Kaydet
a- | +A

Yeşil Kıbrıs, Yavru vatan, Türkün 122 yıllık Milli davasıdır. 307 sene Türkün idaresinde huzur ülkesi olan Kıbrıs, İngilizler''in 1878 senesindeki, Osmanlı Rus harbindeki yenilgimiz üzerine, Türklere yardım etmek bahanesi ile emaneten ve zorla, Kıbrıs''ı alması ile, bu güzel Adanın insanları huzura hasret kaldılar.

1974 Kıbrıs Barış harekatı ile, adanın bir bölümü, tekrar Türkler''in rahat yaşayacağı topraklar haline geldi. Barış harekatı bütün ülkeye barış getirmiştir. Tabii bu kolay olmadı.

1 Temmuz 1878''de, İstanbul''daki İngiliz elçisi Henry Layard, çeşitli dolaplar çevirerek, yeni harpten çıkmış yaralı aslanı tehdit ederek ve yalan vaadlerle Kıbrıs''ı geçici olarak İngilizlere mal etti.

Yapılan yazılı anlaşmaya göre, "Ruslar, Batum, Kars, Ardahan''ı boşaltınca, onlar da

Kıbrıs''ı iade edecekti. Eğer Ruslar yeni Anadolu topraklarını işgale yeltenirse, İngiliz Silahlı Kuvvetleri derhal Türkler''in yanında yer alacaktı."

Ruslar bu yerleri boşaltmadığı gibi, Doğu Bayezid, Erzurum, Erzincan ve Refahiye''ye kadar istila ettiklerinde, İngilizler bırakın yardım etmeyi, üstelik Rusların yanında yer aldılar.

İngilize de bu yakışırdı... İngiliz, Kıbrıs''ı diğer müstemlekeleri gibi ezerek yönetti. İngiliz idarecilerin dokunulmazlığı vardı. Diğer insanların ise dokunurluğu. En mahrem hallerine kadar müdahale ettiler.

Yeşil Kıbrıs Adasını çöle çevirdiler. Kendi beyzadelerinin sivri sineklerden rahatsız olmamaları için

bataklıkları kurutmak lazımdı. Bunu okaliptus ağaçları dikerek çözdüler. Bir okaliptus ağacı günde, kırk mandanın içtiği su kadar su kullanmaktadır. Şimdi Kıbrıs susuzluk çekmektedir. Kuruttular Yeşil Adayı!..

1950 senesinde Kıbrıs''ın başına geçen Makarios, İngiliz''i mumla aratır oldu. Türklere hayat hakkı tanımıyordu. Kıbrıs''ı Türklerden arındırmak için elli binden çok Türk gencini, teşviklerle

Avustralya''ya gönderdi. Gurbete gitmeye niyetlenen Türk''ün işini bir günde bitirip, uçak biletini eline veriyorlardı. Bir Rum gitmek istese işleri günlerce sürüncemede bırakılıyordu. Sonunda da gönderilmiyordu. 1973''e kadar zulüm devam etti. Rumlar villalarda,Türkler kerpiç evlerde. İşte Rum adaleti!

Rahmetli Adnan Menderes, binlerce Türk gencini,Türkiye''de okutarak, devletin imkanlarını seferber ederek, Kıbrıs''ı milli bir mesele haline getirdi.

Türk Mukavemet Teşkilatı yıllarca dağlarda yaşayarak destanlar yazdı. Rumların katliamlarına kahramanca göğüs gerdiler. Akıllarında ne mal ne para ne de makam mevki düşüncesi yoktu.

Bugünkü, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kolay kurulmadı. Düşmanlarımızın hiçbiri tanımadı.

Bir ülkede, Millet meclisi dokunulmazdır. İstiklalin timsalidir. Burayı her ne sebeple olursa olsun yetkisizlerin işgali, istiklali tanımamaktır.

Zaten dünyadaki müstevliler tanımazken, üç kuruş için bu taze fidanı biz kırmamalı idik.

Meclisi işgal edenlerin bir çoğu, gençliklerinde, Türk Mukavemet Teşkilatının, direniş noktalarındaki babalarına yemek taşıdılar. Hatta onların nöbetlerini değiştirdiler. Ledrapalas''ta nöbet tutanlar iki adım ötedeki meclisi nasıl işgal ederler. Edenlere, neden dur demezler.

O zamanlar para kimin aklında idi.

Türk Silahlı Kuvvetleri 1974 barış harekatı ile Kıbrıs Türküne tam destek verdi. Ve halen artarak devam ediyor. Türk generali, düşmanın yıkıcı oyunlarını bozmuştur. Ortak Pazar Türk toplumuna Kıbrıs''ta bir tuzaktır.

Kıbrıs için hayati görüşmelerin devam ettiği bir zamanda, böyle çok başlılık ve seslilik sayılabilecek görüntüler, görüşmecilerimizin gücünü azaltır, tezimizi zayıflatır. Kol kırılır yen içinde kalır. Binlerce şehidin kanı ile alınmış İstiklal, üç kuruş için feda edilemez.

Eğer maddi çıkarı öne alırsak, zalimlere fırsat veririz. Onların ise bize ne yapacakları, eski yaptıklarından bellidir.

Bence bu işgalci ekip çıkıp bir miting tertipleyip, "aramıza giren Rum ajanları bizi bu suça itti. Yaptıklarımızdan pişmanız" demelidir.

Yüz yirmi iki yıldır Türk''e huzuru çok görenler, bundan sonra dost olamazlar.

Türke tuzak kuruluyor. TMT''ciler, toplumu toplamak size düşüyor. Yeniden görev başına!

Eeee, Mücahidlik kolay değil mezara kadar göreve devam...