Cumhuriyet tarihinin en büyük tabii afeti, hepimizi perişan etti. Deprem sonrasında, ''milletçe ne yaşamaya ne de ölmeye hazır olmadığımız'', bir kere daha bütün çıplaklığı ile ortaya çıktı. Cenabı Allah''ın takdirine elbette boynumuz kıldan ince. Ama, tedbirde ve ibret almada kusurlu olmayı sürdürüyoruz.
İnanılmaz bir vurdumduymazlık içindeyiz. Sorumsuzluk sanki hücrelerimize kadar işlemiş. Sadece zelzele gibi önceden tahmin edilemeyen afetlerle değil -İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Mikdat Kadıoğlu''nun da belirttiği gibi- fırtına, sel, hortum, yıldırım, sıcak hava dalgaları, kuraklık, don ve benzeri birçok önceden tahmini mümkün tabii felaketlerle karşı karşıya kaldığımızda da, çok ağır can ve mal kaybına uğruyoruz.
Tedbirsizlik ve ihmal sanki bizim için ekmek su gibi, ''olmazsa olmaz'' bir yaşam tarzı haline gelmiş.
Her gün onlarca cana mal olan trafik canavarına karşı duyarsızlığımız da, zaten bu iflah olmaz huylarımızın, sorumsuzluğumuzun ve vurdumduymazlığımızın eseri değil mi?
TEDBİRLİ OLMAK KADERİN GEREĞİ Gazetemiz Türkiye''nin 1970''li yıllarda her trafik kazası haberinin altına çerçeveli olarak gömdüğü şöyle bir uyarı sloganı vardı: "Vatandaş kaderde ne varsa o olur! Kaderde olanlar, bir sebeple yaratılır. Trafik kazalarında sebep dikkatsizliktir. Sebebe yapışmak, dikkat etmek lazımdır. Tedbir almak, kaderin bir icabıdır!" İhmalimizi dahi kadere yükleyerek bir başka sorumsuzluk ve cehalet davranışı ortaya koyduğumuzu gösteren, bundan daha güzel ve veciz bir mesaj olabilir mi, bilmiyorum.
Gerçekten, niye sebeplere yapışmakta ve gerekli tedbirleri almakta, sokaktaki en sade vatandaştan tepedeki en yüksek yetkilimize kadar ihmalkârız?
BİZE GÖRE HAVA CIVA İŞLER Amerika''ya tayin olduğumda, mahalli ve ulusal bütün televizyonlarda ilk haberin, çok detaylı hava ve yol durumu olduğunu gördüğümde çok şaşırmıştım. Hatta ''bunlar amma da aptal'' diye içimden geçirmiştim. Bana göre böylesine hava-cıva işlerle uğraşmalarını, doğrusu çok yadırgamıştım.
Daha sonra bunu bir yaşam tarzı haline getirdiklerini farkettim. Hatta sadece meteoroloji konusunda değil, hayatın her safhasındaki en küçük detaya kadar hazırlanmayı bir yaşam tarzı olarak benimsemiş durumda Amerikalılar... İşte son kasırga Bret öncesinde de olduğu gibi, gün sayarak, saat saat, dakika dakika, ''felakete hazır ve hazırlıklı'' beklediler. Her an düşünebildikleri bir başka tedbiri uygulamaya soktular. Vatandaş-yetkili-medya diyaloğu ile topyekûn hazırlıklarını sürdürdüler. Böylece tabii afetin yol açtığı mal ve can kaybını minimuma indirdiler. Yani bizim daima yaptığımız gibi, testi kırıldıktan sonra, havanda su dövmediler.
Bizim yaşadığımız Marmara Depremi''nden daha şiddetlisi, California''da oldu. Orada da mal ve can kaybı vardı. Ama bizimkiyle kıyaslanmayacak kadar azdı. Yaraları da derhal sarılabildi. Hazır ve hazırlıklı olduklarından, o dehşetli tabii afetin hem daha ağır faturasından kurtuldular; hem de hayatın en seri şekilde normale dönmesini sağladılar. San Francisco şehri de deprem kuşağında. Hatta değerli bilim adamı Prof. Dr. Metin Lokmanhekim Hoca''nın da belirttiği gibi, şehrin günde bilmem kaç kez sallandığı da oluyor. Ama o yüksek binalarda insanlar çalışmayı deprem anında bile sürdürüyorlar. Binaları depreme dayanıklı inşa etmekle kalmamışlar, ofislerdeki kütüphaneleri duvarlara zincirleyerek, sarsıntı anında devrilmelerinin bile önüne geçecek tedbirleri ihmal etmemişler.
Elbette bizim vurdumduymazlığımızın ve sorumsuzluğumuzun inanılmaz boyutlarda olmasını, ABD''deki hazır ve hazırlıklı olma ile kıyaslamıyorum. ''Deveye boynun neden eğri'' diye sorulduğunda, ''nerem doğru ki?'' cevabını verdiğini biliyorum. Ama artık bir şeylerimizi değiştirmenin zamanı çoktan gelmedi mi?
Amerika''da tedbir alan, sebeplere yapışan, hazır ve hazırlıklı olanlar, uzaydan gelmemişler. Olağanüstü insan da değiller. Üstelik 72 diyardan toplanmış bir insan mozayiğini, bu hale getirmişler.
Biz neden aynısını yapamayalım desem, çok aptallık mı etmiş olurum acaba?!. ................ Tel: (202) 737 7800 Faks: (202) 737-7509

