Kaydet
a- | +A

Ecevit''in ABD gezisinden sonra Kıbrıs konusunda çok ilginç gelişmeler yaşanıyor. ABD''li kaynaklar, Ecevit-Clinton görüşmesinde, Kıbrıs konusunda ''müşahhas ilerlemeler olduğunu'' ısrarla vurguluyorlar.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü James Rubin, "Şimdi Kıbrıs''ta nihai bir barış anlaşması fırsatı var. Bu konuda Türk ve Yunan hükümetleri ile son haftalarda detaylı çalışmalar içindeyiz. Bu süreci geliştirmek için ilgililerle görüşmelere de devam edeceğiz." açıklamasını yapıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı''ndan bir başka üst düzey yetkili, "Kıbrıs''ta çözüm için çok umutlu olduğunu" belirtiyor. Aynı yetkilinin, Ecevit-Clinton görüşmesinde Kıbrıs konusunda neler konuşulduğunu bildirmekten ısrarla kaçınıp, sadece konunun görüşüldüğünü vurgulamakla yetinmesi ise çok garip.

Ayrıca bu üst yetkili, "Taraflarla sürekli görüşmelerinizde gerçekten ''ortak noktalar'' buldunuz ve bunlar mı sizi böylesine ümitlendiriyor?" sorumuza, "çok ortak nokta var!" cevabını veriyor. Bunları açıklamıyor; ama, "umutlu olduğunu" tekrarlıyor.

DENKTAŞ''IN TEPKİSİ VE NAHİT PAŞA''NIN AÇIKLAMALARI Bu arada Başbakan Ecevit ABD''den döndükten sonra bir takım başka ilginç gelişmeler de oluyor. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ''baskı olursa istifa ederim'' meyanında bir açıklama yapıyor. Kısa bir süre önce Washington ve New York''u ziyaret ettiğinde Denktaş, "Ortamı hazırlanmadan yapılacak görüşmelerin fayda getirmeyeceğini, Ada''da iki ayrı devlet bulunduğunu ve bu iki devletin ''konfederasyonu'' konuşmak üzere görüşmelere çağrılması halinde masaya oturacağını", hem BM Genel Sekreteri''ne hem de görüştüğü ABD''li diğer yetkililere, açık seçik bildirmişti.

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, acaba bu kadar niye kızdı ve hatta ''istifa'' laflarını dahi teleffuz etti?

Öte yandan Harb Akademileri Komutanı Orgeneral Nahit Şenoğul, "Birçok sorun var. Ancak sorunların ağırlaşması taviz verilmesini gerektirmez. Örneğin Kıbrıs''ta Yunan görüşü istikametinde çözüm dayatan hiçbir yardımı, hiçbir işbirliğini kabul etmeyiz!" diyor.

Nahit Paşa, yüreklerimize su serpen bu "Kıbrıs''tan asla taviz vermeyiz!" açıklamasını, acaba niye yaptı? MGK Genel Sekreterliği bünyesindeki Milli Güvenlik Akademisi öğretim yılı açılış töreninde, hem de yazılı metnin dışına çıkarak bunları vurgulama gereğini niye duydu? Bütün bu gelişmeler, ortada birşeylerin döndüğünü gösteriyor. Endişelerin artmasına sebep oluyor. Açıkçası şimdi akıllarda takılı kalan soru şu: Ecevit''in ziyaretinden sonra, Kıbrıs konusunda acaba ne gibi ''müşahhas ilerlemeler'' oldu?

Gerçi Başbakan Ecevit, ''Türkiye''nin Kıbrıs politikasında bir değişiklik olmadığını'' açıkladı. Ayrıca KKTC Cumhurbaşkanı''na ve diğer yetkililere, gezisi ile ilgili bilgiler verdi. Ama, ABD''li yetkililerin yukarıda aktardığım beyanları ve çok umutlu görünmeleri, kapalı kapılar ardında konuşulanlar ile kamuoyuna yansıyanların arasında ''keskin farklılıklar'' olduğu endişelerini, bir türlü gidermiyor!

MASAYA NASIL OTURURUZ KKTC Dışişleri ve Savunma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu birkaç gündür Washington''daydı. Önceki gün New York''a geçen KKTC''li bakan Washington''da, Dışişleri Kıbrıs özel koordinatörü Thomas Weston da dahil olmak üzere ABD''li yetkililerle görüştü.

Bütün bu ilginç gelişmeleri, Washington Büromuzu ziyaret ettiğinde Tahsin Ertuğruloğlu''na aktarıyoruz. Kendisine son durumu ve intibalarını soruyoruz. Bakan, en çok ABD''li yetkililerin Ecevit''in gezisi sonrasında fevkalade ''umutlarının artmasına'' ve Kıbrıs konusunda ''müşahhas ilerlemeler olduğununa'' hayret ediyor.

Haklı Kıbrıs Davası''ndan asla taviz verilmeyeceğini ve baskılara boyun eğilmeyeceğini ifade eden KKTC''li Bakan, masaya nasıl oturacaklarını şöyle özetliyor: "Masaya oturan iki kişiden birisi hakkı olmadığı halde Kıbrıs Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyacak, diğeri ise azınlık lideri muamelesi görecek. Bu hiç olur mu? Bu oyuna gelmeyiz. Toplumsal eşitlikleri vurgulamanın zamanı çoktan geçti. Esas eşitlik 2 ayrı devletin varlığının anlaşılmasıdır, vurgulanmasıdır. Tek ada, 2 halk ve 2 ayrı egemen devlet varlığı kabul edilmeden yapılacak görüşmelerde biz yokuz!"

Başkan Clinton''ın Kıbrıs özel koordinatörü Alfred Moses gelecek hafta bölgeye gidiyor. Atina, Ankara ve Lefkoşa''da taraflarla görüşecek. Moses''in neler diyeceğini, ne götüreceğini ve niye bölgeye gittiğini göreceğiz. Ama Kıbrıs konusundaki gelişmeler o kadar hızlı ki, insanın başı dönüyor; midesi bulanıyor.

İnşallah endişelerimizde yanılırız.

Umarız 25 yıldır barış ve istikrar içinde olan Kıbrıs, yeni bir çıban başına ve patlamaya hazır bir bombaya dönüştürülmez!

İnşallah diyor; baskıyı iğrenç bir metod olarak kullananların, bir an önce basiretlerinin açılmasını ve gerçekleri görmesini diliyoruz.