Yarın akşam, hasretle beklenen milenyumun ilk dakikalarını yaşarken, dünyada neler olacak bilmem. Tahmin et derseniz, Avrupa bilhassa Amerika''da, kıyameti bekleyen çılgınların, akıl almaz cinayetleri diyebilirim. Noeli iki şekilde tahlil etmek lazım. Birisi Türkiye''de, diğeri de Hıristiyan aleminde.
Hıristiyan aleminin pek sıkı sarıldığı Noel, aslında dini kökü olmayan sadece ticarete dayalı ve 1851''lerde ABD''de, ticareti canlandırmak için uydurulan, açıkgözler oyunudur. İkibin yıllık olduğu söylenen Hıristiyan alemi 1850''den önce Noel''i nasıl kutlardı, belki Papa bile bilmiyor. 24 Aralık 1999 günü, Saint Pierre kilisesindeki büyük tapınmayı idare eden Papa Jean Paul, kilisenin kan kaybettiğini, dindarların kiliseye sahip çıkmasını, birinci binde Avrupa''yı Hıristiyanlaştırdıklarını, ikinci binde Amerika ve Afrika''yı Hıristiyanlaştırdıklarını, üçüncü bin yılda ise hedef olarak Asya''yı seçtiklerini, bütün dünyanın gözüne baka baka söyledi. Bu adam Eylül 2000''de Saint Pierre meydanında evliya ilan edilecekmiş. Şimdi anlaşıldı mı efendim, ikibin yılında Papa''nın Türkiye''yi ziyaret ve Efes''te ayin idare edebilme arzularının asıl sebebi? Şimdi fark edildi mi ki, dinler arası barış türkülerinin asıl sebebi? Asya''daki Türk cumhuriyetlerinde cirit atan misyonerlerin ve engizisyoncu Cizvit papazlarının, ne görevle orada oldukları? Bugünkü papa 1940''larda on yıl Türkiye''de Vatikan görevlisi olarak bulunmuş! Papa seçileli beri, o yaşına rağmen birçok yeri dolaşan bu kişiye, Avrupa hiç itibar etmedi. Bir tek Polonya kabul gösterdi. O da hemşehrilik hatırına. Afrika''da birkaç gün önceden hazırlanmış kalabalıklardan başka kimseyi bulamadı. Papanın son beyanatı, Haçlı zihniyetinin hiç değişmediğinin itirafıdır. Bu gün Avrupa''nın birçok yerinde, Hıristiyanlar, "keşke Papazlar evlenseler de böyle kaçamak ahlaksızlıklarından kurtulsak" diyorlar. Öz kız kardeşinden çocuk sahibi olan papaları, kadınken kendini erkek gibi gösterip yıllarca papalık yapanları siz unuttursanız da tarih unutmamıştır. Papamişka törenlerini bilen bilir. Kralları huzuruna yalın ayak, diz boyu karda yürüterek af dileten Papalar insanlığa hangi huzuru vaad ediyor da, dünyada üçüncü bine Hıristiyan ipoteği koymaya kalkıyor. Türkün diğer dinlere nasıl davrandığının örneklerini, açın Selçuklu tarihini, açın Osmanlıyı, bol bol görürsünüz. Hıristiyanların, diğer dinlere nasıl davrandığını, hatta kendi dindaşlarına ne zulümler reva gördüğünü bilmek için; sadece Latinlerin Bizans''ı istilasını okumak yeterlidir. Ayasofya''dan çaldıkları altın, gümüş eşyayı taşıtmak için kilise içine atlarını sokan Latin askerleri, bu ağır yükü taşıyamayan atlarını kılıçları ile öldürmüşlerdir. Fatih ise aynı mekana "ne olursa olsun burası bir ibadethanedir" diyerek atından inip yaya olarak girmiştir. Papanın bu gayretleri kilisenin ve kendilerinin ekonomik meselelerini halletmek içindir. Günah çıkarma merasimlerinde para almaları da bundandır. Hıristiyan aleminin bile ayrı günlerde kutladığı hatta, Ermenilerin Noeli reddettiği bir zamanda Türkiye''deki Noel gayretleri bizi şaşırtıyor... Bizdeki hazırlıklar Noel için değil, adı Noel konan yılbaşı kutlamaları içindir.
İki büyük zelzelede, sayısını bilemediğimiz binlerce insanımız hayatını kaybetti, yüzbine yakın yaralı ve sakat verdik. İki yüzbine yakın konut yıkıldı, hasar gördü. Milli bir felaket yaşadık. Resmi törenlerimizi iptal ettik. Şimdi eğer yılbaşı bahanesi ile, bu acılı insanların gözüne baka baka şampanya patlatırsak, lüks salonlarda sabahlara kadar sarmaş dolaş eğlenirsek, millete hesabını zor veririz. Ben yılbaşı günü evimde olacağım. İmkanım olsa ikibin yılını, bir depremzede çadırında iftar ederek, birisinde sahura kadar yatarak ve yine başka birinde sahur ziyareti ile karşılardım. Mesleğim icabı ömrümün 7 sene kadarı fiilen çadırda geçti. Kış ve yaz çadır ne demektir bilirim. Bu sene Uludağ''daki pistler boş kalsın, Uludağ adı gibi uludur ve bize gitmediğimiz için kızmaz. O zaten karlı zirvesi ile, ta İzmit''lere kadar bütün deprem bölgesini içi kan ağlayarak seyrediyor. Eğer illa yılbaşında kar manzaraları için Uludağ''a çıkacaksanız, bari sırtınızı deprem bölgesine dönerek oturun ki vicdanınız, biraz yalan da olsa teselli bulsun. Yeni gireceğimiz ikibin yılının ve ondan sonra göreceğimiz yılların, bütün milletimize ve dünya insanlığına hayırlı olmasını dileyerek, okuyucularımın ve milletimin yeni yıllarını kutluyorum.

