Kaydet
a- | +A

"Ama bizim kiliselerimiz yok ki..." sözleri, Washington Büyükelçimiz Baki İlkin''e ait. Önceki gün ABD Kongresi''nde bir altkomitede sözde Ermeni soykırımı tasarısının görüşülmesinden az önce, Washington''daki Türk gazetecileri ile yaptığı sohbette, Büyükelçi İlkin böyle yakınıyordu. Büyükelçimiz yakınmasında yüzde yüz haklıydı. Zira Amerika''daki Ermeni asıllılar (diaspora), her aktivitelerini, Kilise''de ve çevresinde organize ediyorlar. Ermeniler için Kilise, sadece pazar günleri ayin için gidilen bir yer değil..

Aslına bakarsanız, Amerika''da pazar günleri kiliseye gitme oranı yüzde 30''larda bile değil. Ama önemli olan, kiliseye kayıtlı olmak ve aidat ödemek. Bu sebeple, kiliseler toplum hayatında, asla ikamesi mümkün olmayan bir role sahipler. Kayıtlı üyeleri ve vergiden muaf gelirleriyle, ''devlet içinde devlet'' gibi, bağımsız ve etkililer. Vaftizden cenazeye, evlenmeden ayine, siyasi ve bilimsel toplantılardan konser düzenlemeye ve eğitime kadar aklınıza gelebilecek her aktivite, kiliseler organizasyonu ile yapılabiliyor. Böyle olunca Amerika''daki ''Ermeni Diasporası''nın, Türkiye karşıtı her hareketi kiliselerinde organize etmelerinden daha tabii ne olabilir ki...

Ermeni Kilisesi Hastert''e bastırınca Zaten Ekim ortasında sona erecek bu yasama döneminde, sözkonusu tasarının yasalaşma şansı da, Ermeni Kiliseleri''nin ve bunlar etrafında örgütlenmiş Ermeni kuruluşların, Temsilciler Meclisi''nin Cumhuriyetçi Parti''den Başkanı Dennis Hastert''i, Glendale''de kendilerini ziyaret ettiği sırada doğdu.

Kıran kırana geçen ABD''deki hem başkanlık, hem de 435 üyeli Temsilciler Meclisi''nin yenilenmesi yarışında, Cumhuriyetçi Parti, ABD Kongresi''ndeki kılpayı üstünlüğünü devam ettirmek istiyor. Azınlıktaki Demokratlar da uzun bir aradan sonra, Kasım ayında Temsilciler Meclisi''nde tekrar çoğunluğu sağlamak için uğraşıyorlar.

Temsilciler Meclisi''nde çoğunluğu ele geçiren taraf, onlarca komite ve altkomite başkanlıklarına da sahip olacak. İşin püf noktası burası.

California gibi ABD''nin en büyük eyaletinden hiç değilse şu anda sahip oldukları milletvekillerini yeniden seçtirmek, Cumhuriyetçi Parti''nin meclis çoğunluğunu koruması için son derece önemli. California ise, Ermeniler''in en güçlü olduğu eyalet. Zaten Temsilciler Meclisi''nin Cumhuriyetçi Partili başkanı Dennis Hastert''i Glendale''e getirten ve Ermeniler''i kendi partisinin adaylarını desteklemeye çağıran çalışması bu yüzden.

Ne pazarlıklar yapıldı ki, Hastert buradaki konuşmasında, altkomitede bekleyen sözde soykırım tasarısını, ilgili bütün komitelerden geçirterek genel kurula getirtme sözü verdi. Aylardır altkomitede buzdolabındaki tasarı, bu bastırma ve pazarlık sebebiyle görüşüldü ve genel kurula gidecek proses başladı.

Kilise''nin diğer faaliyetleri Ermeni Kiliseleri ve bunlar etrafında örgütlenmiş cemaatların faaliyetleri bu kadarla sınırlı değil.. Kilise üyeleri kendilerine çalışacak adayların kampanyalarında çok aktif rol alıyorlar. Fon sağlıyor, propaganda ve seçim faaliyetlerine katkıda bulunuyorlar. Nitekim geçtiğimiz perşembe günü altkomitedeki görüşme sırasında, milletvekili Pallone açık açık, "Ben Amerikalı Ermenilerin (Diaspoarası''nın) temsilcisiyim." bile dedi. Ermeniler''in kilise çevresinde organize ettikleri Türkiye karşıtı faaliyetleri sadece bu tasarı ile sınırlı değil. Geçen eylül ayından itibaren, her iki partide ortaya çıkan 10''a yakın başkan aday adaylarına, yüzbinlerce kartpostal gondererek, ''sözde soykırımı seçim programına koymalarını'' talep ettiler. Sadece bu seçim yılında, 9 eyalette sözde soykırım iddiaları ile ilgili olarak mahalli kongre kararı ve resmi açıklama yayınlattılar. Ermeni Kiliseleri ve bunlar etrafında örgütlenmiş cemaatları son 25 yılda, ABD''nin 50 eyaletinden 24''ünde sözde soykırım iddiaları ile ilgili olarak yerel Kongre kararı veya mahalli hükümet açıklaması yayınlatmayı başardılar. Dahası bu eyaletlerin birçoğunda okul müfredat programlarına bile sözde soykırım iddialarını koydurdular.. Washington Büyükelçimiz Baki İlkin, "Bizim kiliselerimiz yok ki..." yakınmasında çok haklı..

Ama madalyonun bir de öbür yüzü bulunuyor. Evet bizim kiliselerimiz yok ama ABD''de binlerce cami var! Sayıları 7 milyona yaklaşan Amerikalı müslümanlar, bilhassa ilk defa bu seçim döneminde ''anahtar'' konuma geldiler. Her iki parti de, camiler ve islami dernek ile kuruluşların çevresinde ''fır'' dönüyorlar.. Amerika''daki camiler, müslümanlar, Osmanlı Diasporası, Türkiye''nin lobisi ve haklı davaları için, ''çok bakir'' bir potansiyel oluşturuyor. Bizim devletlü büyüklerimiz bu büyük bakir potansiyele el atmak isterler mi bilemiyoruz ama, bu muazzam potansiyeli Araplar''ın ve diğer İslam ülkelerinin nasıl kullandıklarını İnşallah bir başka yazıda anlatırız...