Üretimde ve hizmet sektöründe son teknolojilerin kullanılması, iletişim ve bilgisayar alanındaki yeni buluşlar, internet ticaretinin hızla artışına neden olmuş, uluslararası ekonomik ve finansal yapıları da değiştirmiştir. Yoğun rekabet şartları, şirketleri birleşerek büyümeye itmektedir. Bu nedenle hemen her alanda ölçek artışı ön plana çıkmıştır. Dünya Ticaret Örgütü''nün kuralları da yeni ekonomik düzenin benimsenmesine ve yayılmasına imkan tanımıştır. Böylece daha fazla mal ve hizmeti daha kaliteli ve daha ucuz üreten kuruluşlar büyük avantajlar elde etmeye başlamışlardır. Günümüzde Dünya ticaretinin ve finans sektörünün dörtte üçünün 1000 büyük firma ve 1000 büyük banka tarafından kontrol altında tutulması boşuna değildir.
Önemli toplantılar Yeni koşullar altında istihdam, yoğun üretim teknolojisine dayanan küçük ve orta ölçekli işletmelerin başarı şansı gittikçe azalmaktadır. Bu durum başta 56 ülkenin üye olduğu İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) olmak üzere gelişmekte olan ülkeleri yakından ilgilendirmektedir. Konu, 9-11 Mayıs tarihleri arasında çalışmalarını İstanbul''da sessiz sedasız tamamlayan İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) toplantılarında ele alınmış ve 21-22 Mayıs''ta Abu Dabi''de yapılacak toplantıda da küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansal sorunlarının tartışılacağı belirtilmiştir.
Dış kaynak imkanları Türkiye, kendi kuruluşları arasında koordinasyon kuramamanın, ilgili müesseseleri dış dünyadaki imkanlardan haberdar etmemenin, ekonomik ve mali bedelini fazlasıyla ödemektedir. Örneğin, 500 milyon dolara yakın para yatırdığımız İslam Kalkınma Bankası (İKB), küçük ve orta ölçekli firmaların projelerine özel bir fon ayırırken başta KOSGEB olmak üzere ilgilenmesi gereken kuruluşlarımız bu tür imkanlardan haber edilmemektedir. Abu Dabi''de İslam Dünyası''nın finans temsilcilerini bir araya getirecek "Küreselleşme ve Liberalleşme Ortamında Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Arasındaki Güç Birliği Oluşumu" konferansı, Türkiye açısından fevkalade önemlidir. Buna karşın, ülkemizdeki müteşebbislerin sesini duyuracak, onlara mali imkanlar sağlayacak etkin girişimlerin yapılmaması, işin sadece formalite yönleriyle ilgilenilmesi, ülke kaynaklarının israfı anlamına gelmektedir. TOBB, İSO, İTO, KOSGEB, TÜSİAD, MÜSİAD gibi kuruluşlar çeşitli bakanlıklardaki gündemleri yakından takip etmeli, ilgili toplantılara mutlaka temsilci göndermelidirler. Doğru zamanda doğru politikaların uygulanmaması sonucu birkaç milyon dolar için Dünya Bankası''na ve Avrupa Yatırım Bankası''na gereksiz yere muhtaç olmakta, hem imaj hem de zaman kaybına uğramaktayız. Abu Dabi ve benzeri toplantılar bizim için kaçırılmayacak fırsatlardır. Bundan böyle, yapacağımız işlerden biri, İslam Konferansı Teşkilatı''na, İslam Kalkınma Bankası üst düzey yönetimine, kendi uzmanlarımızı yerleştirmeye hız vermek, onlardan yararlanmayı ön plana almaktır. İKT''ye ve İKB''ye bizim onda birimiz kadar kaynak ayırmayan, buna karşılık, birkaç misli yarar sağlayan devletlerin politikasını araştırmalıyız. Üzülerek belirtmemiz gerekir ki, Mısır''dan, Pakistan''dan hatta Bangladeş''ten öğreneceklerimiz var.

