Bu hafta, AGİT''le ilgili önemli bazı şeylere temas etmek istiyordum. Ancak Düzce depremi Türkiye''nin olduğu gibi, benim de gündemimi değiştirdi.
17 Ağustos İzmit depreminin ardından gelen, yüzlerce artçılarla yatıp kalkıyoruz. Böyle devam ederken, 12 Kasım''daki Düzce depremi ile, yine çok üzüldük. Her iki depremde vefat eden kardeşlerimize rahmetler, yaralılarına acil şifalar, geride kalanlarına da sabırlar diliyorum. Milletimize geçmiş olsun.
İzmit zelzelesinde, enkaz kaldırmadaki yaşadığımız hataların bir çoğu, Düzce''de yaşanmadı. İzmit depremi bölgesini bir hafta kadar gezmiştim. Birçok vefatların ilk üç gün içinde olduğunu acılarla öğrenmiştim.
Düzce''de bu ilk müdahale pek çabuk yapılmıştır. Dağları yerinden oynatan bu şiddetli harekette, can kaybımız daha çok olmadıysa; bunun sebebi erken ve yoğun müdahaledir.
Bilhassa silahlı kuvvetlerimizin reaksiyon süresi çok kısa olmuştur. Ordumuzun komuta kademesi, birlikleri ile birlikte yarım saat gibi bir sürede deprem bölgesine intikal etmiştir.
Genelkurmay Başkanı Sayın Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu, K.K.K. Org. Sayın Atilla Ateş, J. Gnl. K. Org. Sayın Rasim Betir ve K.K.K. Kur. Başk. Org. Sayın Necdet Timur''un, halkımızın yardımına koşturmaları, milletimize acılarını unutturmuştur. Bazı millet düşmanlarının, silahlı kuvvetler aleyhinde yapacakları yalan balonunu patlatmış ve söndürmüştür.
Kendilerine ve silah arkadaşlarına aziz milletimiz adına teşekkürlerimizi arz ederiz. Bu son hadise göstermiştir ki, böyle tabii afet kabilinden olan hadiselerde, kurtarma faaliyetlerinin sorumluluğu Silahlı Kuvvetlerimize verilmelidir. Bunun için olağanüstü hal ilanı gibi fevkalade bir tedbire lüzum da yoktur.
Bölgenin en büyük komutanı, bütün devlet kuruluşlarını emrine alabilmelidir. Emniyet ve asayiş planları buna göre derhal düzenlenmelidir. Her yerde idari reakisyonu yüksek bir vali bulunmayabilir. Ama askerin işi bu seri davranışlardır.
Bolu Valisi Sayın Nusret Miroğlu''nun çalışkanlığı ve üstün gayreti halkımızın acılarını hafifletmiştir.
Eğer Düzce''ye bir düşman bombardımanı olsaydı, bugünkünden çok daha az bina yıkılırdı. Askerin emir kumanda düzeni her işin üstesinden gelmeye uygundur ve yeterlidir. Ordumuz, devlet kuruluşları içinde, yirmi dört saat esasına göre mesai yapan tek kuruluştur. Hizmet hiç durmaz.
Bugün Silahlı Kuvvetlerin yönetimindeki çadır kentlerin nizam intizamı, gözler önündedir.
Ordu, bizim ordumuzdur. Bütün mensupları da bu milletin öz evladıdır. Canını bu uğurda vermeye and içmiş kahramanlardır.
Şu anda halkın yaptığı yardımların tek elden dağıtılması, ihtiyaç sahiplerine daha kolay ulaşmasını sağlayacaktır. Bu kargaşa önlenmelidir.
İzmit depreminden beri bütün komutanlar, çadırlarda gecelemektedir.
Hükümet üyelerinin de bu bölgede gecelemeleri ve hatta Bakanlar Kurulu''nun İzmit veya Adapazarı''nda çadırda faaliyet göstermesi, toplantılar yapması bana göre pek lüzumlu idi. Birkaç sayın bakana bunu şifahen hatırlattım. Ama dinleyen olmadı.
Gecikilmiş değildir. Sayın Başbakan tecrübeli ve fedakâr bir politikacıdır.. Kış, soğuk demeden, bir ay Bakanlar Kurulu''nu deprem bölgesinde toplamalıdır.
Karadan gemi idare olunmaz.
Adapazarı ve Gölcük''te depremden sonra, birkaç binanın yıkılmasında, çökertilmesinde can kayıpları oldu. Yazıklar olsun.
1906''daki San Fransisco depreminde, hasarlı binalar, içinde insan olmadığına kanaat getirilince, yirmi dört saat içinde dinamitlenerek yıktırıldı. Böyle bir enkaz kazası yaşamadılar. Dozer, vinç ve grayder gibi makinalarla, halatlar atarak yıkım yanlıştır. Küçük tahrip kalıpları ile gerekli tedbirler alınarak; hemen yıkıma geçmeli ve bitirilmelidir.
Böyle yapılmazsa, artçı küçük şoklarda bile can zayiatı olur.
Kriz masaları disipline alınmalıdır. Eğer bu masalara, daha önce vatandaşa "bugün git yarın gel"cileri koyarsanız, ki maalesef bugün böyledir. Adı kriz masası. Vatandaşın derdini çözmek yerine, onları krize sokmaktadır. Bu masalarda olaylara olumlu yaklaşan, müşfik ve hatta pek dürüst kişileri koymaya özen gösterilmelidir.
İnşaatların kontrol mühendisliği müessesesi derhal ıslah edilmelidir. İçişleri Bakanımız Sayın Sadettin Tantan''dan, onun icraatçılığından, bunu acilen beklemekteyiz. İnşaatın yerini bilmeyen bir kontrol mühendisinin imzaladığı olumlu raporlar, onları katil durumuna sokmaktadır. Üç ay geçti halen örnek bir cezalandırma göremedik.
Anlaşılıyor ki kanunlarda büyük boşluklar var. Hakimlerimiz onları mahkûm edecek açık kanun maddelerine ihtiyaç duymaktadır. Korkarım ki; bu suçluların bir kısmı, yurdun başka bölgelerinde, şu anda yeni yeni inşaatlar yapmaktadır.
Devlet kimseye yaptığını yanına bırakmamalıdır.
Tekrar Silahlı Kuvvetlerimizin gayret ve fedakârlıklarına takdirlerimi bildiririm.

