Hayır. Bu görünüşte bir duraklamadır. Hatta onlar için bir dinlenme, bir soluklanmadır. Yeni yeni oyunlarla çok kısa zaman sonra karşımıza dikileceklerdir. ABD, Irak''a gönderdiğimiz iki uçak için bu işi desteklemekten vazgeçmedi. Türkiye''nin bu konuda son zamanlardaki siyaseti, Devlete yaraşır şekilde, içten ve derinden bir yol takip etmiştir. Önce Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet Sezer, ABD''deki konuşmasında, "bu işi tarihçilere bırakalım" dediğinde, bazı kalemler bunu korkaklığa yormuşlardı. Halbuki ne güzel bir atasözümüz vardır: "Yumuşak atın tekmesi sert olur." Öyle de oldu. Ardından, Başbakan Sayın Bülent Ecevit "ABD ile dostluğumuzun istemeyerek zarar göreceğini" beyan etti. O da yılların politika ustalığını sergiledi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral sayın Hüseyin Kıvrıkoğlu bu kargaşaya son noktayı koydu. Yani Amerika''ya yapacağı Resmi ziyareti iptal etti. Her üç devlet büyüğü de engin tecrübeleri ile Batının anlayacağı dili konuşmaya başlayınca "Hoşafın yağı kesildi."... "Ve Başkan Clinton, Temslciler Meclisi Başkanı''na mektup yazmaya mecbur" oldu. Zor oyunu bozdu. İşte bütün Batı devletlerinin anladığı dil budur. Onlar masaya yumruk vurmaktan anlarlar. Ancak iş burada bitmedi. Daşnak komitacıları usanmadan her fırsatta bu işi kurcalayacaklardır. Zira onlar da inanıyor ki; Türkler ne o zaman ne başka bir devirde "soykırım" yapmadılar. Onların istekleri Türkiye''nin doğusunda, Ağrı Dağı merkezli bir Ermenistan''dır. Yani Toprak bekliyorlar. Gönül yaz ortasında Erciyes''ten kar umar... Bundan sonra Türkiye''nin takip edeceği yol şöyle olmalıdır: 1-Bütün görsel, yazılı, sesli yayın organlarında Ermeni meselesi tarihi gerçeklere uygun olarak işlenmelidir. Millet gerçeği görmeli, anlamalıdır. 2 -Başta Atatürk Türk Tarih Kurumu (Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu dahil) birçok resmi Kurum, en az bir yıl sürecek, panel, sempozyum ve konferanslar tertiplemeli, sergiler açmalıdır. 3 -İstedikleri birçok konuda, çok başarılı toplantı ve çalışmalar düzenleyen Büyükşehir Belediyeleri, Ermeni meselesi ile ilgili birçok toplantı ve ödüllü yarışmalar düzenlemeli. Mesela İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, pekala başı çekebilir. 4 -Türkiye Büyük Millet Meclisi''nin yeni Başkanı sayın Ömer İzgi özlenen bir çalışma başlattı. Ancak kapsamı dar görünüyor. Milletlerarası bir tarihçiler komisyonu, Davet yoluyla kurulmalı. Ermenistan, Bulgaristan, Makedonya, İstanbul Osmanlı arşivleri, İngiltere, Fransa ve Rusya arşivlerinde dürüst bir arşiv çalışması yaptırılıp; sonuçları on yabancı dilde yayınlanmalıdır. 5 -Milli Eğitim Bakanlığı bu meseleyi, her derecedeki ders kitaplarına dahil ettirmelidir. Herhalde tarih kitaplarında Etiler''i, Asurlar''ı, Lidya ve Frigyalılar''ı, okutup ezberletmekten milli çıkarlarımız bakımından bu önde gelir. Ermeni meselesinde, milletimizi bilgilendirmek, inandırmak yani milleti bu meselenin sahibi yapmak lazım. Herkes elindeki belge ve bilgiyi bir merkeze göndermeli. 24 Nisan 2001 tarihinde Ermeniler, dünyanın birçok yerinde nümayişlere hazırlanıyorlar. Günlerce soykırım yalanıyla Türkiye''ye lanet yağdıracaklar.
6 -Bu yalancılara hoşgörü ile bakan devletlerle ticari ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz. Zira Türkiye''nin ithalatının yüzde yüze yakın kısmı, Ermeniler''e göz kırpan üç beş batı devletinden yapılmaktadır. Onlardan mal almazsak biz aç ölmeyiz. Ama onlar aç kalır. Bu konu öyle bir ele alınmalı ki, soykırımdan, sözedeceklerin cümleleri yarım kalmalı. Batı şimdiye kadar gerek bölücü örgütü destekleri, gerek Ermeni ve Kıbrıs meselelerinde "git topu getir" misali hep bizi koşturmuştur. İnisiyatif hep karşı taraftadır. Türkiye''nin inisiyatifi ele alma zamanı gelmiştir ve bu gücü de vardır.

