Amerikan Senatosu İstihbarat Komitesi''nde önceki gün çok önemli iki oturum yapıldı. ABD''nin iki büyük istihbarat kuruluşu CIA ve DIA''in başkanları ile istihbarat ve araştırmadan sorumlu dışişleri bakan yardımcısı vekilinin katıldığı açık ve gizli oturumlarda, ''ABD''yi en çok korkutan global tehditler ve muhtemel dış gelişmeler'' ele alındı. Senato İstihbarat Komitesi''ndeki bu açık ve gizli oturumlara katılan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) başkanı George Tenet, Savunma Haberalma Teşkilatı (DIA) Başkanı Amiral Thomos Wilson ile İstihbarat ve Araştırmadan Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Vekili Thomas Finger, senatörlerin sorularını cevapladılar. Global tehditler ve dünyanın durumu konusunda geniş değerlendirmeler yaptılar.
Komite üyesi (Demokrat Parti Florida Senatörü) Bob Graham oturumda iki ilginç tesbitte bulundu. Bunlardan birincisi, ''Sovyetler''in dağılmasına rağmen Rusya''nın nükleer silahlarının, ABD ve müttefikleri için halen en büyük tehditi oluşturmasıydı. Senatör Graham''a göre Soğuk Savaş Dönemi''ndeki en önemli iki mücadele aracı, istihbarat ve diplomasiydi. Ama bugün, ''teröristlerle ve kitlesel imha silahları ile mücadelede'', diplomasi pek fazla etkili olamıyordu. İstihbarat ve haberalma teşkilatları bu yüzden, çok daha fazla önem kazanmışlardı. Bugün için terör ve global tehditler ile mücadele, neredeyse sadece istihbarata hayati derecede bağımlı hale gelmişti. Bu yüzden ABD Kongresi ve yeni Bush yönetimi istihbarat bütçelerini artırmak için daha kararlı olmalıydılar.
CIA ve en korkutucu tehditler sıralaması CIA Başkanı Tenet, ABD için en korkutucu baş tehlikeleri şöyle sıraladı: * Teröristlerin ve uyuşturucu tacirlerinin, telekomünikasyon teknolojisindeki gelişmelerden ve yeniliklerden kolayca fayadalanabilir olmaları. * Teröristlerin en sofistike teknikleri kullanabilecek duruma erişmeleri ve terörle mücadeleyi her geçen gün daha da zorlaştırmaları. İnterneti, enformasyon teknolojilerini en ileri derecede kullanarak teknik kapasite ve şebekelerini dünyanın her yerinde etkili hale getirmeleri. * Hızlı nüfus artışının dünyanın birçok bölgesinde gerginlik ve çatışmaları körüklemesi. * Ülkelerarası sınırların giderek kalkması ve sınırları korumanın daha da güçleşmesi.
* Dünyanın birçok ülkesinde füze sistemlerine sahip olma ve kullanma kapasitesinin, füze yarışmasının hızlanması ve kolaylaşması. * Rusya''nın, Çin''in, Kuzey Kore''nin, İran ve Irak''ın giderek, ABD için en büyük (nükleer, biyolojik ve kimyasal) balistik füze tehditi oluşturan ülkeler haline gelmesi. * ABD''nin bugüne kadar görülmediği şekilde ''belirsizlikle'' mücadele edecek olması. * Uluslararası terörizm için Amerikalılar''ın ve Amerika menfaatlerinin giderek en baş hedef haline gelmesi. Dünyadaki her üç terörist saldırıdan birisinin doğrudan Amerika''yı ve Amerikan vatandaşlarını hedef alması.
* Devlet destekli terörizmin azalma eğiliminde olmasına ve terörist aktivite sayısındaki nisbi azalmaya rağmen kayıpların giderek artması. Terörizmin daha daha tahrip edici hale gelmesi.
* Dini ve etnik kökenli radikal terörist grupların sayılarında ve etki alanlarında artış olması. *ABD''nin giderek AIDS başta olmak üzere, dış kaynaklı çeşitli virüs ve bulaşıcı hastalık tehditlerine daha fazla hedef haline gelmesi. Senato İstihbarat Komitesi''ndeki oturumda ele alınan dünyadaki muhtemel diğer gelişmeleri ve güç elde etme-eksen mücadelelerini, nasipse bir başka yazıda aktarırız.
Ama bu noktada, ülkemizle ilgili bazı endişeleri vurgulamak istiyoruz.
İçe dönük suni gündemlerle fuzuli meşgul olan Türkiye, giderek dünyadan kopuyor. Bütün bu global tehdit ve gelişmelerden bihaber hale geliyor. Bu lakaytlık ve dış dünyaya ilgisizliğe, inanın kahrolmamak elde değil.. El neyle, biz nelerle uğraşıyoruz.. Gündemlerimiz ne kadar farklı... Hayret ki ne hayret. Acı; ama maalesef, gerçek!..

