabildik.
Bunları minder güreşi konusunda sizi suçlamak için yazmıyorum. Minder güreşinin derdinin ne kadar büyük olduğunu hatırlatmak için yazıyorum. Siz gittiniz, bu kadar büyük derdin üstüne bir de yağlıyı yüklediniz. Gelelim asıl konumuza. Muhterem Ahmet ağabey. Yağlı güreş mindere bağlandığında basın toplantısı yapıp, "Her sporcunun kulübü ve sigortası olacak. Organizasyonlarda sağlık ekibi hazır bulunacak. Yağlı Güreş Ligi kurulacak. Bölgesel Lig müsabakaları yapılacak. Kış aylarında salonda yağlı güreş organize edilecek. Şampiyon güreşlere maaş bağlanacak.Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri uluslararası nitelik kazanacak" demiştiniz.
Ben de, "Sayın Başkanım, bu söyledikleriniz çok güzel şeyler. Sözlerinizin takipçisi olacağız" deyip vaatlerinizi gazetemizde yayınlamıştım. Sevgili Ahmet ağabey. Soruyorum: ''Bu vaatlerinizden kaçı gerçekleşti veya bunların gerçeklemesi için neler yapıldı?'' Ahmet ağabey, gel şu "Minderle yağlı güreş bir arada olmaz. Minderin yükü yeterince ağır. Başkanlar ne kadar iyi niyetli, yağlı güreş sevdalısı olursa olsunlar, bu yük varken yağlı güreşle ilgilenmeye fırsat bulamazlar. Kesin çare, yağlı güreşin ayrı bir federasyon olmasıdır" gerçeğini kabul et. Kabul et ki, hem minder, hem de yağlı güreş için iyi olsun.
Sayın Bakanım, sevgili Başkanım, gayretimiz, ata sporumuzda doğru olanın yapılması içindir. Maksadımız, üzüm yemektir, bağcıyı dövmek değildir.
Her ne kadar sürç-ü lisan ettikse affola.

