Kaydet
a- | +A

Asrın canilerinden birisi olan bebek katili terörist başı Öcalan, artık adalet önünde. Sadece Türkiye''ye değil, insanlığa karşı da suçlu olarak tarihe geçecek olan bölücü eşkıya başı, gider ayak bile binbir ihanet ve hinoğluhinlik içinde.

Mahkemesi ile dünyayı ayağa kaldıracağını sanan bu adi terörist, acı gerçek ile yüz yüze gelince son kirli hesabının da tutmadığını anladı. Biraz şaşkınlık, biraz da yüzsüz bir pişkinlikle, ''canını kurtarma'' telaşına düşmüş görünüyor.

ANLAYANA NE BÜYÜK İBRET Bugüne kadar kendisini kimlerin ve nasıl kullandığını ''leş kargası gibi gaklayarak ve öterek'' bir bir açıklıyor. Anlayana ne büyük ibret...

Hani nerede o artık arkasını sıvazlayarak, onu kan içmeye ve masum canlar almaya yollayanlar? Hani nerede o insan hakları savunucuları? Hani nerede o ''Kürt davası'' yutturmacası ile Türkiye''ye yapmadığını komayan yandaşları ve destekçileri ülkeler?.. Niye şimdi sesleri çıkmıyor, çıkamıyor?

Öcalan yakalanınca telaşa kapılarak onu adaletten ve Türk hakimlerin elinden kurtaracaklarını sananların hesabı da tutmadı. Ne yapacaklarını şaşırdılar. Maskeleri inmeye başlayınca, 15 yıllık oyuncak ve maşalarını ibretlik kaderiyle baş başa bırakıp, yaptıklarını inkar ve örtme telaşına düştüler.

Dış basında yer alan haber ve yorumlarla, cılız tepkilerde, hep bu suçüstü yakalanmanın telaş ve korkusunun izleri var.

ÖZÜRLERİ KABAHATLARINDAN BÜYÜK Neymiş, mahkemesi adil olmayacakmış. Neymiş, o terörist değil, bir ''ayrılıkçı'' lider (!) miş... Mahkemesi göstermelikmiş. Mahkeme heyetinin içinde askeri hakim varmış. Duruşmalara Avrupa''dan ve bilmem nereden ''gözlemci (!)'' kabul edilmiyormuş... Birisi, 30 bin masumun katili de olsa, onu idama mahkum edecek mahkemeye, mahkeme denmezmiş...

Bu dava Türkiye için bir yol ayrımı imiş! Bakalım Türkiye terörist başını asmayarak, barış ve demokrasiye giden yolu seçebilecek miymiş. (Not: Zavallı geri kafalı Texaslılar... Son bir yılda 15''ten fazla katilin ölüm cezasını infaz edeceklerine bu çok bilmiş züppeleri dinleselerdi ve barış (!) yolunu seçselerdi ya.) Türkiye 30 bin kişinin kanının hesabını sormak yerine, bu katili affetmeli ve onunla işbirliğine girerek bu caniden istifade etmeliymiş...

Yerli yabancı 700 gazetecinin izlemek için akredite olduğu davada bulup bulabildikleri endişe ve suçlamalar bunlar... Hayret ama gerçek! Birdenbire Türkiye''ye sevgi duymaya başladılar. İnsan şaşırıp kalıyor. ''Ne de çok Türkiye''nin iyiliğini isteyen varmış'' demekten kendini alamıyor. DGM kanunu değiştirilerek heyete askeri hakim yerine sivili girerse, yani son oyuncakları da ellerinden alınırsa, bakalım ne yapacaklar?

Türk halkının, Kürt asıllılar da dahil yüzde 95''leri aşan kahir bir ekseriyetle, değil idamını onaylamaya Öcalan''ı kendi elleriyle lime lime doğramaya dahi hazır olduklarını bakalım ne zaman görecekler?

Son 15 yıldır bir tek idam cezasını onaylamayan TBMM''nin 550 üyesinin, mahkemenin verdiği idam cezasını hem de alkışlar içinde ''onayladığını'' görünce bakalım neler yumurtlayacaklar? Açıkçası ne Öcalan eşkıyasının duruşmalarını bir ucuz şova dönüştürme ne de yandaşlarının Türkiye''ye daha fazla çamur atma hesapları tutmadı. Hevesleri kursaklarında kaldı.

Asrın davası, 136 sayfalık iddianameyi hazırlayan iki savcıdan birisi olan Talat Salk''ın da işaret ettiği gibi, Türkiye için gerçekten iyi bir ''fırsat'' olacak. Türk halkının teröre ve bölücülere karşı verdiği destansal mücadelenin haklılığını ve gerekçelerini dünyaya bir defa daha gösterebilme fırsatı doğuracak...

Bakalım Batı, bu tarihi fırsatı kullanabilecek ve basit gerçeği görerek bugüne kadarki iğrenç hatalarından vazgeçecek mi? Bekleyelim; ömrü olanlar görecek!..