Kaydet
a- | +A

Ağustos ayının sonlarında; Topkapı Sarayı el minyatürleri bölümünden Mahmud Gaznevi zamanına ait, bir el yazması Kur''an-ı Kerim çalındı. Birçok basın ve yayın organında dillenen olaya; bazıları hayali polisiye senaryolar uydurdular. Bu hususta Bakanlığın makul açıklamalar yapmasını bekledim. Duyamadım. Bazı ciddiyetsiz gazetelerin suçladığı bekçi, yurt dışından geldiği gün sorgusunu müteakip serbest bırakıldı. Ama olanlar Topkapı Sarayı personeline oldu... Topkapı''da en üst düzeyde görevlilerden tutun hemen hepsi, kamuoyunun suçlu nazarları altında ezilmekteler. Oturdukları semtlerdeki komşuları, onları gördükleri zaman hemen bu olayı soruyorlar. Hatta evlerindeki küçük çocukları bile, "Baba bu hırsızlık neden oldu" diye soruyorlar. Sokaktaki vatandaş, Topkapı Sarayı''nda çalışan birini görünce hemen bu olayı soruyor. Personel ağır manevi baskı altındadır. İyi niyetlerle sadece geçmiş olsun demeye gittiğim müzede, gazeteci olmam hasebiyle müdür beni kabul etmeyip yok dedirtti. Yazık ama çok yazık. Bu hırsızlık olayı olmadan da üç senedir Topkapı hakkında yazılar yazmaktayım. Kültür Bakanı Sayın İstemihan Talay bizzat özel kalem antetli kağıtlarla, konularla ilgili bilgilendirme faksları lutfetmişlerdir. Yazılarımda Kültür Bakanı''nın çalışmalarını birçok defa takdirle yazdım. 4 Şubat 1999 tarihli yazımda belirttiğim hususların hemen düzeltileceğini; bir hafta içinde bana bildirdikleri halde ve aradan 8 ay gibi uzun bir zaman geçmesine rağmen bir arpa boyu yol alınamadığını esefle gördüm. Temiz iş altı ayda biter dedik ama sekiz ayda da bitmedi. Anlatırlar; evvel zamanda birisi evlendiği günün ertesinde, bir marangoza gidip doğacak çocuğuna beşik ısmarlamış. Zamanla çocuk doğmuş ama beşik bitmemiş, çocuk büyümüş okula gidip askerliğini de bitirmiş, beşiği ısmarlayan babası, bu çocuğu evlendirince, marangoza gelip "Yahu bizim çocuğa yetişmedi bari torunuma yetiştir. Bitsin artık şu beşik" deyince, marangoz Mehmet Efendi "Arkadaş ben aceleye gelemem, işin acele ise al kaporanı başka yere yaptırırsın" deyivermiş. Herhalde Bakanlığın yeni düzenlemeleri de böyle olacak: 1-Kısa bir zamanda Bab-ı Humayun yani birinci kapıdan motorlu vasıta geçirilmeyecekti. Kapının yan mermerleri iyice aşındı. Otobüs geçerken, ziyaretçi turistlerin yanlara kaçışıp düştükleri durumu bir gören yok mu? 2-Fatih zamanından kalma ikinci avludaki meydan çeşmesine bir bilgi levhası konsa günah mı olur? Bizansa ait olduğu kanıtlanmamış Bizans sarnıcına levha konup, bu ilgi Türk eserlerinden neden esirgeniyor? 3-III. Ahmet Kütüphanesi ve arz odası benim hatırladığım dört yıldır ziyaretçiye kapalıdır. Neden açılmaz? 4-Bağdat Köşkü, Revan Köşkü, İftariye ve Sünnet Köşklerinin bulunduğu fıskiyeli havuzun bulunduğu bölüm bir yıldır ziyarete kapalı. Bir temizlik firmasının kırk kadar elemanı onarım yapıyorlarMIŞ? Bu onarımlar, kimyevi maddelerle yapılıp orijinalliğine zarar veriyorlar. Bu bölümdeki yapılar çok önemlidir. Bunu ve diğer yerleri sponsor bahanesi ile birilerine ihale edemeyiz. Sponsor masrafını karşılar, ancak yapı sorumluluğu müze idaresindedir. Sponsorun bu işi ticari emellerine alet ettiği ambalajlarında apaçıktır. 5-Şimdi de orası daha bitirilmeden mukaddes emanetlere başlandı. Oradaki orijinal taşlar, boya benzeri maddelerle kapatılmaktadır. Sancak-ı şerifin dikildiği, Bab-üs-saade önündeki mermer oyuk iptal edilmiştir. Yazıklar olsun. Anıtlar Yüksek Kurulu ne yapıyor? Birinci derecede tarihi eser külliyesi olan Topkapı''ya amele pazarından getirtilen ustalarla onarım yapılamaz.

Eğer bu iş için ihbar lazım ise, lütfen duruma ilgililer el koysun. Bugün sıradan bir mahalle marketinde bile güvenlik kamerası varken, büyük şehirlerin bütün ana caddeleri kameralarla izlenirken, Topkapı gibi dünyanın bir tanesinde; neden güvenlik kamerası A''dan Z''ye kurulmaz. Diyeceksiniz ki ödenek, deprem vesair... Peki daha dün, birkaç film yapımcı firmasına ikiyüz milyarlık desteği nereden bulup yapıyorsunuz? Maalesef Topkapı bir kangrene dönüşmek üzeredir. İdarenin eli kolu bağlıdır. Devlet resepsiyonlara trilyonlar harcarken, Topkapı''ya gelince ödenek yok, sponsor bulalım demek yanlıştır. Derhal bütün inşa ekipleri burdan çekilmelidir. Zira bu çalışmalar Sarayın güvenliğini maddi manevi ciddi şekilde zedeliyor. Her gün kamyonetlerle moloz atılması da akla çeşitli şüpheler getiriyor. Topkapı için yüz sayfa yazacak durumdayım, ama bu sütunlar müsait değil. Şu anda Topkapı''yı ziyarete gelenler için birçok yer kapalıdır. Sadece bahçeleri dolaşıp çıkıyorlar. Buna kimler el atacak? Acilen Topkapı sempozyumu düzenleyip, her türlü çıkar ve siyasi endişeden uzak olarak oturup otoriteleri konuşturalım. Bu bozuk gidişe dur diyelim. Sayın Bakanım; sizin çalışmalarınızı bundan böyle savunmam kaabil olamayacak. Bugün milletlerin önemli dayanağı kültürleridir. Türk''ün kültürünün korunması da sizin omuzlarınıza yüklenmiştir. Bu konuda, daha çarpıcı açıklamaları haftaya kaleme alacağım yazıda yapacağım.