Günlerce süren pazarlıklardan sonra Papa seçilebilen 2''nci Jean Paul, son senelerde sık sık dış seyahatlerle itibar arıyor. Bu gezilerinde, Polonya hariç hiçbir Avrupa ülkesi Papa''ya hüsnü kabul ve hürmet göstermedi. Papa, kaybettiği itibarına koşuyor.
ABD''ye yolculuğunda ise birkaç salon toplantısının ötesinde bir etkinlik yaşanmadı.
Afrika kıtasındaki yoksul insan toplulukları, sömürgecilerin işine gelecek şekilde, gösterişli karşılamalara ikna edildiler. Zavallı siyah Afrika insanı ikiyüz yıldır bu sömürgecilerden neler çekmedi ki... Hatta bir siyahi idareci şunu haykırıyor: "Buraya Avrupalılar gelmeden önce, bizim elmaslarımız vardı. Sömürgeciler ellerinde İncil''lerle geldiler. Bir müddet sonra bizim elimize İncil''i tutuşturdular ve elmaslarımız onların eline uçuverdi." Görüldüğü gibi sömürgeciler, Afrika''ya tam bir Ali Cengiz oyunu oynadılar. Şimdi de, ahlaklarını bozdukları bu temiz insanların, AIDS felaketinden ölmelerini zevkle seyrediyorlar. Peki Papa nerede? O mu? Elini öptürüp itibarını yükseltmeye bakıyor!
Papa, İsrail ziyaretinde, Cumartesi gününü seçti. Halbuki Yahudiler için cumartesi yapılan böyle bir ziyaret, harp ilanı sebebi sayılabilir. Ama onlar da, 1895''te yuvalarını dağıttıkları Filistin mazlumlarının beddualarından olsa gerek, birkaç parçaya bölündüler.
Şimdi de Papa Türkiye''ye gelme bahaneleri aramaya başladı. Türkiye''den gelen kim olursa olsun hemen kabul ediyor. Son misafiri de TÜSİAD Başkanı idi. Türkler''e elini öptürmekten pek hoşlanıyor! Cem Sultan''a öptüremediği elini, torunlarına öptürüyor.
İspanya''nın Fatima şehrindeki üç çoban çocuğa, güya Hazret-i Meryem 1917''de, üç sır vermiş. Sırlardan birincisi dünya harbinin biteceği, yani bir yıl sonrası olayı. Sanki yeryüzünde bitmeyen harp varmış gibi.
İkincisi komünizmin kurulup yıkılacağı. Üçüncüsü ise pek önemli. Zira mevcut Papa ile ilgili. Halbuki 1917''den beri nice Papalar geldi ve geçti. Bu sır da şimdiki Papa tarafından açıklanıyor. Neymiş? Papa cenaplarına suikast yapılacakmış! Beyaz elbiseli adam yere düşecekmiş. Bu suikasti yapan bir Türk, yani Mehmed Ali Ağca.
Milliyet Gazetesi''nden Sayın Doğan Heper, 17 Mayıs 2000''deki makalesinde; Mehmet Ali Ağca''nın Papa''yı vurmadan iki sene evvel, gazetelerine telefon ederek; imzasız bir mektup gönderip, Papa''yı vuracağını yazdığını anlatıyor.
Sayın Heper, bu haberi gazetelerinde o gün kullandıklarını, Papalığın bundan haberdar olduğunu ama, suikast günü Vatikan''ın hiçbir tedbir almadığını da belirtmiş.
Burdan açıkça anlaşılıyor ki; Papa suikasti düzmecedir. Sonra da sen kalk bunu 19 sene sonra kendine yont! Böyle sahte keramet gösterilerine ise hiçbir Katolik kanmayacaktır. Ama zorla kesilen Kilise paralarına da bir şey yapamıyorlar.
Papa, çoban çocuklardan ikisini de Aziz ilan ediyor. Hıristiyanlıktaki Ruhban sınıfı bu hataya hep düşmüştür. Aforoz ederler, istediklerinin günahlarını affederler. İstediklerini harbe gönderirler.
İki sene önce Papalık muhafız birliği komutanı İsviçreli yarbay ve karısını, karışık bir ilişkiden dolayı, yine aynı birliğin onbaşısı silahla öldürdü. Çobanlar bu sırrı herhalde unutmuşlar. Zavallı Avrupa insanı, 250 sene Papalar''ın teşviki ile gittikleri Haçlı seferlerinde milyonlarca evlâdını kaybetti. Türkler Avrupa''da siyasi ağırlığını koyunca, artık Papa''ya olan güven bitti de, Avrupalılar''ın nüfusu artmaya başladı!...
Papa yakında Ağca''yı Hıristiyan olması şartıyla bağışlayacaktır. Şimdi pazarlık yapıyor.
Bugün Avrupa katoliklerinin yüzde beşi Kilisiye gidiyor. Yüzde doksan beşi ise yaradanına ibadeti düşünmüyor. Bunun sebebi siyaset yapıp, Tanrı adına konuşan Papalardır. İnsanları soğuttular.
Papa, Meryem ana açıklaması ile kendinde olağanüstülük ispatına çalışıyor. Külliyen hilafı hakikattir. Bu yalanlara hiçbir Müslüman''ın kanmayacağına inanıyorum.
Papa''nın Türkiye''ye yapacağı ziyaret, milli bütünlüğümüze zarar verir. Kesinlikle gelmemelidir.

