Gelin bugün Ermeni iftiralarına bir başka açıdan bakalım.Ermenilerin Soy kırım iddialarına SÖZDE ifadesi ekliyoruz. Yanlış. Buna Ermeni iftiraları desek daha yerinde olur. Son hafta yapılan konuşmalarda Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Sayın Hüseyin Kıvrıkoğlu, bu meselenin tamamen yanlış esaslara dayandırıldığını ifade etti.
MGK''nın Eylül toplantısı bildirisinde ise, son gelişmelerin esefle karşılandığı ve bu çalışmaların kimseye faydası dokunmaz ifadesi kullanıldı. Bu iki tavır bütün dünya için çok mühimdir. Türkiyenin sabrı bir yere kadardır.
Şu anda Ermenilerin yurdundan sürdüğü binlerce Karabağlı aile, yurtlarından kovulmuş, aç, bîilaç ve çaresiz, kelimenin tam manası ile sürünürken, ABD Temsilciler Meclisi, seksenbeş yıllık yalan harmanlarını savuruyor.
Çeçenistan''da binlerce Türk, Rus roketleri ile yıkılan evlerinden dağlara kaçarken, Amerika seyrediyor. Guatemala''da sokak ortasında insanların, yarım metreden kafalarına sıkılan kurşunlar, bütün dünya televizyonlarından gösterilirken ABD''den tıs yok. YAZIKLAR OLSUN! Onlara göre, oy vereceklere şirin görünmek insanlıktır, demokrasidir.
Bakın şimdi Türkler Ermenilere tarihte neler yapmış:
Tarih 5 Ocak 1832, yer İstanbul''da Ermeni Amira Harutyun Bezciyan''ın evi. Bütün Ermeni ileri gelenleri bir toplantı yaparlar. Konuşmaya, her Ermeni, Osmanlı devletine dua ile başlar. Yedikule ile Kazlıçeşme arasındaki, Leblebici Bostanları denilen bölgede, Ermeniler için bir hastane kurulmasına, o gece karar verilir.
Bezciyan durumu Patrik Stephanosa bildirir. Ermeni Patriği Sultan İkinci Mahmut Hana ricasını iletince derhal izin verilir. Arazi onlara bağışlanır. Bezciyan 1825-1834 arasında Padişahın en yakın müşaviridir.
İznik Çulha fabrikası kurucusu Dadyan''ın ricası ile bu Hastaneye, Hazinei Amireden günlük et ve ekmek tahsisatı fermanı verilir. Tam ALTMIŞDOKUZ SENE, yani 1914''e kadar bu devam eder. Günlük 30 okka yani 40 kg. et ve 200 okka yani 250 kg. ekmek, bu günün hesabı ile yıllık yüz milyarlık yardım.
Ayrıca Hastane için bir vakıf kurulur. Surp Pırgiç Ermeni hastanesi vakfı. Bu vakfa devlet, sigara sarma kağıdı, Peşkir (havlu), hatta silah imaline izin verir. Sadece sigara kağıdından 1902 senesinde vakfın kârı 35.000 liradır. Bir lira o zamanlar 9 gr''lık altın demektir. Yani her biri 55 milyonluk 35.000 lira, bugünün hesabı ile 2 trilyon lira.
Bugün Türkiye''nin özel ve resmi, yıllık geliri 2 tirilyonu geçen kaç vakfı vardır. Bunlar sadece sigara kağıdından elde edileni.
Silah imal müsaadesiyle imal edilen silahları, gün gelmiş, 1895''te, Kadırga''daki Anarşist Ermeniler, Osmanlı sarayını basmak için kullanmışlardır...
Türkler Ermenilere böyle hoş görülü davranırken, neden birden bire soy kırmaya kalksın. Zaten iftira ama, böyle iyilik yaparken, davranışta bir değişiklik olsa bile, bunu karşı tarafın DÖNEKLİĞİNDE aramalıdır.
O dönemde Amerika Birleşik Devletleri, çöldeki isyancılarla savaşabilmek için Türkiye''den askeri yardım talep etti. Hem de bu yardım otuz adet DEVE. Türk devleti bu yardımı seve seve yaptı. Ve Amerika Cumhurbaşkanı resmi teşekkür yazısı gönderdi.
İŞTE BUGÜN ABD Temsilciler Meclisi, 170 sene önceki bir yardıma TEŞEKKÜR kabilinden Türklerin aleyhine bir iftiraya kucak açıyor, parmak kaldırıyor.
ABD''nin bu yanlışı ilk değildir. 1863''te ABD dışındaki ilk kolejini İstanbul''da açtılar. Malum Robert Kolej. Başına 23 seneden beri Osmanlı ülkesinde din yayıcı, misyoner olarak bulunan bir keşiş olan Cyrus Hamilton''u getirdi.
Bu kolej kırk yıl yani 1901/1902 öğretim yılına kadar eğitime tek Türk öğrenci almadı.
İşte size 1863-1902 yılları arası bu koleje alınan 8959 öğrencinin milliyet dökümü:
2729 Ermeni, 2437 Rum, 1971 Bulgar, 1427 Avrupalılardan alındı. Türk öğrenci sıfır.
Buradan mezun olan Ermeni ve Bulgarların büyük bir kısmı, İngiliz gizli servisinde görev aldı. Kalanları ise Bulgar isyanını hazırlayıp, Balkan Harbinde Çatalca''ya kadar gelen Bulgar ordusuna komuta ettiler.
Bunun dahası var ama bize ayrılan sütuna bu hafta sığmadı. İleriki günlerde kısmetse yazacağım.
Hadi bakalım ABD temsilcileri; eller şakağa gitsin. Temsilciler için özeleştiri yani bize göre VİCDAN MUHASEBESİ yapma zamanıdır.

