İşte gördünüz, 200 milyon Amerikalı seçmenden yarıdan az fazlası, 7 Kasım''da sandık başına gidip güya oy kullandılar. Seçimler bitti, ama ortada sonuç yok. Ortada ne seçilmiş bir başkan ne de ne zaman ne olacağını söyleyebilecek bir yetkili var.
Üstelik kilit eyalet Florida''da, resmi kesin sonuçların en erken 17 Kasım akşamı açıklanabileceği tahmininden başka belirli bir durum yok.. Peki, niye en erken 17 Kasım akşamı? Çünkü Florida''da, 17 Kasım''a kadar beklemek kanuni mecburiyet! Seçimin yapıldığı günden itibaren 10 gün daha, postadan denizaşırı oyların gelmesi bekleniyor. Dolayısı ile resmi sonuçların açıklanması en erken 17 Kasım akşamı, bekleme süresinin bitiminde olacak.
Olacak ama bu sürenin dolmasından sonra yapılacak resmi (muhtemelen oyların yeniden sayılması-Bush''un Gore''a nazaran daha önde olduğu ve seçimi kazandığı) açıklama, perdeyi kapatacak ve curcunayı durduracak mı?
Hayır! Aksine, itirazların ve mahkemeleşme sürecinin, fiilen başlamasını sağlayacak. Yani asıl curcuna 17 Kasım''dan sonra.. Neyse biz bu değme Hollywood komedi dizi ve filmlerini aratmayacak curcunanın bundan sonraki bölümlerini tahmini bırakalım. Bunun yerine aptal Amerikalılar''ın, zeki Türkler''den öncelikle öğrenmesi gerekenleri sıralayalım. Bir defa baştan belirtelim. Amerikalılar bizden çok geriler. Aramızda 7 saat zaman farkı var. Ayrıca bunu kapatmaları da imkansız. O halde boşuna zamanla falan yarışmaya kalkmanın ve bize yetişmeye çalışmanın bir alemi yok. 2 kere 2 eder dört; bizi asla yakalayamazlar!. Ama bizden, ''oy verme ve sayım işlerinin nasıl yapılacağını öğrenmekle'' işe başlayabilirler. ''Seçim sistemi ve kanunları nasıl olmalıdırın'' en son, en çağdaş versiyonlarını bizden alabilirler. Üstelik bizde hem alternatif bol, hem de seçim sistemi sürekli yenileniyor. Türkiye her seçime, globalleşmenin ve gelişmenin gereği olarak sistemini hep, ha babam durmadan yenileyerek ve değiştirerek giriyor.
Afedersiniz ne demek oluyor, ''dedelerinizin 200 yıllık anayasası ve seçim kanunu ile illa seçim yapmaktaki'' aptalca ısrar? Anayasaymış.. "Dedelerimizin bir bildiği var ki böyle yapmışlar. Bunu ne pahasına olursa olsun korumalıyızmış!" Kardeşim siz hangi çağda yaşıyorsunuz?
Açık oy gizli tasnif Hem sizin anayasa dediğiniz, sağdan say 3, soldan say 5, topu topu zaten 10-15 madde.. Hiç bununla yeni milenyumda yol alınabilir mi? Siz şükredin, 200 yıldır bu ''özgürlük'' palavrasından başka dediği bir şey olmayan o anayasanızla bugüne kadar kazasız, belasız, devrilmeden geldiğinize..
Ve, değiştiriverin artık bu tarihte kalmış özgürlüklerle dolu anayasanızı.. Sorun bize, söyleyelim size.. Bizde anayasaların en babaları, envai çeşidi var.. Biliyoruz siz biraz fazla özgürlük komplekslisisiniz, onun için bizdeki bol çeşitten, istediklerinizi seçin.. Ayrıca bizde neredeyse kahve köşelerini bile doldurmuş sayıdaki bol, dirayetli, çağdaş ve de pek, ama pek çok derin uzmanlarımızdan da, muhakkak ama muhakkak yararlanın.. Ayrıca ayıp değil mi? Bakın kaç gündür bütün dünyayı kendinize güldürüyorsunuz.. Yok oylar elle mi sayılmalı yoksa makineyle mi? Efendim, oy pusulaları kafa karıştırıyormuş. İnsanlar kulübeye oy atmaya girince nereyi ve nasıl işaretleyeceklerini bilmiyorlarmış.. Bu, nasıl tartışma, canım?. Madem öyle kafanız fazla çalışmıyor ve de çok çabuk karışıyor.. Alın size bizden, anlayabileceğiniz 1946 malı çok basit ve çok kesin neticeli bir sistem: Şeffaf mı şeffaf, yani ''çok çok açık oy ve çok gizli tasnif!'' Madem, ''oyun nasıl atılacağını'' bilmiyorsunuz, önce, birkaç güvenli ve derin adam yetiştirin. Bunlar icabında biraz güçlü ve de kuvvetli olsunlar.. Oy verecek vatandaşlarınız oylarını, bunların huzurunda ve burunlarına soka, soka; göstere, göstere kullansınlar..
Sonrası daha da basit.. Oylama bitince, hadi herkes kapı dışarı.. İçeride sadece oyun nasıl verileceğini daha önce bir güzel tarif eden ve vatandaşlara yardımcı olan derin görevliler kalır.. Kapılar kilitlenir.. Çevreyi de her ihtimale karşı, o ünlü FBI ajanları ile kuşatır ve kuş uçurtmaz hale getirdiniz mi, tamam! Artık gerisi, çocuk oyuncağı.. İcerideki derin görevliler, istedikleri gibi sayarlar..
Sayma tercihini de lütfen, bu fedakar derin görevlilere bırakın. İster elleri ile, ister ayakları, ya da makineler ile saysınlar.. Size ne?. Yeter ki biran evvel kimin kazandığını açıklasınlar..
Siz anayasaya ve insanların seçim hakkına değil, ''sonuca ve ne kadar çabuk açıklandığına'' bakın! Böylece, ''hâlâ seçilmiş bir başkanınız olmaması ayıbından'' bir an önce kurtulun, canım.. Tamam mı?
Size bu kıyağımızı, yani 1946 model armağanımızı da, ne olur asla unutmayınÖ Böyle yaparsanız, çok kolay ve de çok hızlı seçeceğiniz başkanlarınız, şimdiden hayırlı ve uğurlu olsun...

