Osmanlı devleti 1299''da Bilecik Söğüt''te kurulduktan sonra, topraklarını genişletmeye başladı. Aslında Türkler emperyalist emeller taşımıyordu. Ancak Bizans devleti, bu mütevazı beyliği, kendi için tehlike gördü. Ve her saldırışında Bizans yenildi. Topraklarımıza toprak katmamıza sebep oldular.
Bizans''ın saldırgan tutumu olmasa idi, Fatih Sultan Mehmet İstanbul''a saldırmayacaktı. Hatta haçlı seferleri düzenlenmese idi, Türkler Anadolu''ya akmayacaktı. Fakat takdiri ilahi böyle imiş. Papalar haçlı seferi tertipledikçe, Türkler''e toprak ikram ettiler. Atlas Okyanusu''ndan atlarımızı sulamamıza sebep oldular.
Yavuz Sultan Selim Han, Şah İsmail''in zararlı saldırılarına karşılık, Çaldıran zaferini kazandı. Yine aynı hükümdar, Mısır Kölemenlerinin Türklük aleyhine çalışmaları üzerine, Mercidabık ve Ridaniye zaferlerini kazandı.
Bütün Ortadoğu''ya hakim olan Türkler, 53 sene, Kıbrıs korsanlarının, Anadolu insanına zarar vermelerine sabrettiler Sonunda 1570''te Kıbrıs seferini düzenleyip Venedikli korsanlardan bu güzel adayı aldılar.
Bu tarihten itibaren 308 sene, Kıbrıs bir huzur adası ve Ortadoğu''da sulhun kilidi oldu.
İngilizler, 1878''de, Doksanüç harbinden yenik çıkan Osmanlı Devletinin müşkül durumundan istifadeye kalktılar. İstanbul elçileri Layard, Saray''daki mevki sahibi görevlileri para ile elde etti. Yapılan gizli görüşmelerde İngilizler, Kıbrıs''ı geçici bir süre için istedi. "Ruslar Doğu Anadolu''ya saldırırsa, İngilizler Kıbrıs''a yerleştirecekleri askerlerle, hemen yardıma koşacaklardı." Topladıkları vergiyi de bize vereceklerdi.
Hatta toplanması düşünülen Berlin Konferansı''nda, Türk tezini, bütün Avrupa''ya karşı savunacaklardı. Bunu resmen söz veren İngilizler, maalesef hiçbirini tutmadılar. Hepsi yalan oldu... Hatta Berlin Konferansı''nda Türkler aleyhine çalıştılar.
Birinci Dünya Harbi''ni bahane ederek, kurdun kuzuyu yemesi gibi bu güzel adamızı sahiplendiler.
Yani İngilizler''in bize borcudur bu Kıbrıs adası.
Türkiye, Rum katliamlarından bunalan kardeşlerimize yardım etmek istiyordu. Otuz sene sabırla bekledik. EOKA çeteleri Yunanistan''a ilhakı açıktan seslendirmeye başlayıp; bu maksatla ihtilal yapınca, Türkiye milletlerarası anlaşmalardan doğan müdahale hakkını kullanarak Barış Harekatını başlattı.
Bir aydan az bir zamanda, Kıbrıs''a huzur ve barış geldi. Türk Silahlı Kuvvetleri, Cihanşümul devletin torunları olarak; hiç kimseye zulüm ve eziyet yapmadılar.
1974''ten 1999''a kadar 25 senedir Kıbrıs''taki iki devlet de huzur içindedir. Bu, Türkler sayesinde mümkün olmuştur.
1948 ve hatta 1915''ten beri çalkalanan Ortadoğu''da, Filistinliler ile İsrail devleti arasında barış imzalandı. Dileriz bu barış uzun süreli olsun.
Benim görüşüm odur ki; Kıbrıs adası tam bir çözüme kavuşmazsa, bu imzalar boşuna atılmış olur. Kıbrıs meselesi, Ortadoğu barışını tamamlayıcı bir unsurdur. Ve Ada barışçı bir toplumun elinde olmalıdır. Bunun tek yolu esas sahipleri olan Türkler''e, tamamını terketmekten geçer.
Son günlerde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Batılılarca belli bir anlaşmaya zorlanmaktadır. Sayın Denktaş çok tecrübeli bir devlet adamıdır. Bu makama paraşütle inmedi. Ömrünün son kırk yılını, Kıbrıs hürriyetine, barışına harcadı. Batının bütün ayak oyunlarını çok iyi tanır.
Son günlerde ABD''de yayınlanan Washington Times gazetesi, bütün dünya devletlerine KKTC''nin tanınmasını tavsiye etmektedir.
Avrupa''nın Papa güdümündeki devletleri, külahlarını önlerine koyarak düşünmelidir. Bugüne kadar binlerce insanın kanının akmasına sebep olan Kıbrıs meselesenin tek çözüm yolu, KKTC''nin tanınmasından geçer.
Son deprem felaketinden sonra, Türk-Yunan yakınlaşması, bölge barışı açısından ümit vericidir. Bu faydalı diyalogda TGRT''nin gayretleri takdire şayandır.
Bundan sonrasını her iki tarafın devlet büyükleri halledecektir. Kıbrıs''ı, Doğu Akdeniz''i dinleme ve gözetleme istasyonu gibi kullanan İngilizler için; Cebelitarık''taki maymunlar artık öldüler. 12-19 yaş grubundaki İngiliz gençlerinin % 55''i uyuşturucu müptelasıdır. Bu oran hızla artmaktadır. Çeşitli ahlaki sapkınlıklarını burada dile getirmeye terbiyem müsaade etmiyor. Bari bırakın bu masum Kıbrıs Türkler''i kendi hayatlarını yaşasınlar.
İkibin yılından itibaren Türkiye Ortadoğu huzurunun anahtarıdır. Bunu ne Papa''nın ne de İngiliz''in siyasetleri engelleyemeyecektir.

