Yılbaşına bir hafta kala, bazı gazeteler Fener Patriği''nin resim ve sözlerini manşetlerine çekerek, Kültür Bakanı Sayın İstemihan Talay''a veryansın ettiler.
Bunları okuyanlar da zannederler ki, Batı Trakya''daki camilerimiz kundaklandı, Emin Aga''ya tekrar hapis cezası verildi!.. Hayır bunlar, Batı Trakyalı kardeşlerimiz için sütun ayıramazlar. Bu olaylara birkaç yönden bakmak lazım: Birincisi, şu andaki hükümetin en faal bakanlarından birisini hedef almışlardır. Eksileri artıları hesaplanırsa, bakanın artıları fazladır. Bu, genel siyasetle alakalıdır. Her fırsatta sayın Talay''ın önünü kesme veya başka birilerine siyasi gelecek sağlama çalışmalarıdır. Sayın Başbakan''ın sağlık dedikodularını, siyaseti bırakma şayialarını da aynı mihraklar ortaya atmaktadır. Kültür Bakanı olalı beri Sayın Talay, kendinden önceki birçok Kültür Bakanı''nın yapamadıklarını, gerek yayın gerekse etkinlik olarak milletimize kazandırmıştır.
Yetişen insan sıkıntısı çekilen bu zamanda, iş yapan insanların kıyımı düşmanlarımıza yarar. Hataları yok mu? Var elbette. Son üç senedir, bu sütunlarda yapıcı tenkidlerimi defalarca yazmıştım. İyiyi doğruyu bulmak için buna mecburuz. Topkapı sarayının Babı Hümayun denilen kapısından halen dev otobüsler girip çıkar. Bakan Bey söz verdiği halde burada bay bürokrasiye söz geçirilemedi. Yedikule Müzesi bize Fatih''in yadigarıdır. İç mekanları harabe durumdadır. Fatih''in hatırası caminin minaresinin dibi, yarıdan fazla yıkılmıştır. İlgileneni yok. Ama kahpe Bizans TV çekiminin yapıldığında, suntadan imal edilip altın kapı dışına takılan Bizans kartalı hâlâ takıldığı yerde duruyor. Böyle bahanelerle İstanbul Bizanslaştırılamaz. Rumeli Hisarı 2000 yılında da, korkarım, yine starlara konser için tahsis edilecek. Kırk defa yazdım, hangi kültüre ait olursa olsun bir tarihi yapı, yapılış maksadının dışında kesinlikle kullanılmamalı. Yasalarla bu temin edilmelidir. Bu hizmeti de bakanımızdan bekliyoruz. Rumeli Hisarı''ndan Fatih''in hatırası olan Fetih Camii, her nasılsa yıkılmıştır. Minaresi ayaktadır. Caminin mihrap yerine starların ve çalgıcıların sahneleri kurulmaktadır. Buradan gelecek üç kuruşa, güzel hatıraları feda etmeyelim. Gelelim asıl meseleye; Aya İrini''de milenyum kokteyli... Bakanlık cephesinde inanıyorum ki bazı menfaat grupları bu işi kılıflayarak bakanın gözünden kaçırdılar. Bunun gibi olaylar zaten Müsteşar değişikliğini de beraberinde getirdi. Bürokrasi kurtları bulanık havaları pek severler. Aya İrini, İstanbul''un fethinden sonra, Topkapı sarayının içinde olduğu halde ve camiye çevrilmesi bir söze bakarken; camiye çevrilmedi. Kilise olarak da kullanılmadı. Askeri müze, ikinci dünya harbinin başlamasına kadar burada kaldı. Daha sonra emniyet mülahazasıyla Niğde''ye taşındı. Oradan da Maçka''ya geldi. Aya İrini, askeri müzeden boşaldıktan sonra, arayan soranı da olmadı. 1975''li yıllarla birlikte kültürümüze bir İstanbul Festivali girdi. Her sene bir ay kadar devam eden bu müzikli toplantıların, birkaç tanesi de, Aya İrini''de düzenlendi. Halen de yapılıyor. Aya İrini bodrumları, atılmış eski zırhlarla doludur. Bakanı yok edeni yok. Hippi akımı sırasında, İstanbul''a akan bu kılıksızların pislik yatağı olmuştu Aya İrini. Uygunsuz Türk filmlerinin çekimi yapılmıştı. Yazmaya elim varmıyor. Yıllardır bu mekan yanlış olarak, konser mekanı yapıldı. Fener''deki Patrik, buna bugüne kadar hiç ses çıkarmazken, ne değişti de bugün, Bakan''a mektup yazıp, Hayırlı Ramazanlar diliyor. Bundan birkaç ay önce, Sayın Bakan''ın da bulunduğu bir toplantıda, Sayın Talay''ın gözüne baka baka; "Osmanlı''da hoşgörü vardı. Cumhuriyet hükümetlerinde bunu göremiyoruz" diyen patriği, ben cumhuriyete karşı görüyorum. Ulu Önder Atatürk''ün kurduğu cumhuriyete söz söyleyenin, aklı başında değildir. Onu birileri tedavi etmelidir. Patrik hangi resmi sıfatı ile, bir cumhuriyet bakanına mektup yazıyor. Patrik, Lozan anlaşmasına göre resmi sıfatı olmayan bir TC vatandaşıdır. Devlet ruhban okulunu açmaya kalkar, patrik bana bağlı olacak şartını koyar. Türkiye üniter bir devlettir. Bütün eğitim kurumları, Milli Eğitim Bakanlığı''na bağlıdır. Tabii Clinton gelip onun elini öperse, Yunan Başbakanı kendini takdis ettirse; Çelebi''nin ayağı yer tutmaya başlar. Devlete de karışır, millete de. Buna haddini derhal bildirmeli ve bu, kamuoyuna açıklanmalıdır.. Efendim Avrupa Birliği, falan filan. Bu millet beş bin yıllık tarihinde maddi manevi esaret boyunduruğunu boynuna taktırmamıştır. En yakın misali, Kurtuluş savaşı öncesinde Amerikan mandası taraftarı gafilleri, Atatürk hain ilan etmiştir. Evet milletlerarası münasebetler, ama şerefiyle, şanıyla olmalıdır. Üzülerek yazıyorum ki, Rumeli Hisarı ve Yedikule için, Fenerli Patrik mi araya girmeli? Sayın bakanım kol kırılır yen içinde. Milletimizin haklarını sizler korursunuz, korumalısınız, buna canı gönülden inanıyorum.

