Türkiye, 56 ülkeyi bünyesinde toplayan İslam Konferansı Örgütü''nün en önemli üyelerinden biri olmanın yanısıra bu kuruluşa bağlı temel organların çalışmalarını her yönden desteklemektedir. Cumhurbaşkanımız, İslam Ülkeleri Ekonomik ve Ticari Daimi Komitesi''nin (İSEDAK) Başkanlığını yapmaktadır. Bu komitenin merkezi Ankara''da olup her yıl İslam dünyasındaki ekonomiden ve maliyeden sorumlu bakanları biraraya getirmekte, özellikle ticari ilişkilerin geliştirilmesi hususunda hiçbir masraftan kaçınmamaktadır.
İKÖ 27. Dışişleri Toplantısı''nda Genel Sekreterlik makamının, diplomatik oyunlarla Faslı Abdelouhed Belkziz''e kaptırılması ülkemiz açısından büyük zaman ve kaynak israfı olarak kabul edilmelidir. Türkiye''nin adaylığının gündeme geldiği bir sırada Arap dünyasının temsilcisi olarak Fas''ın ikinci defa sahneye çıkması, kendi isteğinden çok bir grup ülkenin düşünce ve olaylara yaklaşım tarzını yansıtmaktadır. Gelenekler ve kurallar olağanüstü durumların dışında bir ülkenin üst üste iki defa aday gösterilemeyeceğini kanıtlamaktadır. Bu gerçek bilinirken son 6 ayda bu satırların yazarı dahil çok sayıda uzmanın konuyu ele alan, yol gösterici önerilerine karşın zamanında girişimler yapılmamış, herşey son 15 güne bırakılmıştır. Özellikle adayımız kıymetli diplomat ve teknokrat Yaşar Yakış''ın, İKÖ''nün içinde bulunmuş olduğu hantal yapısından kurtulabilmesi, yeniliklere açık çağdaş bir kuruluş haline dönüştürebilmesi için büyük bir şans olduğu yeterince anlatılamamıştır. Bunun yanısıra Asya grubunun tümünün desteğini alabilmek için Bangladeş''in adaylıktan çekilmesi hususunda etkin pazarlığın yapılmaması, Batı Afrika ülkeleri ve Latin Amerika''daki yeni üyelerle sıcak diyaloğun kurulamaması da yenilgiyi hazırlayan sebeplerden birkaçıdır. Türkiye''nin böylesine bir şansı elde edebilmesi için 4 yıl daha beklemesi gerekmektedir. Şimdi yetkililerimize düşen gelişmelerden ders almak, geleceğe yönelik gerçekçi hedefleri belirlemek ve çok sayıda Türk uzmanını uluslararası kuruluşlara yerleştirebilmek için yoğun çalışmalar yapmaktır.

