Kaydet
a- | +A

ABD Temsilciler Meclisi''ndeki Ermeni tasarısı ile Ortadoğu''daki son gelişmeler, bizim için iki acı gösterge oldu. Türkiye''nin yalnızlığı ya da dışlanmışlığı, bir defa daha tescillendi. Ayrıca karşı cephenin genişlediğini ortaya koydu. Hafta boyunca Washington''da, bu acı duruma dikkat çeken birbirinden ayrı ilginç olaylar yaşandı. The Washington Institute adlı düşünce kuruluşunun Türkiye uzmanı Musevi asıllı Alan Makovsky, Ermeni tasarısı ve Türk-Amerikan ilişkileri konusunda bir rapor yazdı. Amerikalı zenci dini lider Louis Farrakhan, "1 Milyon Aile Yürüyüşü" isimli açıkhava toplantısı sırasında yaptığı konuşmada, dünyadaki nefret ve düşmanlık üzerine örnekler verirken, ''Türkler''i Ermeniler''i yoketmeye yönelten acaba ne olmuştur?'' şeklinde kelalaka ve yanlış bir ifade kullandı. Öte yandan, Amerika İslami İlişkiler Konseyi CAIR, Amerikalı Müslüman seçmenlerin eğilimleri araştırmasının sonuçlarını açıkladı. CAIR''e göre, Amerikalı Müslümanların ilgi duyduğu dış olayların içinde, ''Türkiye'' yoktu! Ermeni tasarısından da habersizlerdi. Hafta içinde gerçekleşen bu Türkiye''yi ilgilendiren 3 ayrı olay, üzerinde uzun uzun düşünülmesini gerektiriyor. Zira her birinden alınacak bir yığın ibretler bulunuyor. Global bir köye dönüşen dünyadaki yalnızlığımızın -ki buna hesaba katılmıyoruz da denebilir- acı ipuçları bunlarda gizli.

Bunun yanında, Türkiye karşıtlarının niye her cephede artıyor olmasının sebeplerini ortaya koyuyor. Aynı gelişmeler ayrıca düşmanlarımızın, bize destek olabilecek kitle ve kuruluşlara, nasıl bizden önce ulaştıklarını da gösteriyor.

Ankara''nın fazla seçeneği yok Musevi asıllı Makovsky''nin raporundan başlayalım. Rapor, eğer Ermeni tasarısı geçerse, ''Türkiye''nin ABD''ye karşı uygulayabileceği fazla uygun karşı tedbirlerin bulunmadığını ve ayrıca her halükarda bunlardan Türkiye''nin zarar göreceğini'' ana fikir olarak vurguluyor. Makovsky''e göre Türk-Amerikan ilişkilerinin temelini gösteren gelişmeler son yıllarda şu seyri takip etmiş: -Türkiye''nin ABD''nin Irak politikalarından dolayı gördüğü zarar. -ABD''nin de bu zararı telafi için terör örgütü PKK''ya karşı çıkması. Türkiye''nin PKK ile mücadelesini desteklemesi. Ayrıca hem Türkiye''nin AB üyeliğini hem de Bakü-Ceyhan boru hattı projesine destek verip katkıda bulunması. Rapor, Türk-Amerikan stratejik müttefikliğinin işte ''bu çerçevede işlediğini'' ortaya koyuyor. Böyle olunca da "Türkiye''nin Ermeni tasarısı sebebiyle uygulayacağı karşı tedbirlerin pek fazla seçeneği yok. Zira Ankara''nın ancak iki önemli kozu var. Bunlar, ''Keşif Güç''ün süresinin uzatılmaması'' ve ''ABD''den silah alınmaması'' şeklinde olabilir." diyor. Makovsky''e göre, evet Amerikan şirketleri Türkiye''de bazı işlerini ve ihaleleri kaybedebilirler. Ama, TSK''nın modernizasyon projelerinin ABD teknolojisine dayalı olması, Türkiye''nin ABD''den silah almaktan vazgeçmeye pek yanaşmayacağı açık. Ayrıca Keşif Güç''ün süresinin uzatılmaması, ABD''nin kızgınlığını çeker. Keşif Güç durursa, Türkiye''nin ABD için jeostratejik önemi, o dakikada kesin olarak batar. Makovsky''nin vurguladığı bir diğer husus da, ''Ankara''nın gelecekte Washington''un desteğine daha fazla ihtiyaç duyduğunu'' bilmesi.

Farrakhan''ın densizliği Biliyorsunuz Farrakhan, ünlü bir zenci dini lider. Her ne kadar kuruluşunun ismi ''İslam Ümmeti'' ise de, ne inançlarının ne de ibadetlerinin, bizim bildiğimiz ve yaşadığımız Müslümanlıkla isim benzerliğinden başka bir ilgisi bulunmuyor. İşte bu Farrakhan şimdi kalkmış cehalet ve utanmazlıkla Hıristiyanların, İsevi Moon tarikatı mensuplarının ve bilumum İslam dışıların çoğunlukta olduğu bir ''zenci, gösteride, Ermeni soykırımını tanıyan ifadeler kullanıyor.

Farrakhan''ı Türkiye''de ağırlayan, elinden tutup cami cami gezdiren ve gönüllü reklamını yapan sayın Erbakan''a şimdi bir sorumuz var. Acaba zatı alileri, bu ''acaip dinli'' kardeşine, niye Ermeni konusunda 2 çift laf etmediler? Niye yaklaşan seçimlerde Amerikalı zenci seçmenler nezdinde, Ermeni lobisine karşı Türkiye için destek girişiminde bulunmadılar?

Bir soru da (FTAA)Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu''na ve (ATAA) Asamblesi''ne. Ne renk, ne kültür, ne dini motifler bakımından ''zerrece'' yakınlıkları bulunmayan siyahi Amerikalılar''a, Ermeniler''in gidip yalanlarını anlatır ve destek sağlarken, affedersiniz siz ne yapıyordunuz? CAIR''e ve sözkonusu araştırmasına gelince.. Amerikalı Müslüman seçmenin eğilimleri araştırmasının sonuçlarını açıklarken, Amerika İslami İlişkiler Konseyi CAIR''in haberleşme direktörü İbrahim Hooper''a, ''Niye Ermeni yalanlarına karşı Türkiye''ye destek olmadıkları'' sorusunu yönelttim. İbrahim Hooper, sorumu şöyle cevapladı: "Böyle bir meseleyi ilk defa sizden duydum. Beni bu konuda daha önce kimse aramadı ve bilgilendirmedi. Lütfen telefonlarımı, Türk-Amerikan derneklerine verin. Bizden bir talepleri olursa elbette kardeşlerimiz için elimizden geleni yaparız." Bu cevabı ilgililere duyuruyorum.

Bu arada küçük bir hatırlatma. Ermeni tasarısının sahiplerinden Michigan Demokrat milletvekili David Bonior, Amerika''daki Müslümanların hakları için çok gayret gösteren birisi. Al Gore''un birkaç gün önce çok methettiği Bonior, Arap lobisine ve CAIR''e çok yakın birisi. Demokrat Parti''nin de Temsilciler Meclisi''ndeki 2 numaralı yetkilisi.

Kendisiyle bugüne kadar bir diyaloğa girilmemesi ve CAIR gibi üzerinde baskı yapacak kuruluşların devreye sokulmaması ilginç ve düşündürücü değil mi?