Dünyanın her yerinde politika uğruna gerçekler saptırılabiliyor. İşin şaşırtıcı yanlarından biri girişimlerin ekonomik yönden güçlü, siyasal açıdan saygın ülkelerde de ortaya çıkmasıdır. Örneğin, Amerika''da Ermeni seçmenlerin yoğunlaştığı Kaliforniya Eyaleti''nden parlamentoya girmek isteyen bazı adaylar tarihi gerçekleri saptırmakta, daha önce yapılan bilimsel çalışmaları bir yana itmektedirler. Bu doğrultuda aralarında Bernad Levis''in, Stanford Show''un da bulunduğu 69 saygın bilim adamının imzaladığı deklarasyonu dikkate almamışlar, Osmanlı-Ermeni ilişkilerini kendi çıkarları için kullanmışlardır.
Ermenistan ekonomik batakta Sözde Ermeni soykırımı iddiaları kimseye fayda getirmeyecektir. Başta Ermenistan olmak üzere Türkiye, Amerika ve bölgedeki tüm ülkeler olumsuz yönde etkilenecektir. Bunun da ötesinde Ortadoğu''da yeni ticari ve finansal bağlantılar ortaya çıkacak, siyasal ilişkiler yeni bir görünüm alacaktır. Örneğin, Türkiye, Bakü-Ceyhan Hattı''nın durdurulması pahasına Yumurtalık Boru hattını açacak ve şimdiye değin sineye çektiği zararları asgariye indirmeye uğraşacaktır. Unutmayalım ki, Türkiye, Körfez''de sağlanacak barış uğruna 60 milyar dolarlık zarara katlanmış, bunun sosyo-ekonomik bedelini fazlasıyla ödemişse de karşılığını ne Batı''dan ne de Körfez ülkelerinden alabilmiştir. Birçok Ermeni''nin de itiraf ettiği gibi sözde soykırım iddialarını sürekli gündeme getirmek isteyenler, Ermenistan halkının yararına değil zararına çalışmaktadır. Zira Ermenistan''ın ekonomik ve siyasi baskılara katlanacak gücü kalmamıştır. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 4 milyonluk Ermenistan''da yaşam çekilmez boyutlara ulaşmıştır. Bir tarım ülkesi olmasına karşın yediği ekmeğin yarıdan fazlasını ithal etmek zorunda kalan, denize kıyısı olmaması nedeniyle mal giriş-çıkışları komşu ülkelerin iyi niyetine bağlı olan bu ülkede fert başına düşen mili gelir 460 doların üstüne çıkmamıştır. Karabağ''ın işgaliyle uluslararası sorunların da merkezi haline dönüşen Ermenistan, maliyeti yüksek askeri harcamalara yönelerek finansal batağa saplanmıştır. İşsizlik oranı % 40''lara dayanmış, gıda tüketimi yönünden dünyanın en geri ülkeleri arasında yer almaya başlamıştır. Bu gerçeklere karşın Ermeni tezinisavunan Amerika''daki ve Avrupa''daki zenginler, ellerini ceplerine atmamışlardır. Geçen yıl Ermenistan''a giren dış kaynakların toplamı 100 milyon doları bulmamıştır.
Türkiye ne yapmalı? Türkiye, özellikle son 10 yılda Ermenistan''a çok olumlu yaklaşımlar sergilemiş, tüm itirazlara karşın Karadeniz İşbirliği Teşkilatı''na üye olmasını sağlamıştır. Buna ilaveten ithalatına ve ihracatına yardımcı olmuş, ancak bu iyi niyetli çalışmalarını dünya kamuoyuna duyuramamıştır. Üzülerek belirtmek isteriz ki, yıllardır sürüp giden Ermeni soykırımı iddiasını yok edecek somut belgeleri ortaya çıkartmakta ve bunları uluslararası bir jüriye teslim ederek bağımsız bir raporun hazırlanması hususunda geç kaldık. Ümidimiz bu yönde somut girişimlerin bir an evvel başlatılması, Amerika''da ve Avrupa''da lobi faaliyetlerine hız verilmesi ve Batı dünyasının daha iyi aydınlatılmasıdır. Haklı davamızda masa başında haksız bir duruma düşmemek için gerçekleri bilerek, bir plan doğrultusunda derhal çalışmaya başlamalıyız. Başarılı sonuç alabilmek için de resmi organların yanı sıra gönüllü kuruluşların seferber edilmesi yararlı olacaktır. Aksi halde bir süre sonra tazminat davaları ve toprak talepleri gibi ulusal reaksiyonlara sebebiyet verecek, bölgesel dengeleri altüst edecek yeni problemlerle karşılaşabiliriz.

