Bölücübaşı Öcalan''ın hak ettiği idam cezasına çarptırılması, Türkiye düşmanlarını yeniden sahneye çıkardı. Karar ile ilgili tartışmalar ve PKK yanlılarının cılız protestoları artarak süreceğe benziyor. Ancak Öcalan''ın mahkumiyeti ve sonrasındaki gelişmeler, önemli bir gerçeği su yüzüne çıkardı. Bizzat eşkıyabaşının itirafları ve teröristi idamdan kurtarmak için kuyruğa girenler, yıllardır sürdürülen terörün ne kadar ''dış destekli olduğunu'' hiçbir şüpheye meydan bırakmayacak şekilde ortaya koydu.
Almanya''dan İtalya''ya ve yeryüzündeki her fitnenin ana imalatçısı İngiltere''den Yunanistan''a ve Fransa''ya kadar bir dizi ülke, bugüne kadar PKK''yı ve yardakçılarını, resmen ve alenen kullandılar. Her seferinde yok insan hakları ihlalleri, yok demokratikleşme, yok bilmem ne gibi birtakım zahiri gerekçelerle, Türkiye''ye açıktan cephe aldılar. Tavır koydular.
Zahiri gerekçeleri birer bahaneydi! Hepsinin müşterek asıl amaçlarının, Türkiye''ye taş koymak olduğunu, artık anlamayan kalmadı. Türkiye''nin 21. yüzyıla ve ilerilerine sarkan muhteşem potansiyelinden ürkenler daima, ülkemize karşı adı konmamış kirli ve örtülü bir savaşın içinde oldular. Bu kirli oyunlarında Öcalan eşkıyası da, Kürtler''i asla temsil edemeyeceği bizzat Kürtler tarafından vurgulanan terör örgütü PKK da ve PKK''ya resmen, alenen destek olacak kadar gözü dönmüş Yunanistan da, birer ''maşa ve piyon'' olarak kullanıldılar. Bu kirli oyun, Öcalan asılsa da, bir uygun kılıf bulunarak infazı geciktirilse veya durdurulsa da, şiddeti azalmadan sürecek.
Zira demokrasi, insan hakları, adalet, globalleşme vb evrensel değerler, güçlülerin çıkarları için kullanılan bir araç oldular. Bu istismar devam ettikçe, çifte standartlardan kurtulmak da asla mümkün görülmüyor.
ABD''NİN ALKIŞLANACAK TAVRI Öcalan kararı sonrasında ABD, resmi tavrını açık ve net olarak ortaya koydu. Dışişleri sözcüsü James Rubin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Öcalan bir teröristtir. Yargılanması sonuçlandı. Ama dosya henüz kapanmadı. Ölüm cezasına çarptırılması, tamamen Türk adli sistemi içinde gerçekleşti. PKK''nın terörist lideri, Türkiye''de DGM''de yargılandı. Verilen ölüm cezası otomatik olarak temyize gidecek. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''nde de karar görüşülebilir. Türkiye''nin insan hakları ve uluslararası standartlar konusunda taahhütleri ve sorumlulukları var. Türkiye''deki mahkeme medyanın, Avrupa Konseyi temsilcilerinin, BM insan hakları temsilcilerinin, diplomatların, insan hakları için çalışan grup temsilcilerinin serbestçe duruşmaları takibine izin verdi.
Her duruşmaya bizim elçiliğimizden ve diplomatik diğer misyondan izleyiciler katıldılar. Bizim görüşümüze göre, Öcalan duruşması usulüne uygun yapıldı. Her kesime; savunma avukatlarına ve Öcalan''ın bizzat kendisine serbestçe savunma hakları verildi. Savcılar serbestçe iddianamelerini sundular. Mağdur yakınları ve diğer müdahil kesimler serbestçe pozisyonlarını ifade ettiler. DGM Kanunu''nda 18 Haziran''da yapılan askeri hakimin yerini sivile bırakan değişikliği memnuniyetle karşılıyoruz. Avrupa Konseyi''nin 21 Haziran tarihli ön raporunda duruşmaların usulüne uygun yapıldığı belirtildi." ABD''YE GÖRE PKK''NIN
GERÇEK YÜZÜ Sözcü Rubin''in dışında yönetimden diğer yetkililer de benzer açıklamalar yaptılar. ABD''li yetkililer teröristbaşının yakalanması sonrasında da memnuniyetlerini dile getirmişlerdi. Beyaz Saray sözcüsü Joe Lockhart, "ABD''li yetkililerin bu terörist liderin yakalanmasından son derece memnun oldukları aşikardır" demişti. ABD Dışişleri Bakanlığı''ndan Şubat''ta yapılan açıklamada ise "Terör Örgütü elebaşının yakalanması ve adalet önüne çıkarılacak olması, memnuniyet vericidir. Uluslararası terörizmle mücadelede çok önemli bir adımdır." denilmişti. Zaten ABD, PKK''yı ''uluslararası bir terör örgütü'' olarak niteliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı''nın yayınladığı ''terör raporlarında'' PKK''ya ve kanlı eylemlerine geniş yer ayrılıyor. ABD ayrıca Türkiye''nin PKK ile mücadelesine büyük destek veriyor. Öcalan''ın Şam''dan çıkarılmasında etkili rol oynayan ABD, hem Rusya hem de İtalya nezdinde girişimlerde bulunarak, Öcalan''ın yargılanmak üzere Türkiye veya Almanya''ya verilmesini de istemişti. Öcalan''ın Kenya''da yakalanmasında da yardımı olmuştu. Bu arada Washington Post gazetesinde daha önce çıkan bir yazıda, Marksist PKK''nın 1984''ten beri Türkiye''nin Güneydoğu''sunda bir Kürt Devleti kurmak için kanlı eylemler yaptığı vurgulanarak şu görüşlere yer verilmişti: "Bu kanlı eylemlerin kurbanları arasında kadınlar, bebekler, yabancı turistler ve binlerce Kürt asıllı siviller vardı. Çok sayıda okullar ve fabrikalar yakıldı. Resmi binalar tahrip edildi."
ÇATLAK SESLER VE
YUNAN-ERMENİ LOBİLERİ Bölücübaşı Öcalan''a verilen idam kararını protesto için önceki gün ABD Kongresi''nin bahçesinde bir gösteri yapıdı. Gerçi gösteri fiyaskoyla sonuçlandı; ama ABD''deki çatlak sesleri ve PKK sempatizanlarının gerçek yüzünü bir defa daha ortaya koydu. Yunan ve Ermeni lobilerine yakınlığı ile bilinen PKK sempatizanı 2 Demokrat milletvekilinin de katıldığı gösteride hem Türkiye hem de ABD yönetimi şiddetle kınandı. Toplam 15 kişinin iştirak ettiği gösteri sırasında Demokrat Parti California milletvekili Bob Filner ile New Jersey milletvekili Frank Pallone birer konuşma yaptılar. Her iki temsilci de hem Türkiye''yi hem de ABD yönetimini suçlayarak Öcalan''ın idam edilmemesini istediler. Toplantı sırasında milletvekilleri ile PKK''nın ABD''deki propaganda faaliyetlerini yürüten AKIN (Amerikan Kürt Enformasyon Merkezi) isimli kuruluşun temsilcileri Kani Gulam ve Necmeddin Kerim''i, Yunan ve PKK lobisine yakınlığı ile bilinen Türk düşmanı Katlyn Porter takdim etti. Gösteri sırasında eski adalet bakanlarından Ramsey Clark ile Türkiye aleyhine her faaliyeti desteklemesi ile tanınan John Edward Porter da birer konuşma yaptılar. Konuşmacıların, hem Avrupa Konseyi''nin hem de ABD yönetiminin ''adil ve usulüne uygun yapıldı'' diye tanımladıkları Öcalan duruşmalarını, ''komedi, tiyatro ve şov'' olarak nitelemeleri dikkat çekti. Konuşmalardan sonra soru-cevap kısmında sorduğumuz "Madem Öcalan terörist değil o halde niye ABD Dışişleri Bakanlığı, yayınladığı terör raporunda PKK''yı en kanlı terör örgütü ve Öcalan''ı da terörist olarak tanımlıyor? ABD terörist Öcalan''ın yakalanmasına niye yardım etti?" Sorumuz, PKK yanlılarını çok kızdırdı. Temsilciler Meclisi üyesi Frank Pallone sorumuzu,"Bu, ABD''nin tarihi bir ayıbıdır. ABD yönetimi bu konuda Türkiye''ye baskı yapacağına, Türkiye''nin dümen suyunda gidiyor" şeklinde cevapladı. BASKILARA BOYUN
EĞİLECEK Mİ? Bundan sonra neler olur? Karar temyize gidecek. Temyiz idamı onaylarsa TBMM''ye gelecek. Temyiz''de ve TBMM''de gereğinin yapılacağından hiç kuşkumuz yok! Ancak Öcalan ile ilgili olarak Türkiye''ye yapılan baskılar giderek artacak. Ama Türkiye''nin, "Adalet mekanizmasının ve mahkemelerin bağımsız olduğunu, ülkemizde kanun hakimiyeti bulunduğunu" bütün dünyaya ispatlaması lazım.
Bu ise baskılara boyun eğerek birtakım zorlamalara girmekle olmaz. Aksine, idam kararının temyizi süratle sonuçlandırılmalı, TBMM''de acilen görüşülmesi sağlanmalı ve Cumhurbaşkanı''nın da TBMM''den çıkacak kararı beklemeden ve tereddütsüz imzasıyla, proses tamamlanmalıdır. İdamdan sonrası kuşkularına ve kompleksine gerek yok. ABD''de de idam cezası var. Her yıl onlarca suçlunun ölüm cezaları infaz ediliyor. Ceza suça karşılıktır. Suç varsa, ceza da olacaktır! Öcalan eşkıyasının cezasını şu veya bu şekilde hafifletmek, geciktirmek ya da sürüncemede bırakmak, sadece 65 milyon Türkü yaralamakla kalmayacak; ve fakat ülkemiz üzerinde hain emelleri olanları hem sevindirecek, hem de daha çok cesaretlendirecektir!

