Kerkük katliamının 41. yıldönümü yaklaşırken hem Washington''da hem de Türkiye''de, aziz Kerkük şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak gelişmeler yaşanıyor. Herkesin eli Irak''ta, her ihanet şebekesinin kirli oyunları bu bölgede. Ama Türkiye''den ve kendini Türk hissedenlerin büyük bölümünden hiç ''tık'' yok. Iraklı Türkmen kardeşlerimiz her zaman olduğu gibi, Saddam''ın insafına (!) terkedilmiş vaziyetteler. Geçen hafta Amerikan Yönetiminin tepesi, Irak muhalefet yetkilileri ile biraraya geldi. Kürtler''in her fraksiyonundan Şiiler''e kadar herkes Başkan Yardımcısı ve Kasım seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti başkan adayı Al Gore''un huzuruna yüz sürdüler. Ama Irak''taki en büyük üçüncü etnik topluluk olan Türkmen kardeşlerimiz, her zamanki gibi yine unutuldular. Görüşmelerde yine dışlandılar.
Irak''ta sözde çözüm arayanların milyonlarca Türkmen varlığını ''yok'' saymaları ne kadar hazin.. Halbuki inim inim inleyen onlar.. Soykırıma, zulme muhatap olan onlar..
ABD''deki Türkmenler''den protesto Bütün bu dışlanma ve densizliklere karşı tek ses, yine ABD''deki Türkmen kardeşlerimizden yükseldi. Kuzey Amerika Türkmen Teşkilatı ABD ve Kanada koordinatörleri Al Gore''a bir mektup yazarak, Amerikan yönetiminin geçen hafta Irak muhalefeti ile gerçekleştirdikleri görüşmelerden Türkmen temsilcilerin dışlanmasını kınadılar. ABD koordinatörü Orhan Ketene ile Kanada koordinatörü Afşin Hürmüzlü''yü bu cesur ve asil davranışlarından, anlamlı protestolarından dolayı kutluyoruz.
Orhan ve Afşin beylerin imzası ile Başkan Yardımcısı Gore''a gönderilen mektupta, "ABD hükümetinin Irak muhalefet gruplarını birleştirme ve demokratik bir güce dönüştürme istek ve çabalarını anlıyoruz. Ancak Washington''da Irak Ulusal Kongresi ile yapılan toplantılardan Türkmen temsilcilerinin dışlanmasını, şiddetle kınıyoruz" denildi. Mektupta ayrıca Türkmenler''in Kürt ve Araplar''dan sonra en büyük üçüncü etnik topluluk olduğu belirtilerek, "Irak''taki zalim Saddam Hüseyin rejiminden en çok zararı Türkmenler gördü. Etnik ve kültürel soykırıma maruz kalıyorlar. Irak probleminin çözümünde, Türkmenler''in oynayacağı rol hayati derecede önemlidir" ifadelerine yer verildi. Muhalefet gruplarına da ''Türkmen katılımı olmadan, Irak probleminin çözülemeyeceği'' hatırlatmasında bulunuldu.
Kerkük''te süren ihanetler ve zulüm Irak''ta Türkmenler, 9 Kasım 1918''de Türk Ordusu''nun Musul''dan İngilizler''in tehdidi ile çekilmesinden beri, kendi kaderleriyle başbaşa bırakıldılar. Bölgedeki en az 900 yıldır sürüp gelen Türkmen varlığını yok etmek için başlatılan sinsi, zalim ve haince saldırılarla karşı karşıya kaldılar.
İngilizler''in kışkırtması ile 4 Mayıs 1924''te kendilerine uşaklık eden Süryaniler''e, Irak''ta ilk Türkmen katliamını yaptırdılar. Türkmenler''e karşı en vahşi ve en gaddar saldırı ise 14 Temmuz 1959 akşamı oldu. Baas Partisi''nin organizesi ile komünist Araplar ve Kürtçü çeteler, işbirliği içinde, önceden planlanmış, haince bir planla Türkmenler''e saldırdılar. Amaç; Kerkük''ün en aydın, yetişmiş Türkmen liderlerini yok edip, onları ''başsız'' bırakmaktı. Türkmenleri baskı ve zulüm ile korkutup kaçırmaktı. Türkmenleri sahip oldukları zengin petrol bölgelerinden uzaklaştırmaktı. Haince ve zalimce saldırılar, 3 gün 3 gece sürdü. Eşi görülmemiş bir terör uygulandı. İnsanlar diri diri, caddelerde sürüklendi. Üzerlerine benzin dökülerek, ailelerinin gözü önünde yakıldı. Elektrik direklerine asıldı. Vücutları aksi yöne giden araçlara bağlanarak parçalatıldı. Bir kısmı ise diri diri buldozerlerle çukurlara gömüldüler. Türkmenler''in yetiştirdiği en güzide evlatları, eşsiz liderleri Ata ve İhsan Hayrullahlar, Kasım Nefçiler, Selahaddin ve Mehmet Avcılar, Osman Hızırlar ve daha niceleri hunharca şehit edildiler.
İşte gelecek hafta 14 Temmuz, böylesine acılı bir yıldönümü. Iraklı Türkmen kardeşlerimize karşı ilgisizliğin her cephede sürmesi ise daha kahredici bir durum. Değerli Yavuz Bülent Bakiler ağabeyimizin aşağıdaki Kerkük Ağıtı''ndan alınmış mısraları ile aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle bir defa daha anıyoruz. Mübarek ruhlarına fatihalar gönderiyor; hâlâ oyunda oynaşta olanların artık ''titreyerek kendilerine gelmelerini'' Cenab-ı Hak''tan diliyoruz. Kerkük Ağıtı''ndan: Bir gece Kerkük''te vurdular beni/Geçti sokaklardan bir kızıl ordu/İslamı ve Türkü vuruyordu kurşunlar/Peygamber kabrinde ağlıyordu/ (..)
Vurdular mı Süleyman''ı arkadan/Yıktılar mı Taşköprü''yü bir gece/İçimde her sabah şimdi gizlice/Efkardır hasrettir durmadan akan/ (..)
Bir gömlek yaptırsam Bursa şalından Semerkant''tan nakış koysam üstüne/Bir şeyler getirsem dünden bugüne/Çeksem kılıcımı gümüş kınından/ (..)
Ses versem bir sabah Bozkurt sesine/Aksa yollarına içimdeki kan/Ya tutup kaldırsam sizi oradan/Ya düşsem toprağa erkekçesine/

