Kaydet
a- | +A

Başkan Clinton, Avrupa ve Rusya gezisinde. Buna bir anlamda veda ziyaretleri denebilir. Zira 6 ay sonra görevini, bu kasım ayında seçilecek yeni başkana bırakmaya hazırlanıyor.

Başkan Clinton''ın Avrupa gezisinin amacı, AB ile ABD ilişkilerini gözden geçirmek. Bu arada Avrupa''nın kendi güvenliği için ve özellikle yakın bölgedeki krizlerde elini taşın altına daha fazla koymasını sağlamak.. Bu konuda AB''nin işi NATO imkanları ile ve ''zahmetine değil nimetine ortak'' anlayışı ile kendi başına buyruk olarak geçiştirmek istemesinin tutarsızlığını Avrupalı dostlarına anlatmak.. Bir de Putin ile yapacağı görüşme öncesinde, Avrupalı müttefiklerle ''Rusya konusunda fikir teatisinde'' bulunmak.. Avrupa Birliği ile ABD arasındaki dev ticaret, muz ya da et savaşları gibi zaman zaman yaşanan birtakım pürüzlere rağmen artarak gelişiyor.

Zaten dünya ticareti, 160 ülkenin üye olduğu Dünya Ticaret Örgütü''nde (WTO) kurallara bağlanmış. ABD''nin ''esas belirleyici'' olduğu globalleşme böylece sağlanmış. Dolayısı ile bu cephede ABD''yi rahatsız eden çok önemli pürüzler veya halledilmeyecek problemler yok denebilir.

Clinton''ın uykularını kaçıran tehditler Ama ya dış politik gelişmeler ve dünyayı her an bir çatışma ya da savaşa sürükleyebilecek sıcak krizler?.. Afrika''sından Ortadoğu''ya, Balkanlar''dan Kafkaslar''a ve Uzak Doğu''ya kadar hemen her yerdeki etnik ve dini ihtilaflar, krizler ve çatışmalar? Uluslararası terör..

Nükleer ve biyolojik silahların, kontrol edilemeyecek güçlerin ve ülkelerin ellerine geçmesi.. Başkan Clinton bir seferinde, ''Kitlesel imha silahlarının yanlış ellere geçmesi, teröristlerin bunları kullanabilecek durumda olması, Beyaz Saray''da uykularımı kaçıran en önemli endişeler..'' demişti. Bilgisayarlardan yayılan virüslerle, bir küçücük tüp içinde taşınabilecek biyolojik kitlesel imha mikro organizmaların tehdidine nasıl kulak tıkanabılir?..

Teknoloji ve internet hem hızla gelişiyor; hem de herkesin ulaşabileceği derecede yaygınlaşıyor.. Ama bu gelişme, 21. yüzyılın en korkunç potansiyel tehdit unsurlarını da beraberinde getiriyor..

Bilgisayar korsanlarının ne derece büyük tehlike oluşturduğunun, artık sadece güvenlikçiler değil, işin içinde olan herkes dehşetle farkında..

Nükleer silahsızlanma gerçekleşebilecek mi? ABD yıllardır, Sovyet artığı nükleer silahların imhası ve azaltılması için Rusya''ya milyarlarca dolar ödüyor. Nükleer silahsızlanma anlaşmalarına imza koymaları için her ülkeye bastırıyor.

Her ne kadar kendisi bu anlaşmaları Kongre''den geçiremiyorsa da, bu tür tehlikelere karşı kendi koruma sistemini (ve tabii füzelerini de) muhafaza ve geliştirmeyi sürdürüyorsa da, Rusya''yı daha fazla kısıtlama ve mevcutları imha konusunda ikna etmeye çalışıyor.. Zaten Clinton''ın Rusya gezisinin ana amacı, 1972''de imzalanan Nükleer Balistik Füzeler Anlaşması''nı, günün şartlarına göre yeniden revize etmek. Önemli kısıtlamalara gidilmesini sağlamak.

Gerçi Rusya bunları kabul etmeye hazır; ama Putin, ABD Kongresi''nin tavrından ve Cumhuriyetçi başkan adayı George W Bush''un tekrar ''Yıldızlar Savaşı'' diye adlandırılan Reagan''ın projesine sıcak bakmasından fevkalade rahatsız.. Şimdi Başkan Clinton giderayak, Rusya''ya bu konuda istediği anlaşmaları imzalatmaya çabalıyor. Çeçenistan''daki soykırıma ve Kafkaslar ile Orta Asya''daki Rus yayılmacılığına karşı bu sebeple fazla sesini yükseltmiyor.

Ama bu geçici sessizlik ve Rusya''ya ödenecek ekstra milyar dolarlar, Putin''i ikna etmeye yetecek mi? Bunu zaman gösterecek.

Başkan Clinton, 8 yıllık döneminde ABD ekonomisinde gerçekleştirdiği şaha kalkmayı, Orta Doğu''ya barış getirmek, nükleer silahsızlanmayı devlere kabul ettirmek gibi dış politika başarıları ile süslemek istiyor. Orta Doğu barış süreci çıkmazda.. Clinton bu işin neticeye bağlandığını muhtemelen de göremeyecek.

Bakalım Rusya ile nükleer silahsızlanma konusunda ne kadar mesafe alacak? Bekleyelim, görelim..